Ankaralılar, Barcelona''yı yerle bir eden Beşiktaş''ı görebilmek için tribünlere akın etmişler... Siyah-beyazlılar da İnönü''deki o muhteşem futbolu ortaya koyan 11''le sahaya çıktıklarında Ankaragücü için "Allah korusun" duaları bile edilmişti.
Ama Beşiktaş, 5. vitesten 2. vitese inmiş araba gibi isteksiz ve coşkusuzdu... Adeta yürüye yürüye, esneye esneye, Ankaragücü''nün işini bitiriverdi... 6.dakikada Beşiktaş''ın kazandığı frikikte tribünler "Nihat, Nihat" diye inledi... O bozuka gibi toplara vuran Nihat, kale yerine sağ kanatta sinsi sinsi bekleyen Karhan''ı gördü... Belli ki bu Scala kurnazlığı idi... Karhan''ın düzgün vuruşu, sahaya galibiyet için çıkmış Ankaragücü''nün havasını söndürüverdi... Ve o anda Beşiktaş, maçın başında rehavete girdi... Şaşkına dönen rakibi karşısında coşacağına işi sermeye başladı... Sahada koşan futbolcuya rastlamak zordu desek inanın abartmayız... Sadece İbrahim deli danalar gibi sahayı enine, boyuna arşınladı... İnanın, bu İbrahim sigara tiryakiliği gibi birşey... İnsanın seyrettikçe içesi geliyor... Oğuz Sarvan''ın kuralları uygulamak uğruna çıkardığı sarı-kartlar, biraz insafsızlık kokuyordu... Hatta Nouma''ya gösterdiği kart, bize biraz saçma geldi... Zaten Nouma da o dakikadan sonra hem Sarvan''a, hem oyuna küstü... Ama o küskün hali ile bile "Yediveren gülünden" farksızdı... Sahanın her yanında mutlaka bir olumlu hareket yaptı... Adamın ölüsü bile futbol oynuyor... Beşiktaş''ta dün gösterişsiz ama takımın hesabına en bereketli işleri yapan adam ise Tayfur''du... Rakibin ilk hızını kesen, sonra da arkadaşlarına pas servisi yapan Tayfur, belki tribünlere yaranamadı ama hocası Scala''dan 10 üzerinden 10 almıştır muhakkak... Ankaragücü, isteksiz, yorgun ve coşkusuz Beşiktaş karşısında ikinci yarıya çıkarken daha bir hırslıydı... Siyah-beyazlı kalede fazla gözükseler de, karavana şutlarla mutluluk aradılar ama onu da bulamadılar... Başkent ekibi, bu futbolları ile kimlerin canını yakacak biz de merak içindeyiz... Shorunmu''nun yerini Fevzi''ye bırakmasını fırsat bilip, attıkları gol, onlar için gecenin tek tesellisiydi. Ama unuttukları birşey vardı; o da kaptan Mehmet... İkinci yarıda iki tarfafa da yaranamayan Oğuz Sarvan''ın aldığı tepki tribünlerin ateşini beynine çıkarmasa, iş tatlı tatlı bitecekti. Bir defa daha gördük ki, Türkiye''de tel örgülerin kalkma masalı boşuna anlatılıyor... Burnundan soluyan taraftarı, "tel örgüsüz" sahalarla mükafatlandırmak, cinayetle eş değerdir...

