Scala "Ben bu takıma takviye istemem" diye boşuna bağırıyor...
Bal gibi takviye lazım...
Yarın Mehmet, Nouma, Nihat cezalı olup veya sakat olup oynamasalar ne olacak?
***
Adana seyircisi takımının özlemiyle tutuşmuş...
Bu özlem, dün gece daha 3. dakikada kucaklaşmaya dönüverdi...
Ayrı geçen zaman durdu, aşk yeniden alevlendi...
Bu aşka aracılık eden Erman, Adanalılar''dan bol bol hayır duası aldı...
Scala, Cenk''i Erman''a marke ettirirken başına gelecekleri hiç hesap etmemişti...
Hiç gereği yokken, çabuk, sinsi ve fırsatçı Cenk, Erman''ın hamlesiyle gol krallığı yolunda lokum gibi bir fırsat yakaladı...
Bu gol, Beşiktaş''ı canlandıracağına ilk 45 dakikada ürkek bir görüntüye soktu...
Sanki Cenk''in golü dünyanın sonu oldu...
Yasin, Murat Alaçayır ve İbrahim gayretli değil, hayretliydi...
Takımları için bir çaba göstermiyorlardı...
Nitekim Scala, ilk tırpanı Murat''a vurdu...
İlk yarıda Adanaspor''un direkleri döven iki şutu, farkın atmasına mani olurken, evsahibinin tek hatası, Altan''ın oyundan alınması oldu...
***
İkinci yarı başlarken, Beşiktaş yine aklını başına almamıştı...
Onun aklı Milan maçına endekslenmişti sanki...
Sahada Beşiktaş değil, adeta ruhu dolaşıyordu...
Bir tek Nouma''nın gayretiyle günü kurtarmaya çalışmak, bu adı "Gece kuşuna" çıkmış Fransız''a haksızlığın daniskasıydı...
Nouma''nın, Hakan Şükür örneği, rakip sahanın her santimetrekaresini çiğnerken anası ağladı...
Bu gerçek profesyonele pavyon da, gece hayatı da helal olsun...
***
Son 15 dakikadaki futbolun Adana yarısahasına yığılması Beşiktaş''ın beraberliği kurtaracağının işaretiydi...
Üst üste kaçan fırsatlar, eninde sonunda kabuğuna çekilen Adana''nın ocağını söndürecekti...
Yine o magazin gazetecilerinden dayak yiyen Nouma, son sözü söyledi...
Bu sonuç, Beşiktaş için bir piyango oldu.

