Kaydet
a- | +A

Büyük gürültüler sonrası Meclis''ten geçen Yeni Futbol Yasası''nın Merkez Hakem Kurulu ile ilgili bölümleri, camiayı ikiye bölmüş durumda.

Kimileri yasaya karşı çıkarken, diğer kesim olaylardan son derece memnun! Yeni Yasa''da yer alan "MHK atama ile göreve gelecek", maddesiyle "9 kişilik kurula, dışardan 2 üye alınabilir" ifadesi, büyük çoğunluğun canını sıkıyor!

"Atama" kelimesine baştan beri karşı çıkan camianın "duayenleri" önümüzdeki dönemde büyük bir "kaos" yaşanacağından korkuyor. Zira, MHK''nın başarılı olabilmesi için "istikrarın" şart olduğunu savunan bu kişiler, seçimle gelmenin verdiği güvencenin kaybolacağını ve "keyfi" uygulamalarla görevden alınmaların başlayacağına dikkat çekerken, "Bu Türk futbolu adına son derece sakıncalı olacak" yorumu getiriyor. Göreve gelenlerin "koltuğu" sağlama almak için sadece "günü kurtarma" adına uygulamalara gireceği, dolayısıyla Türk hakemliğinin bugünlere oranla "gerileyeceği" öne sürülürken, hem komitenin hem de hakemlerin "eyyama" sürükleneceğinden çekiniyorlar! Bir başka merak edilen konu ise; 9 kişilik MHK''ya "dışardan" alınacak 2 üyenin kimliği! Bu kişilerin büyük ihtimalle "Kulüpler Birliği" tarafından belirleneceği düşünülürken, hangi kulüpten olacağı, hakem işlerine ne derecede karışacağı, kendi kulübünün mü yoksa tüm kulüplerin mi menfaatlerini kollayacağı, bu kişilerin önünde kocaman bir soru işareti olarak duruyor! Kulüpler Birliği''nin böyle 2 isim üzerinde nasıl anlaşacağını merak eden hakemler, doğacak kargaşanın hesaplarını şimdiden yapıyor. Böyle bir Merkez Hakem Kurulu''nun "başarılı" olacağı ise; pek kabul görmüyor! Çoğunluk; Yeni Yasa''nın "sakat" doğduğunda birleşirken, olumlu bulanlar da olaya başka pencereden bakıyor!

Hakemlerin, Federasyon Genel Kurulları''nda "malzeme" olmaktan kurtarıldığını, geçmiş 20 yılın getirdiği tecrübelerin bu yasayı doğurduğunu ifade eden bu kişiler, "Eğer, hakem hatalarından federasyon başkanları dahi koltuk kaybediyorsa; bu hakkın kendilerine tanınması gayet doğal" yorumu yapıyorlar. İşin özetine gelince; camianın "iktidar" kanadı kanunu benimsemezken, "muhalefet" kendilerine şans doğuracak bu gelişmeye "olumlu" bakıyor! Hatta hakem müessesesinin daha "saygın" bir konuma geleceğini ve seçim kulislerinde "malzeme" olmayacaklarını iddia ediyorlar. Her iki görüşün de doğru tarafları olduğu bir gerçek! Sonuçta kimin haklı çıkacağını ise zaman gösterecek! Bekleyip göreceğiz...

Düşüncesi bile güzel! Yıllarca "boğaz" tokluğuna "hobi" olarak hakem müessesine hizmet verenler, son dönemlerde daha profesyonel bir düşünce içine girdiler!

Bilhassa Haluk Ulusoy Federasyonu tarafından şartları oldukça "iyileştirilen" ve maç başına eskiye oranla çok üst seviyelerde para almaya başlayan hakemler, artık bu işe "zevk" için soyunmuyor. Ayda iki maçta düdük çalan bir 1. Lig hakemi, çalıştığı kurumdan aldığı paranın daha fazlasını hakemlikten kazanıyor.

"Para" itici bir güç olurken, "rekabet" sınırlarını genişletti! Maça çıkmak; kariyerin yanı sıra ciddi anlamda maddi kazanç da sağlıyor. Her ne kadar henüz Avrupa standartlarına ulaşamasak da, hakemler; Türkiye şartlarına göre iyi kazanmaya başladı. Yeni Yasa''ya göre, Futbol Federasyonu da bütçesinin bir bölümünü hakemlere ayırmak zorunda. Buradan gelecek para, malzeme alamayan gençlere yardımdan, kurulacak bir fon sayesinde zor duruma düşen eski hakemlere kucak açmaya kadar bir çok alanda kullanılabilecek. Bu konuda bizim de bir tavsiyemiz olacak! Mesela, gelecek paranın "küçük" bir bölümüyle, hakemlerin ödüllendirilmesi düşünülemez mi?

Bir sezon boyunca yağmur, çamur demeden atandığı her maça aksatmadan giden amatör hakemlerle, her klasmanda yıl sonunda yapılacak objektif bir değerlendirme sonrası "en başarılı" seçilecek kişilere, belirli bir oranda "maddi" katkı sağlanabilir. Böyle bir uygulama; bu iş için ter akıtanlara hem maddi hem de manevi bir haz vermez mi? Ayrıca, rekabet artar, başarı da fazlasıyla gelir. Son yıllarda fazla itibar görmeyen "hakemlik" de yeni bir dinamizm kazanır! Belki de bu mesleğe olan "ilgisizlikten" yana şikâyetleriniz de azalır! Ne dersiniz?

KISA... KISA...KISA... * MHK, "ateş" hattından kurtulmaya çalışan takımlardan A.Gücü ile İstanbulspor arasında oynanacak karşılaşmaya, sezonun formda isimlerinden Kadir Tozlu''yu atadı. Geçtiğimiz hafta Play-off''ta İzmirspor-Y.Yozgat maçında düdük çalan Kadir hoca, bu karşılaşmada gösterdiği performansla "ödülü" kapmakta gecikmedi! * Çok iyi derecede Almanca bilmesine rağmen, İngilizce''si "zayıf" bulunduğu için FIFA''nın "kafa" maçlarda görev vermediği Bülent Uzun, şimdilerde harıl harıl İngilizce öğreniyor. Malta''daki FIFA Semineri''nde mutlaka İngilizce öğrenmesi gerektiğini gören Bülent hoca, hakemliğe verdiği 16 yıllık emeğin boşa gitmemesi için günde 6 saat İngilizce dersi alıyormuş. * Tam 20 haftalık bir "cezadan" sonra Kocaeli-Adanaspor maçında düdük çalan İlhami Kaplan, haftanın en iyi yönetimlerinden birini gösterdi. Maç, her ne kadar "rahatlamış" iki takım arasında olsa da; MHK''ya karşı verdiği "sınavı" geçen İlhami hoca, "harcanmaması" gereken bir isim olduğunu bir kez daha kanıtladı.

* Hilmi Ok ve arkadaşları pek "sıcak" bakmadıkları hakemlerden Namık Kemal Demiroğlu''nu sezon biterken hatırladı! 31 haftası geride kalan lig maratonunda sadece 2 maçta görev verdikleri Vanlı hakemi Beşiktaş''ın İzmir''de oynayacağı Göztepe maçına gönderen komite, bir anlamda "gönül" almaya çalışıyor!