Beşiktaş''ta Scala o yumuşak tavrını bırakmış, az da olsa gaddarlaşmıştı...
"Kimsenin gözünün yaşına bakmam" derken sabrının taştığını ima ediyordu...
İşte o Beşiktaş ne olursa olsun Avni Aker''de şansını kıracaktı...
Ama şans yerine kafasını kırdı...
Gözünü patlattı, ayağını çatlattı...
Sonunda da komaya girdi...
***
Trabzonspor âlem takım...
Maç öncesi tribünlere sinek aracıyla gülsuyu sıktıran yönetim, taraftarına en ihtiyacı olduğu maçta tribünleri boş bırakmıştı...
Sanki bu maçtan alacağı para, taraftarının gönlünü almaktan daha önemliydi...
Neyse ki sahada kel tribünleri kafasına takmayan bir Trabzonspor vardı...
Bordo-mavililerin ilk yarının başında ve sonunda attığı goller gerçekten futbol okullarında verilecek ders niteliğindeydi...
Bu gollerde Beşiktaş defansı resmen afyon yutmuş gibi uyuşuk, sanki bulutlar üzerindeydi...
***
İnsan doğduğu yere değil, doyduğu yere hizmet eder ya; Sergen de dün gerçekten 40 yıllık Trabzonsporlu gibiydi...
Zaten bu çılgın çocuğun futboluna lâfımız yok...
Sergen dün gece "Ben doğuştan futbolcuyum" dercesine klas ve zarifti...
Yalnız aşırı kilosu tek dezavantajıydı...
Ona rağmen sahada "Futbolcuyum" diye geçinenlerin havasını söndürüverdi...
***
Beşiktaş nasıl toparlanır bilemiyoruz...
Kendisini hala Beckenbauer zanneden Ümit ve pırpır Erman''la ne kadar maç kazanılır? Dün bu ikiliye uyan Münch, Khletsov ve İbrahim de dökülünce Beşiktaş''ın halini düşününün işte...
Zavallı Nouma gol pası alamayınca bazı arkadaşlarının görevini de üstlendi. Ama ne yazar?..
Beşiktaş''a sonunda bir gece daha zehir oldu...
Zaten hastaydı. Trabzon''da oksijensiz kalıp komaya girdi...
Bordo-mavililer ise tek kötü adamlarının olmadığı maçta balığın büyüğünü yakaladı...
Sonra da taraftarıyla oturup midelerine indirdi...
Afiyet şeker olsun...

