Kaydet
a- | +A

Bugüne kadar hakemlerin dayak yemelerine, tehdit edilmelerine yüzlerce kere şahit olmuştuk ancak tam tersini hiç duymamıştık. Çorluspor Başkanı Muzaffer Çelik sayesinde bunu da öğrendik! Parasızlık canına "tak" eden Muzaffer Çelik, ayrıca müthiş suçlamalarda bulunmuş! Çelik, 2. Lig''de mücadele eden takımların büyük bir tehlikenin içinde olduklarını ve hakem ücretlerini ödeyememenin sıkıntısını çektiklerini söylüyor ve bazı hakemler tarafından "tehdit" edilmekten dert yanıyor.

"Federasyon Başkanı Haluk Ulusoy söz vermesine rağmen hakem paraları hâlâ kulüplerden alınmaya devam ediliyor. Geçtiğimiz hafta oynadığımız Hatay maçından önce orta hakem parasını almak için bizi tehdit etti. Parasını ödeyemediğimiz için maçta verdiği kararlar hep aleyhimize oldu. Bu sadece bizim değil, tüm takımların sıkıntısı. Şirket kulüpleri ise hakeme ücretinin fazlasını vererek, istediği başarıları satın alabiliyor. Mevcut durum hakemleri şike yapmaya zorluyor. Bu Türk futbolu için büyük tehlike" şeklinde "şok" açıklamalar yapan Çelik, açıkça ve resmen "şike" yapıldığının altını çiziyor. Bunlar son derece "ciddi" suçlamalar. Ve "yenilir yutulur" cinsten değil! Hem de bir basın toplantısında söyleniyor. Hele hele bir kulüp başkanının ağzından çıkması, işin önemini daha da arttırıyor. Biz, parasını alamadığından dolayı kızıp, yanlış kararlar verecek bir hakemin olduğuna inanmıyoruz. Ancak, ortada bir iddia var. Ayrıca, hakemlere normal ücretlerinin üzerinde para verilmesi ne demek?

Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Komitesi''nin acilen bir "soruşturma" başlatıp, bu iddiaları araştırması gerekiyor. Hangi hakem "tehdit" etti, hangi hakem "fazla" ücret aldı? Aksi takdirde, günahsız insanlar zan altında kalacak!

Bilerek ve isteyerek! Trabzonspor''un Beşiktaş''ı net bir skorla geçtiği Avni Aker''deki derbide Metin Tokat, son derece formda göründü.

Maçın genelini değerlendirdiğimizde; en az futbolcular kadar koşan, pozisyonları çok yakından takip eden, oyunun kontrolünü bir an olsun kaçırmayan ve kartlarını yerinde kullanarak, tansiyonu sürekli düşük tutan Tokat, bize göre de "haftanın en başarılı" hakemiydi... Ancak, yine de "temiz" geçen maçtan bir pozisyonu "cımbızla" ayırdık! Zira, Metin hocanın Beşiktaşlı Erman''ın kayarak müdahale ettiği topu Shorunmu''nun tutması üzerine pozisyonu "kaleciye pas" olarak değerlendirmesi, kafamızı karıştırdı.

Takip ettiğimiz seminerlerde, gerek bizim hakem hocalarımız gerekse Avrupalı eski hakemler, "kaleciye pas" olayını anlatırken sürekli "bilerek ve isteyerek" cümlesini kullanıyordu. Yani, bu tip pozisyonlarda hakemin "düdük" çalması için, bir oyuncunun kalecisine bilerek ve isteyerek pas atması şart koşuluyordu! Trabzon''daki maçta acaba Erman, Shorunmu''ya pası "bilerek ve isteyerek" mi atmıştı? Yoksa rakip oyuncunun topu kaleye şutlamasını engellemek için mi topa müdahalede bulunmuştu? Bunu tespit edecek kişi tabii ki maçın hakemi. Metin Tokat, ilk yorumu yaptı. Tokat''ın bu kararı; hakem arkadaşları arasında da bir standart bulmadı! Kimisi, tecrübeli hakemin "yorum" hatası yaptığını söylerken; kimileri de "Ben de aynı kararı verirdim" diyordu. Anlayacağınız aynı ligin hakemlerinden "ortak" bir karar çıkmıyordu! Bize ise sanki Erman''ın gol olacak bir vuruşu engellemek için çabası var gibi geldi. O çok kısa zaman içinde bir oyuncunun "Ben bu topu kalecime atayım" diye kayarak müdahale yapması, mantıklı gelmiyordu bir türlü. Tereddütte kalınca hakemliğin "patronu" MHK Başkanı Bülent Yavuz''u arayıp, işin doğrusunu öğrenmek istedik. Bülent hoca, Metin Tokat''ın yorumuna katıldığını ve kurul olarak bu pozisyonun diğer hakemlere "örnek" gösterileceğini söyledi. "Oyuncunun niyetini en iyi maçın hakemi anlayabilir" şeklinde konuşan Yavuz, "Tokat''ın kararı son derece yerinde" diyerek olaya son noktayı koydu! En yetkili ağız böyle söylüyorsa yapacak bir şey yok! Herhalde diğer hakemler de benzer pozisyonlarda aynı kararı verecek! Fakat, FIFA böyle bir pozisyonda bizim MHK ile aynı görüşte mi olur onu bilemeyiz! Haaa unutmadan söyleyelim. Yanılmıyorsak 4-5 sezon önce yine Trabzon''da Turgut Sığıç, Zeytinburnusporlu bir oyuncunun gollük bir atağı uzaklaştırmak için gelişigüzel vurduğu bir topun kaleciye gitmesi sonucu "kaleciye pas" yorumu yapmış ve bu maçtan sonra "ipi çekilen" Sığıç, klasman düşürülmüştü.

Dileriz, yine böyle bir olayda birinin başı yanmaz!

KISA... KISA...KISA... KISA...KISA * Yardımcı hakem hataları MHK''nın başını ağrıtmaya devam ediyor. En güvenilen isimlerin dahi son derece "basit" pozisyonlarda akıl almaz yanlışlar içine düşmesi karşısında çaresiz kalan Bülent Yavuz ve arkadaşları, kötü gidişe "dur" demek için arayış içinde!

* MHK, İnönü''de oynanacak olan "dev" derbiye Mustafa Çulcu''yu atadı. Bu sezon çok başarılı bir performans çizen Mustafa hoca, ilk defa bir Beşiktaş-G.Saray maçında düdük çalacak. Şu ana kadar ligde 3 maçta görev yapan Çulcu, ilk kez de Beşiktaş maçına çıkacak.

* Hakemlere Sarar şıklığı... Futbol Federasyonu''nun sponsor firmalarından Sarar, 1. Lig''de görev yapan hakemlere birer takım elbise verdi. Geçtiğimiz günlerde elbiselerini alan hakemler, bundan böyle yurt içi ve yurt dışı maçlarına giderken bu elbiseleri giyecek.

* G.Saray''ın sahasında yenildiği Samsun maçındaki yönetimi MHK tarafından beğenilmeyen ve 5 hafta "dinlendirilen" Serdar Tatlı, sahalara dönüyor! Bülent Yavuz ve arkadaşları geçtiğimiz yıllarda "zor maçların aranılan adamı" olarak tanıdığımız Tatlı''ya Denizli-Kocaeli karşılaşmasında görev verdi.