Kaydet
a- | +A

Avrupa''da destan yazan Fatih''in aslanları, sadece G.Saray''ın değil Türkiye''nin ismini dünyaya duyurdu.

85 ülkenin naklen yayınladığı, milyarlarca insanın tribünlerde dalgalanan Türk bayraklarını izlediği UEFA Kupası finalinde, "mağrur" İngilizler''e unutamayacakları bir "futbol" dersi veren Cimbom, Avrupa takımı olduğunu bir kez daha ispatlıyordu.

Son yıllarda futbolda "yıldızı" parlayan ülkeler arasına giren Türkiye, G.Saray''ın bu dev organizasyonun zirvesine çıkmasıyla; başarıların tesadüfi olmadığını gösterdi. Artık, "kupa" sahibi ülkeler arasında biz de yerimizi alacağız. Bir zamanlar sadece "televizyonlardan" izlediğimiz Avrupa finalleri, artık bize o kadar uzak değil.

G.Saray''ın açtığı bu kapıdan daha birçok takımımızın geçmesini bekliyor, bundan böyle "çıtayı" daha yükseklere çekmemiz gerektiğini biliyoruz. Bunu, her alanda gerçekleştirmek ise; en büyük dileğimiz. G.Saray''ın bu büyük başarısından hakem camiası, kendine düşen mesajı çok çabuk kavramışa benziyor! "Artık, biz de Avrupa Şampiyonu olmuş bir takıma sahibiz. Bu başarıyı Türkiye''ye taşıyanlara kucak dolusu sevgiler gönderiyoruz" diyen MHK Başkanı Hilmi Ok, G.Saray''ın bu başarısının hakemlere itici güç oluşturması gerektiğini söyledi. "Şampiyon çıkarmış, futbolu üst düzeye gelmiş ülkelerin hakemlerine dikkatli gözle bakılır. Futbolu yükselen ülkenin hakemi de; Avrupa düzeyinde daha çok şans bulur" yorumu getiren Hilmi hoca, önümüzdeki yıllarda FIFA kokartlı hakemlerimizin Avrupa Kupası maçlarında eskiye oranla daha fazla hatırlanacağını belirtiyor ve "Bu fırsatı çok iyi değerlendirirsek, kısa vadede dev organizasyonlarda final yöneten hakemimiz olur" şeklinde konuşuyor. Hilmi hoca, hakemlere de; yabancı dillerini geliştirerek, kendilerini aşmalarını öğütlüyor ve ayrıca her alanda yükseliş trendine geçen Türkiye''nin bir gün mutlaka Avrupa''daki önemli bir finale "hakem" göndereceğine yürekten inandığını söylüyor. Dileriz, Hilmi Ok''un bu arzusu, en kısa zamanda gerçekleşir!

Seyrettiğimiz finallerin de bizim için bir "anlamı" olur...

Dönüş yok Ve ligin son haftası geldi çattı... "Rekorların takımı" G.Saray, Türkiye ve Avrupa''da fırtına gibi eserek, tüm kupalara ambargo koyarken, son yılların en zevksiz zirve mücadelesine şahit olduk! F.Bahçe ve Trabzonspor''un haftalarca önce mendil salladığı şampiyonluk yarışında Cimbom''u ısrarla takip eden Beşiktaş, geçtiğimiz hafta F.Bahçe karşısında beklemediği bir yenilgiyle karşılaşınca, ligin üst tarafındaki "yarış" neticelendi. Asıl "cümbüş"; ligin dibinde! Şimdi, "Küme düşecek 3. takım kim olacak?" sorusunun cevabı aranıyor! İstanbulspor, Altay, Antalya, Erzurum ve A.Gücü, bu korkuyu en yakından hisseden takımlar. "Ateş" hattında yer alan bu takımlardan biri; önümüzdeki yıl 2. Lig''de mücadele etmek zorunda kalacak. Bu kâbusu yaşamak istemeyen kulüpler, hafta boyunca Futbol Federasyonu ve MHK''nın tüm maçları "mercek" altına alarak, gereken önlemleri almasını istedi. Futbol Federasyonu tüm maçları aynı saatte başlatacak, MHK da kadrosundaki en deneyimli hakemlerini bu karşılaşmalara gönderecek. Bu maçları yönetecek hakemlerin son derece dikkatli olmaları gerekiyor. En büyük görev de; 4. hakemlere düşüyor.

Maçın başlama saatinde saha, futbol oynanacak şartlara hazır olmalı.

Önceki senelerde bu tip mücadelelerde, sportmenlik dışı birçok olayla karşılaştığımız için; her türlü "kurnazlık" uygun zemin bekliyor!

Yıllarca böyle durumlarda neler yapılmadı ki! Sahaya tavuklar salındı, kale ağları kesildi, korner bayrakları kayboldu! Sırf, kendi maçları rakiplerininkinden biraz daha geç başlasın, küçük de olsa bir "avantaj" elde edilsin diye. Çünkü, bu tip maçlarda, dakikaların büyük önemi oluyor. Hakemler, sezon boyunca olmadıkları kadar dakik davranmak mecburiyetinde. Böylelikle mücadele eşit şartlar altında geçer.

Hiç kimse, bir sezon döktüğü teri "ucuz" ayak oyunlarıyla ziyan etmez. Aksi takdirde; her türlü şaibeye "çanak" tutulur! Tüm bunlara meydan vermemek, kararlı ve dirayetli davranmakla mümkün. Tüm dileğimiz, bu yarışın sportmence geçmesi ve sadece yeşil sahanın sınırları içinde kalması!.. Umarız, her türlü sonuç "olgunlukla" karşılanır!

KISA... KISA...KISA...KISA... *MHK''nın son haftalardaki hakem atamaları kimseyi memnun etmiyor. Birçok kritik maça, karşılaşmanın ağırlığını kaldıramayacak isimlerin verildiği yolundaki şikâyetler artarken, bilhassa Play-off maçlarına sürekli "belirli" hakemlerin gönderilmesi dikkat çekiyor!

*Tüm dikkatler "başrol" oyuncularına çevrildiği ve "hakem" hataları arandığı için, bir çok maçta kaldırdıkları bayraklarla düzinelerce gole "engel" olan yardımcı hakemlerin "formsuzluğu" fazla farkedilmiyor. 1999-2000 sezonu yardımcı hakemler açısından son yılların en "berbat" sezonu olarak hafızalarda yer edecek! *Muhteşem başarılarıyla Avrupa''da da göğsümüzü kabartıp, bize büyük mutluluklar yaşatan G.Saray''ımız bir ilki daha gerçekleştirerek, UEFA Kupası''nı Türkiye''ye taşıdı. Bu başarıda emeği geçen herkesi kutlarken, Şenes Erzik''i de unutmamak gerekiyor. "Ağırlığıyla" tüm maçlarımıza "1. sınıf" isimlerin gönderilmesini sağlayan Erzik, bu hakemlerin "adil" yönetimlerinde de pay sahibiydi. *Ligin son haftasında sürekli rahatsız edildiklerini belirten MHK Başkanı Hilmi Ok, her zaman Perşembe günü açıkladıkları haftanın maçlarını yönetecek hakemleri, maç günü bildireceklerini söyledi. Komite, "kritik" maçların hakemlerine dahi bir gün önceden tebligat yapacak.