Kaydet
a- | +A

G.Saray''a bir haller oldu. Türk futbolunun son 4 yılına damgasını vuran, Avrupa''da yıllar süren "ezikliğimize" son veren "Şampiyonlar Şampiyonu" unvanlı Cimbom, şu sıralar adeta barut fıçısı... Hele hele Hagi. Hakemle oynamayı "gelenek" haline getiren Rumen futbolcunun agresif davranışları, sinirli tavırları takımına "zarar" verecek boyutlara ulaştı. Son Monaco maçı bu durumu bir kez daha gözler önüne serdi. Gördüğü kırmızı kart sonrası en az 2 maç ceza alması beklenen tecrübeli futbolcu, arkadaşlarını çok önemli maçlarda "sorumsuzca" davrandığı için yalnız bırakacak. G.Saray''ın bu maçı sonuç olarak "hasarsız" atlatması, Hagi için çok büyük şans oldu. Aksi bir sonuçta; idam sehpası anında hazırlanacaktı! İşin en kötü tarafı; sarı-kırmızılı diğer futbolcuların da Hagi''nin yolunda olması! Önüne gelen hakemle oynuyor! Hastalık, tüm takıma "sirayet" etmiş durumda.

Bülent, K.Hakan, Suat ve Emre en önde koşanlardan! Halbuki, Türkiye''de "rakipsiz" olan, futboluyla Avrupa''nın devlerini sıraya dizen G.Saray''ın hakemin yardımına "ihtiyacı" olmadığı gibi, hakemlerin de G.Saray''a maç kaybettirme "gücü" yok.

Takır takır top oynayan, rakiplerini müthiş bir tempoyla "boğan" Cimbom, bir an önce tedbir almalı.

Bu arada dün bir gazetede MHK Başkanı Bülent Yavuz''un açıklamalarını görünce bayağı şaşırdık! "Hagi asla kaybetmeyi düşünmüyor. Bu yüzden bazen davranışlarında aşırıya kaçabiliyor. Kazanmak için herşeyi yapıyor. Oyun kurallarının dışına bilinçli çıkmıyor. Rakibi sakatlama niyeti yok. Son derece pozitif, olumlu. Ayrıca Hagi üzerine çok oynanıyor. Çok tahrik ediliyor, tekme atılıyor, canı çok yanıyor. Doğal olarak fevri hareketlerde bulunabiliyor. Türk hakemi bu yapısını biliyor, yabancı hakemler bilmiyor ve ne görürse onu çalıyor" diyen Bülent hoca, G.Saray camiasına "antipatik" görünmeme adına Hagi''ye yaptıklarından dolayı neredeyse "madalya" takacak! Sayın hocam, eğer kaybetmeyi sevmeyen her futbolcu Hagi gibi davranırsa, hangi maç "olaysız" tamamlanır? Hele hele "Türk hakemi bu yapısını biliyor, yabancılar ise bilmiyor ve ne görürse onu çalıyor" ifadesine ne demeli?

Yani Türk hakemleri gördüğünü çalamıyor mu? Bülent hoca böyle bir demeci nasıl verdi çok şaşırdık! Zira, Hagi''yi "haklı" çıkarma adına kendi hakemini "karalamak" onun tarzı değildi!

Şayet gerçekten böyle düşünüyorsa; Hagi daha çok maç "idare" eder... Bülent hoca da dahil hepimiz seyrederiz...

Erdemir''e ne oluyor? Orhan Erdemir, Türk hakemliğinin son yıllarda yetiştirdiği en önemli isimlerden biri. Yakın gelecekte de Avrupa''da "adımızı" duyuracak, Türk hakemliğini "vitrine" taşıyabilecek en kuvvetli aday. Mükemmel İngilizce''siyle dikkati çeken, FIFA listesine gireli uzun zaman olmamasına rağmen "ağırlıklı" maçlara atanan bu genç hakemimiz, geleceğin Ahmet Çakar''ı olma yolunda. Ancak, kendisinden büyük "hamle" beklediğimiz bu sezona "arızalı" başladı! Ligin ilk haftasında Bursa''da yönettiği Bursaspor-G.Antep maçını "yarım" bırakan Orhan hoca, geçtiğimiz hafta da Y.Yozgat-Ç.Rize karşılaşmasının son dakikasında cezaalanı dışında yapılan faulü 18 içine taşıyarak "penaltı" kararı verdi.

Her ne kadar bu kararda yardımcı hakemin etkisi olsa da; pozisyona uzak kalması Erdemir''in "ayıbı" idi. Yardımcısından "uyarı" beklediğine göre, kondisyonunda problem var! Bursa''daki maçı sakatlandığı için tamamlayamaması, Yozgat''ta kontratağa "yetişememesi" aklımıza bunu getirdi! Orhan Erdemir, geçen sezon dizindeki bir problem nedeniyle "ameliyat" olmuştu. Sanıyoruz, kendini tam olarak toparlayamadı. Avrupa''da yakaladığı "fırsatı" kaçırmamak için de sakat sakat maç yönetiyor. İyi mi yapıyor kötü mü bunu zaman gösterecek! Fakat, "kritik" bir Avrupa Kupası maçında böyle bir talihsizliğe uğrarsa, başladığı yere dönme tehlikesi var. O vakit bunun faturası sadece kendisine değil Türkiye''ye de çıkar ve bir futbol "elçimizi" kaybederiz. Dileriz böyle bir "aksilik" olmaz.