Kaydet
a- | +A

Pamuk ipliğine bağlı bir maçtı...

Bir milletin deprem acılarını ekonomisinin çarpıklığını unutturacak bir maçtı...

Çok önceden vize alınması gerekirken, işi uzattığımız bir maçtı...

Ama sonunda titreye titreye çıktığımız yüreğimizin gümbürtüsünün tam tam sesleri arasında yüzümüz ak, bir mutluluk gecesi yaşadık...

Biz şanslıydık...

Böyle bir gecenin şahidi olduğumuz için...

Türkiye şanslıydı, böyle bir takımı olduğu için...

Futbol oynamadan Avrupa finallerini yakaladığımız son 90 dakika, bize tarihimizin en muhteşem maçı gibi geldi...

Ballı börekli...

Üstelik kaymaklı...



Uğurlu stad Bursa''nın tribünlerini dolduran seyircilerin heyecandan dut yemiş bülbül gibi oldukları ilk yarı bittiğinde, mutluluğu yakalayacağımızı anladık...

O, üzerimize beşli forvetle saldıran İrlanda, kazanmak için asla bir formül üretemedi...

Gole yaklaşan bizdik, oyunu hakimiyetimize alan da bizdik...

İşte bu 45 dakikayı hasarsız atlatınca, yüreğimiz daha da umut dolu ikinci yarıya çıktık...

Panik yine yakamızdaydı...

Yine ayaklarımız titriyordu...

Yine acabalarla doluyduk...

Ama dağ başını duman almıştı bir defa...

Sert adımlarla her taraf inliyordu...

Ve sonunda hedefe yürüdük...

Hem de ne yürümek arkadaşlar...