Ligin ilk 14 haftası hakemler açısından pek de iç açıcı geçmedi. Zaman zaman çok ağır eleştirilere hedef olan hakemler; yine ne kazananı ne de kaybedeni memnun edebildi! Eski yıllara oranla hatalarda bir azalma görülmesine rağmen, "düdükler" çoğunlukla güçlülerden yana yine "kuvvetli" öttü! Neyse, bunları bir kenara bırakıp, hakemlerin ilk 14 haftalık performansına bir göz atalım. Genel Başkan Yardımcısı Metin Tokat, 7 karşılaşma ile "en çok maç yöneten hakem" ünvanını, geçen sezon olduğu gibi yine kimseye kaptırmadı. İlginçtir; Metin hoca FIFA hakemi olmasına iki haftada bir maça çıkmasına rağmen, ilk yarıda derbi "siftahı" yine yok!
Tokat''ı, 6 maçla Oğuz Sarvan, Orhan Erdemir ve Murat Ilgaz izliyor. Erol Ersoy, İbrahim Aksoy, Mustafa Çulcu Serdar Çakır ve Ali Aydın 5, Bülent Uzun, Kadir Tozlu, Muhittin Boşat, Musa Eryılmaz, Serdar Tatlı, Sadık İlhan ve Ünsal Çimen ise 4''er maç yönetti.
Bu kategoriye giren İlham Kaplan ve Ali Uluyol ise; uzun süreli ceza aldıkları için sadece 2''şer maçta düdük çalabildi.
Ali Aydın ve Musa Eryılmaz dışındakiler zaten, Hilmi Ok komitesinin "kafa" isimleri.
"Ağırlıklı" maçların bilinen yüzleri. Bi isimler geçen yıllar olduğu gibi, yine "pastanın" aslan payını götürenler!
Asıl dikkatimizi çeken husus; önümüzdeki yıllar için ümit bağlanan "gençlerin" durumunun pek parlak olmaması! Mustafa Kalkandelen, Kâzım Erçakır, Mutlu Çelik, Metin Seval, Sebahattin Bitirim, Sebahattin Şahin ve Cem Tosyalı ilk 14 haftada "lütfen" iki maça gönderilirken, Hamdi Köse, İsmet Cengiz, Mustafa Arslan ve Levent Yardımcı 1. Lig''de "benden" sadece bir maç fazla yönettiler! Bu hakemlerden Hamdi Köse ve Levent Yardımcı''nın bu sezon üst klasmana çıktığını düşünürsek, gidişatın iç açıcı olmadığını ve "gelenin" gideni arattığını görmemiz mümkün.
Uzun lâfın kısası; görüntü "net" değil! Çıkıp, çatır çatır maç yönetip, "Ben geliyorum" mesajı veren yok! Birazcık Zafer Önder İpek, "çıkış" trendini yakalamış durumda.
Fakat, onun da önünde daha çok uzun yol var! Kısacası, hakemliğimiz "kan" kaybediyor.
"Pansuman" tedbirler bir kenara bırakılmazsa, iyi sinyaller beklemek fazla hayâlcilik olur! Bilmem anlatabildik mi?
KISA... KISA... *Ç.Dardanel''in deplasmanda 2-0 kazandığı Aydınspor maçında tam 4 kez penaltı noktasını gösteren Serdar Çakır, Sadık Deda''nın rekorunu egale ederken, Mustafa Çulcu da A.Gücü''nün Altay''ı 3-0 yendiği maçta 30 saniye içinde iki penaltı düdüğü çalarak, tarihe geçti.
*Lige verilen 2 haftalık arayı değerlendirmek isteyen MHK, 3 Ocak Pazartesi günü İstanbul''da 1 günlük ara seminer düzenliyor. Üst klasman hakem ve yardımcı hakemlerin katılacağı Güneş Otel''deki seminerde, ilk yarıda oynanan maçların görüntüleri izlenip, hakem hataları masaya yatırılacak. *Gözlemciler isyanlarda... Ertuğrul Dilek''in İstanbul''daki derbilere adeta "ambargo" koyduğundan yakınan gözlemciler, "Hilmi Ok, 3 büyükler arasında oynanan maçların neredeyse tamamına arkadaşı Ertuğrul Dilek''i gönderiyor. Bu büyük haksızlık" diye konuşuyor. Hilmi hocaya duyurulur. *Geçtiğimiz sezon ligde sadece 4 maç yönetebilen Ordu Bölgesi hakemlerinden Ali Aydın, büyük bir çıkış yakaladı. Ligin ilk 14 haftalık bölümünde tam 5 maçta düdük çalan Aydın, Hilmi Ok komitesinin yeni gözdesi oldu!
Yücebilgiç nerede? Piyasaya ilk çıktığı, ismi yavaş yavaş duyulmaya başladığı tarihlerde Ayhan Yücebilgiç için çok olumlu görüşler aktarıyorduk. Zaman bizi haksız çıkarmadı. Çok kısa sayılabilecek bir süre içinde kendini kabul ettirip zirveye çıkan Ayhan hoca, çok kritik maçlarda görev yaptı; "son yıllarda yetişen en iyi hakem" olarak gösterildi ve FIFA kokartını göğsüne taktı. O kadar popüler olmuştu ki Ayhan Yücebilgiç, zamanın MHK''sı başka hakem yokmuş gibi bir haftada 3 maça gönderiyordu bu genç hakemi!
Sonra herşey tersine döndü. Antalya''da patlayan "otel skandalı" Yücebilgiç için sonun başlangıcı olmuştu. Yaşadığı problemlerin "gölgesi" maçlara da yansıyınca, komite tarafından "kızağa" alındı. Geçmişe adeta sünger çekilmiş, bu genç hakemin verdiği tüm hizmetler unutulmuş, iyi gününde yanından ayrılmayan dostları (!) selam vermekten korkar olmuştu!
Çıkışı gibi inişi de "jet" hızıyla oldu! Şimdilerde ise sessiz sedasız köşesine çekilmiş. Anlaşıldığı kadarıyla hakemliği de "kafasında" bitirmiş!
12 dakikada 2700 metreyi koşamadığı için, tam 5 aydır maça çıkamıyor.
Ayrıca "koşmak" için herhangi bir gayreti de yok. Ama bu durum komiteyi de rahatsız etmiyor! Anlaşılan onlar da Ayhan Yücebilgiç''i silmişler!
"Neden" sildiler, "niçin" kazanmaya çalışmıyorlar soruları şimdilik cevapsız.
Bazı hakemlere gece yarısı operasyonuyla "cooper" testinden "geçer" not veren komite, Yücebilgiç''e aynı hoşgörüyü göstermiyor. Şu ana kadar bu hakemi kazanma adına atılmış en ufak bir adım yok. Güçlükle "kazandığın" kaliteli bir elemanı bu kadar kolay "kaybetmeyi" göze almayı anlamak zor. "Koşamadı" diye böyle bir hakemi kimse kenarda bu kadar uzun süre bekletmez! Ortada bizim bilmediğimiz birşey varsa da, açıklanmasında yarar var. En azından kafamızdaki soru işaretlerinin cevabını alırız

