Kaydet
a- | +A

Türkiye''deki rant kavgası, sınırları arasına ne yazık ki futbolu da aldı... Daha çok yakın bir zamanda, 10 trilyonluk bir bütÇesi olan Futbol Federasyonu seçimlerinde dönen dolapları bilmeyen yok... Mafyanın parmağını soktuğu bu seçimlerde, otel odalarında bir köşeye sıkıştırılan delegelerin bir anda döneklik yapmaları keyfi değil, zorunluydu... Bir yanda federasyon üyeliği, diğer yanda sülâlesinin durumu... Tabii ki çoğunluk, tercihlerini "Lânet olsun" deyip bu işten kaçmakta buldu... Kimse böylesine "Akarçeşmenin" suyundan kolay vazgeçmez.. Ama vazgeçirilir...  Galatasaray''ın şampiyonluklara el koyması tam üç yıldır sürüyor... Memnun olmayan sadece F.Bahçeli''si, Beşiktaşlı''sı ve de Trabzonsporlu''su... O kadar... Şimdi bir Denizlispor çıkmış anasının ak sütü gibi aldığı puanlarla zirvede kalmaya çalışıyor... Bir haftalık geçici liderliklerini bir daha görürler mi o biraz şüpheli... Çünkü, bu Türkiye''de, sadece üç büyüklerden birisinin şampiyon olmasını isteyen ve bundan da büyük bir rant sağlayacak öylesine müthiş kesim var ki... Bu rantçıların ekmeğine mani olacak, üç büyükler dışındaki takımların şansını sıfır görüyoruz... Nasıl mı ? Şimdi koltuklarınıza şöyle bir yaslanın ve düşünün... Diyelim ki; Denizlispor aslanlar gibi çarpıştı ve sonunda şampiyonluk ipini göğüsledi... Denizli şehrinde bile herkesin sevineceğini hiç sanmıyoruz... Hadi sevindi diyelim... Bu mutluluk Denizli ilinin dışında asla hissedilmez... Onlar istedikleri kadar tepinsinler, istedikleri kadar "En büyük Denizli" diye hava atsınlar... Mutlu olanların yanında, Türkiye''de yüzü bir karış asılan rantçı kesimin olduğunu unutmamalıdır... Kimdir bu rantçı kesim... Üç büyüklerin bayraklarını, flamalarını, formalarını, eşofmanlarını, kazaklarını, gömleklerini, ayakkabılarını satarak büyük gelir elde etmeyi düşünen kesim... Bunlar, Denizlispor''un şampiyonluğu halinde iflas bayrağını çekeceklerdir... İşte bu kesim, inanılmayacak trilyon hesapları içindeki rantçılar, sezon ortasında başlarına gelecekleri önceden sezdikleri için, bazı illegal yollara başvuracaklardır... Açıktan teşvik primi gibi, açıktan futbolcu bağışlamak gibi, açıktan maçın hakemlerine etki etmeyi düşünmek gibi, açıktan rakip futbolcuların beyinlerini karıştırmak gibi... Kimse olur mu böyle şey diye başını sallamasın... Bir paket sigara parasına adam temizlenen Türkiye''de, kimse trilyonlarına el uzatılmasını istemez... Eğer uzatan olursa, sülâlesinin temizleneceğini bilmesi gerekir... Yahut da en azından ömür boyu başının ağrıyacağını kestirmesi gerekir... Onun için futbolumuz üç büyüklerin şampiyonluğu üzerine kurulmuş bir düzen içindedir...  Siz hiç, gerek basının, gerekse yöneticilerinin bir Anadolu takımının hakkını arayıp, bunda başarılı olduğunu gördünüz mü ? Daha uzaklara değil, geçen haftaya bir bakın... Antalyaspor''un buz gibi golü ofsayt gerekçesiyle sayılmıyor... Tık yok... Gazetelerde satır aralarında bile bu iptâl edilen golün adı geçmiyor... Aynı olayın F.Bahçe için geçerli olduğunu düşünün... Yer, gök, basın, televizyon elele tutuşmuş savaş ilân eder... Sanki herkes F.Bahçe''nin avukatı kesilir... Denizli''nin, İstanbulspor''la oynadığı ve hakem tarafından gasp edilen İstanbulspor maçındaki iki puanının hesabını kimse sormadı, sormayacak ve sonuçta da aramayacak... O maçın hakemi Kadir Tozlu, Denizlisporlu El Saka''nın ayağına kasti tekme atan Zeki''ye sarı kart bile göstermezken, yeşil-siyahlıların bir penaltısını "Es" geçerken ve ilgisiz bir pozisyonda Denizlispor''u 10 kişi bırakırken, kimsenin "Gıkı" çıkmadı... Çünkü o takım Denizlispor''du... Anadolu''nun bağrından çıkmış, kadrosunu kimsenin sayamadığı, futbolcularını yolda görse kimsenin bakmadığı bir Denizlispor''du... Onun adı eğer Denizli değil de, üç büyüklerden biri olsaydı, Türkiye ayağa kalkardı...  Kimin umurunda, Kaynaşlı''da, Bolu''da Adapazarı''nda soğuktan donan, çatırlarda cayır cayır yanan körpe vücutların dramı... Bizler bir yanda, Mahsun Kırmızıgül''ün yeni saç modeli, Serdar Ortaç''ın çıplak fotoğrafları, Ebru Şallı''nın baygın bakışları, Hülya Avşar''ın kopan düğmesi, Clinton''un Conrat Oteli''ndeki banyo yaptığı jakuzi ile uğraşalım... Umurumuzda mı kışın ortasında, Türkiye''ye AGİT için gelen, köşeye sıkıştırıp kovmaktan beter ettiğimiz Yeltsin''in intikamını doğalgaz musluklarını kapatması ile alması... Umurumuzda mı, geçen yıla nazaran ihracatımızın yüzde 4.8 gerilediği... Umurumuzda mı, milenyuma bir adım kalmışken, karanlıkta kalmamız... Umurumuzda mı, emekli kuyruklarında hayata veda edenlerimiz, trafik canavarına teslim ettiklerimiz... Biz rantçıların elinde birer oyuncağız... Stad büfeleri, otoparklar, eğlence yerleri, sahiller, mahalleler, hep rantçıların hegemonyasında... Futbolumuza uzanan kara eller, üzerimize bir karabasan gibi çöreklenmiş, Hacivat-Karagöz oynatıyor...

Türkiye''de öyle güçler var ki, bize alın teriyle kazandıklarımızı bile yedirmezler... Patlasak da, çatlasak da, isyan etsek de, düzen böyle... Yedirmezler... Yedirmezler... E-mail: narkan@tg.com.tr