Geçtiğimiz Pazar günü, bir futbol devrimine şahit olduk...
Fransa Kupası finali için güçlü Nantes''ın rakibi çoluk çocuktan kurulu, 4.Lig''in amatör takımı Calais idi...
Calais, Fransa''nın kuzeyinde 75 bin nüfuslu bir kasaba...
Gençlerinin kültür seviyesi üst düzeyde...
Uğraşıları, hep geleceğe dönük başarıların elde edilmesi yönünde...
İşte bu mütevazî kasabanın Fransa 4. Ligi''nde yer alan takımı, bir tarih yazarak kupa finaline adını yazdırdı...
Karşısındaki takım Fransa''nın en güçlü ekiplerinden Nantes''dı...
1-0 önde götürdükleri karşılaşmayı 90. dakikada hiç yoktan üretilen bir penaltı ile kaybettiler...
Gözyaşları ve Paris''in ünlü Stad de France''ını dolduran onbinlerce kişinin alkışlarıyla...
4 milyon franklık komik bütçe ile neler yapılabileceğini gösteren Calais, zannedildiği gibi gariban bir takım değil...
Bu başarıyı yakalamaları ise hiç tesadüf değil...
Çünkü, bu takımın 20 yıldır başkanlığını yapan
Puissesseau öyle sıradan bir insan değil...
Calais 4.Lig''de amatör bir takım ama altyapıları mükemmel...
Yüzlerce genç, 6 yaşından itibaren eğitmenlerin ve hocaların elinde Calais''nin geleceğini oluşturuyor...
Düşünün, 4.Lig''de bir amatör takımın altyapısı ve burada yetiştirilen yüzlerce genç...
Bu tabloyu görünce, Calais''nin Fransa Kupası''nda final oynaması hiç de sürpriz değil...
Bizdeki milyon dolarları, doğru dürüst tanımadıkları isimlere savuran yönetici ve teknik direktörlere bir ders olmalıdır Calais...
Stad de France''daki final maçına çıkan Calais, aynı zamanda tüm ülkedeki amatörlerin de sesi oldu...
Maç öncesi "Calais, les amateurs sont derriere toi " yani "Calais, tüm amatörler senin yanında" pankartlarıyla stadı dolduran Fransa''nın amatörleri, çılgınca destekledikleri bu takımın bir komploya gidişine gözyaşı döktü...
Calais, finale gelinceye kadar tam 10 takımın işini bitirmişti...
Bunların arasında Fransa şampiyonu Bordeaux da nasibini aldı...
10 maçta 30 gol ve kalesinde gördüğü sadece 6 gol...
Teknik direktörleri Lozano, elindeki her futbolcusunu evlâdı gibi seviyor ve onlara gözü gibi bakıyor...
Final maçında nutku tutulan ve yerine oturamayan Lozano, maç bitimi hüngür hüngür, boynuna sarılarak ağlayan çocuklarına destek verirken, ağlayıp da akıtamadığı kendi gözyaşlarını ise ertesi gün sahilde çakıl taşları ve denizin şahitliğinde, oluk oluk boşalttı...
Calais, sadece Fransa''da değil, bizim için de bir ders ve örnektir...
Bu amatör takım, sahalarımızda tekme tokat birbirlerine giren, kramponlarını rakip futbolcuların göğüslerine atacakları öldürücü vuruşlar için bileyen, tribünlere takım teşvik etmek için değil, kışkırtmak için dolanlara tarihi bir ders vermiştir...
Calais, transfer politikalarının çarpıklığını, en büyük kaynağın altyapı olduğunu kanıtlamıştır...
Mesleğini seven, 20 yıldır başkan olduğu bir amatör takımın nasıl başarıya taşınacağının tipik örneğini vermiştir Puissesseau...
Kendi çıkarı için değil, futbolun çıkarı için, bir amatör ruhu, Stad de France''a taşıyan bu başkan, şu anda dünyanın en mutlu insanı....
Göğsünü gere gere dolaşıyor...
Tek üzüntüsü, finalde haksız yere mağlup edilen futbolcularının döktüğü gözyaşı...
Onların kırılan kalplerinin düzeltilmesi için psikologlar tutan, yüzlerini tekrar güldürmek için moral gezileri düzenleyen böyle başkanlar, bir bakarsınız bir gün bizim ülkemizde de yetişir...
E-mail: narkan@tg.com.tr

