Sidney Olimpiyat açılışının mühteşemliği karşısında, adeta nutkumuz tutuldu...
O ne güzellik, o ne süper düşünce ve o ne harika tabloydu öyle...
Yıllardan beri kimselere çaktırmadan hazırlanışlarının altındaki sır, demek ki saklamaya değermiş...
Böyle bir olimpiyat açılışını gördüğümüz için çok şanslıyız...
Avusturalyalılar yıllar geçse de gurur duyacakları bu tabloları ile ne kadar övünseler azdır...
Helâl olsun, hem de milyonlarca defa helâl olsun...
Şimdi biz, 2008 Olimpiyatı için meraklı ülkelerden biriyiz...
Üstelik ısrarcı, inatçı tutumumuzu sürdürmeye de kararlıyız...
Yani biz, Sidney''deki açılıştan daha iyisini yapacağımıza inanıyoruz...
Hatta ondan daha mükemmelini sunup, bundan önceki tüm açılışları hafızalardan silecekmişiz gibi bir tutum içindeyiz...
Propagandamıza şimdiden başladık bile...
Spor Bakanımız, olimpiyat köyünde lokum ziyafeti çekiyor...
Halil Mutlu elinden tutulup, tüm ülkelerin kamp ziyaretlerine götürülüyor...
Ahh bir de Naim halterin altında ezilmeseydi, bakın nasıl etkili ve yetkili olacaktı 2008 Olimpiyatı için...
Ama hiç önemli değil...
İstanbul iki kıtayı birleştiren şehir ya...
Varsın, 12 milyon nüfusu olup toplam 8 kilometrelik metrosu bulunsun...
Varsın trafiği karmakarışık olsun, bize ne...
Olimpiyat Komitemiz, her şeye rağmen "2008... 2008... " diye tempo tutuyorsa onlara da helâl olsun...
Engin tecrübelerine dayanarak hâlâ daha ileride bir ışık görebiliyorlarsa, hâlâ daha İstanbul''a bir olimpiyat verileceğini hayâl edebiliyorlarsa, hâlâ daha maket tesislerle, hayâli spor salonları, atletizm pistleri, yüzme havuzları, çim hokeyi sahaları, velodrom salonlarıyla, tesis diye övünüyorlarsa lâfımız yok...
Onlara göre, olimpiyatları ülkemize getirmenin yolu bu demek ki...
Hatta, açılıştaki kareografları bile ayarlamışlardır şimdiden ve emirlerini bile vermişlerdir:
"İstanbul''un fethini canlandıracağız... Şimdiden bir Fatih Sultan Mehmet ve Kostantinos Drageses ayarlayın" demişlerdir bile...
Onbinlerce kostümler dikilmeye, Topkapı, Edirnekapı surları inşaatı son hızla devam eden (!) Olimpiyat Stadı''na monte edilmeye başlanmalı ki, açılışımız muhteşem olsun...
Bir saçmalamaya başladık mı, çorap söküğü gibi gidiyor işte...
Kim istemez olimpiyatı?..
Kim istemez, devlet yasası ile korunan bir Olimpiyat Komitemizin başarısını...
Olmayacak dua ama Allah gönüllerine göre versin yine de...
Bu arada TRT''ye de bir çift sözümüz var...
İyi ki onlar tek değil, iyi ki diğer kanallarımız var...
Kimse TRT''nin eline düşmesin...
Bizi olimpiyatlardan soğutmak için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar maaşallah...
Örneğin...
Naim''in müsabaka saati sırasında bir gazeteci ile Türk siyasetini tartışmayı marifet sayan TRT, bu yayın sırasında sadece Naim''in halterin altına girdiği anı göstererek, güya görevini yaptı...
Nerede müsabaka öncesi salondaki durumu, nerede o anki hocasının, arkadaşlarının yüz ifadeleri...
Sabahın köründe, spora siyaseti tercih eden zihniyet, Türkiye''nin nabzını nasıl tutacağını bilmediğinin delilidir...
TRT''ye göre rafting, çim hokeyi, badmington, kano slalom, modern pentatlon gibi spor dalları neden canlı yayında yok...
İki basket, bir futbol, arada bir de okçuluk, atıcılık gibi bir-iki dalı canlı verdi mi, TRT''nin işi bitiyor...
Nasıl olsa Eurosport da kablolu yayından kaldırıldı...
Meydan TRT''ye kaldı...
Ey güzel Türkiyem...
Biz daha çok "Olimpiyat... Olimpiyat" diye sayıklarız...
Alamasak iş, işte o zaman daha da vahim...
TRT''nin eline düşer, olimpiyatı seyretme zevkinden de mahrum kalır, kahroluruz...

