Kaydet
a- | +A

Şampiyonlar Ligi''ne alışkın G.Saray, şimdi UEFA Kupası''nda kendisine değişik bir üniforma arıyor...

Kuyruk acıları olan İtalyanlar hiç olmazsa Milan''ın sancısını hafifletmesi için Bologna''ya sığınmıştı....

Bologna, G.Saray ile tartıya konduğunda terazinin kefesinde gerçekten hafif kalır...

Ustalarla oynamaya alışmış G.Saray, Bologna karşısında her yönüyle ağırlığını koyup başladığı maçta hiç de öyle yabana atılacak takım olmadığını gösterdi...

Bir günde kardan arınmış ama kışın acımasız soğuna terk edilmiş Stad Dalla''Ara eğer tribünleri de buna rağmen doldurmuşsa bunu G.Saray''a borçluydu...

Çünkü G.Saray devler ligi patenti ile burada kerhen mücadeleye zorlanmıştı...



Karşılaşmanın başlama düdüğü ile birlikte G.Saray kendi evinde oynuyormuşcasına rahat bir kimliğe büründü...

Topa hükmeden G.Saray''dı...

Oyunu istediği gibi yönlendiren, yelpaze gibi açan yine G.Saray''dı...

Bologna ilk yarıda rakibinin ezici üstünlüğü karşısında bazen komik durumlara düştü...

Milli kalecisi Pagliuca soğuktan daha ziyade G.Saray atakları karşısında titredi durdu...

Suat, Emre orta sahanın tüm yükünü aslanlar gibi taşırken, defans tek kelimeyle mükemmeldi...

Popescu, Ahmet, Capone süper bir çarkın dişlileri gibi tıkır tıkır çalıştı...

Bologna forvetleri, bilhassa o meşhur Signori''leri ilk yarıda tek yıldızı bile haketmedi...

Bu yarıda G.Saray''da tek aksayan kişi Hakan Şükür''dü...

Arkadaşlarına nazaran Hakan Şükür bütün gözler üzerinde olmasına rağmen, kendisinden bekleneni veremedi...

Sanki rakip kale önünü mayınla döşenmiş gibi gördü...

Hakan, nedense G.Saray taraftarının iştahını kabartacak golü bir türlü buladı...

Bologna seyircisi İngiliz hakem Poll''ü ilk yarıda tek suçlu ilân ederken, takımının acizliğini bir türlü göremedi...



İkinci yarı, sakatlanan Hagi''nin yokluğunu Ergün''le dolduran G.Saray''ın yine hırs dolu futbol anlayışıyla açıldı...

Yalnız Bologna ilk yadrıdaki kış uyusundan uyanmış, daha sık G.Saray kalesi önünde gözükür olmuştu...

Ama biz herşeye rağmen sarı-kırmızılı defansın ustalığına güveniyorduk...

Ama ah o bir anlık gaflet yok mu?

Sahanın en kötü ismi Signori''nin bu kadar kısmetli olduğunu nereden bilebilirdik?..

Hiç haketmediğimiz bir anda bu futbolcunun golü asla futbolun adalet ölçülerinde değildi...

İşte o anda dünya başımıza yıkıldı...

Yemsiz balık tutan İtalyanlar tribünlerin müthiş lojistik desteğiyle ilk yarıdaki ayıplarını silmek için canavarlaştılar...

Ama onlar bir şeyi unutmuşlardı...

Hani o ilk yarıda kendisini gizleyen ismini cismini saklayan Hakan''ı...

Ve o Hakan Şükür dom-dom kurşunu gibi kafa vuruşu ile Bologna''nın hevesini kursağında bıraktı...

İşte giden futbol adaleti o anda geri geliverdi...

Gelen sadece adalet değildi...

Gelen, Bologna''nın bu turda işinin bittiğinin ilânıydı...