Kaydet
a- | +A

AB adaylığı mı? Güldürmeyin Allah aşkına... Avrupalı" gibi olmamız için, yeni yeni mega fırınlar kurulmalı ki, bol bol ekmek yiyelim... Adam olacak hangi yanımız var ki... Sadece sokaklarda kurban kesmeyi, kokoreççilerin tezgâhını konuşuyoruz, terslik diye... Peki trafik, yaya geçidi, sokaklara tükürenler, caddelerdeki delikler, kağıt gibi asfaltlar ne olacak? Nasıl vazgeçeceğiz haksız rekabetten, haksız komisyonlardan, haraçlardan? Nasıl düzene sokacağız adalet mekanizmasını?.. Beş kişiyi temizleyen, kurşunlarla delik deşik edenler ağa, bir "Tokyo terlik" çaldı diye 7 sene hapis yatan genç ise amele... "Öğretmen istiyoruz" diye seslerini yükselten gençleri hapishaneye sokmak için can atanlar "Babaları" lüks içinde yaşatmaya devam ediyor... Emekli kuyruklarında 50-60 milyon lira için kuyruğa sabah ezanında girenlerin halini görmeyenler, kendilerine "Kıyak Avanta Kanunu" çıkarmak için Meclis''te sabah ezanlarına kadar çalışıyor... Bunları düzeltecek bir sihirli değnek mi üzerimize dokunacak? Burası Türkiye... İsyan yok... Alıştık... Alışacağız... Alışmak zorundayız... * * * F.Bahçeli Rüştü''ye yapılan linç girişimi ibret olacağı yerde, bakıyoruz işin cılkını çıkarıyoruz... Neredeyse suçlu Rüştü oldu... Evet Rüştü de suçlu... O dayakçı beslemelerden şikayetçi olmadığı için hem de çok büyük suçlu... Peki dayakçı fanatikler?.. Onlar birer kahraman! Kanal kanal televizyonlarda gezmeye başladılar.... Gazetelerde Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel''i bile kıskandıracak, boy boy resimleri ve beyanatları çıkıyor... Gerekirse aynı dayağı Rüştü''ye bir daha atabileceklerini böbürlenerek, utanmadan, sıkılmadan haykırıyorlar... Bunlar birilerinden yüz bulmasalar, cesaret almasalar, ceplerini doldurmasalar, böyle ortalıkta salına salına dolaşabilirler mi ki?

Maaşlı adam olduklarını biliyoruz... Her maç öncesi kendilerine binlerce bilet verildiğini saklamaya gerek yok... Deplâsmanlara götürülürken, uçak, otel ve günlük harcırahlarını aldıkları da gün gibi aşikâr... Onlara "Amigo" deyip hakaret etmeyelim... Amigolar, çoğu zaman gariban kişilikli taraftardır... Ama şu eli sopalı, beli silahlı olanların üstlerine giydiklerine bir bakın... 150 milyonluk "Lacoste" montlar, ceketler... Her halde ceplerinde suç aletlerinin yanında, deste dolarları da vardır... Nasıl amigoluk bu böyle?.. İşin en acı yanı, F.Bahçeli Rüştü''yü döven ve ona "Hain" damgasını vuran, tribünden aklıselim taraftarı kaçıran bu amigolara, bazı meslektaşlarımızın da adeta boyun eğmesi... Geçenlerde Kanal 6 Televizyonu''ndaki "Objektif Programı''nı" seyrederken içimiz "Cızzz" etti... Hadi, Ömer Çavuşoğlu neyse... Ama Ergun Hiçyılmaz ustamızı tanıyamadık... Hiçyılmaz, bu beslemelere "Aranızda bulunmaktan şeref duyuyorum" derken kulaklarımıza inanamadık... Yani bu sözün "Rüştü''yü patakladığınız için ellerinize sağlık, önünüzde saygı ile eğilirim" demekten ne farkı var ki?.. Yapma be Ergun ağabey, sen yapma... * * * İşte bütün bunlar, Türkiye''nin acı kaderinden bir parçacık... Aramızdaki canileri kahraman yapalım, elma ile armutu hâlâ ayıramayalım, onlara payeler, para pul verelim, sonra da "Elleriniz dert görmesin" diye teşekkür edip, yine tribünlere buyur edelim... Bu adamların bir daha tribünlerde gözükmesinden daha acı bir durum var mı şu anda?.. Onları, ömür boyu futbol müsabakalarından ve F.Bahçe''den uzaklaştırmanın çareleri düşünüleceğine, beyefendiler bazı meslekdaşlarımızla birlikte televizyon televizyon dolaşıp akılları sıra hava atıyorlar... Hadi oradan yahu... AB''ye girmek için önce insan olduğumuzu hatırlayalım... Gireceğimiz yerde, medeniyetsizlik kadar, düşünce sapıklıklarına yer olmadığını bilelim... Haksızı korumak için çırpınacağımıza, reyting düşüncesi içinde "Suçlu" damgası vurmayalım.. Neremiz doğru ki, sporumuz doğru olsun... Neremizi düzeltmek için çırpınıyoruz, neremizin elle tutulur yanı var? Medeniyete yaklaşacağımıza, galiba koşar adım uzaklaşıyoruz...

E-mail: narkan@tg.com.tr