Kaydet
a- | +A

Döner bıçaklarının satışındaki patlama belli... Maça değil savaşa gidenlerin, kemerlerine soktukları veya bir bayrakla kamufle ettikleri çelik parçaları, son günlerde havada uçuşuyor... Karşısına çıkan canlı cansız her şeye savrulan bir metre uzunluğundaki yeni bilenmiş döner bıçakları, ince kıyım kesmeyi bırakmış, kol koparmayı, insan vücudunu üçe-beşe bölmeyi hedeflemiş durumda... Kimse bunlara dur demiyor... Kimse tedbir almıyor... Kimse tekrarı olmasın diye çare üretmiyor... *** Trabzon''da Beşiktaş taraftarlarının maç bitimi savaş ilân etmeleri ne yazık ki çabuk unutuldu... Yakalanan ve göz altına alınan tek Allah''ın kulu kalmadı... Peki, elinde döner bıçakları ile kahvehane basan, polisin gözleri önünde bıçakla dolaşan fanatiklere ne oldu?.. Ne olacak ? Onlar şimdi, daha uzun bıçakları buldular, şu anda sakladıkları zulalardan çıkartmak için fırsat kolluyor... Onlar, İnönü Stadı''nın kapalı tribünlerinin yine tek hakimi... Biletleri, harçlıkları yine kendilerine sunuluyor... Serdar Bilgili''nin başkan seçilmesinde rolleri olduğunu düşünüp, faaliyetlerine yine tüm hızlarıyla devam ediyorlar... Bazılarının tinerleri bittiğinde tiner parası, bazılarının şarap şişesi tükendiğinde içki parası almak için denedikleri yollar hep aynı... *** Karagümrük semtine sopalar ve döner bıçaklarıyla saldırı düzenleyenlerden kaçı şu anda içeride?.. Bir sürü gözü dönmüş beslemeler, polisin gözü önünde adam doğramaya çalışıyor... Yoldan geçen gariban insanları korkutuyor, mallarına zarar veriyor...

Bu saldırganların tümünün televizyon kameraları vasıtasıyla çekilmiş görüntülerini milyonlar gördü... Kayıtlar hâlâ mevcut... İyi güzel de, neden ellerini kollarını sallaya sallaya ortalıkta dolaşıyor bunlar?.. Demek ki memlekete bir "Tantan" yetmiyor... Bu beslemelere aman vermeyecek yetkililerin kesin ve kararlı tutumlarını bekler dururuz... Devletin valisi, emniyet güçleri döner bıçağı ve tiner operasyonlarına başlamadıkları sürece, biz yollarda daha çok dönerci görürüz... *** Sonra diyoruz ki, stadlara aileler, çoluk çocuklar, bayanlar niye gelmiyor?.. Hangi cesaretle gelsinler?.. Hangi mantıkla, ölüme gider gibi maça gitsinler?.. Evden çıkarken tek parça, dönüşte çok parça... Ve nasıl sevsinler futbolu?.. Kanın aktığı, bıçakların, sopaların havada uçuştuğu, taşların mancınıktan çıkar gibi rastgele atıldığı bir ortamda, spor yapsak ne olur, yapmasak ne olur... Kulüpler istedikleri kadar trilyonlar harcasın... Yöneticiler bazı grupları besledikleri müddetçe, sporumuzun üzerinden kan ve vahşet eksik olmaz... Sadakanı verme, köpeklerini de salma ey yönetici... *** Kimse "Derya içinde olup da, deryayı bilmeyen balık" misali kendini kenara çekmesin... Hepimiz suçluyuz... O beslemelerin görüntülerini, fotoğraflarını yayınlayan televizyonlar ve gazeteler başta olmak üzere hepimiz suçluyuz... Bu vahşete kayıtsız kalan valisi, emniyet güçleri suçlu... Bu vahşilere cep harçlığı veren, bilet temin eden, otobüs kiralayan, otel masraflarını çeken yöneticiler suçlu... Türkiye''de en az 15 kişinin ölmediği yere yaya geçidi yapmayan zihniyet, bekliyor ki, stad çevrelerinde kopmuş kafa, kol, bacak ve sakatat görüntüleri çoğalsın... "Avrupa Birliği" diye tutturduğumuz şu günlerin kıymetini bilmeden, biz hâlâ daha Afrika ormanlarındaki vahşilerin sergiledikleri sahneleri Taksim''de, Trabzon''da, Karagümrük''te vizyonda tutuyoruz... Birileri hâlâ "Saman altına su koyverip, sonra da çıkıp üstüne vaaz vermeye" devam etsin bakalım... Bir gün, onların da boylarının ölçüsü alınacaktır elbet... E-mail: narkan@tg.com.tr