Kaydet
a- | +A

Merhaba! Balkanlar; Türkiye''nin "giriş kapısı"dır. "Kar" da oradan gelir, "bahar" da... Dikkat ederseniz; felaket uyarılarında, "Balkanlar''dan gelen soğuk ve yağışlı hava..." tabirini duyarsınız hep... Velhasıl, Balkanlar nezle olursa biz "komadayız" demektir. Oralar baharı yaşıyorsa önümüz "yaz", orada "hazan" varsa Türkiye "kış" demektir. *** Biz, bunu böyle bildiğimiz için; ülkemizin huzur ve istikrarı açısından Balkanlar''daki gelişmelere çok önem veriyoruz. Orada olanlar, belki de dünyada en fazla bizi ilgilendirir. Bu yüzden, "Bosna faciası"ndan önce "Balkanlar barut fıçısı" dedik. Bu yüzden, herkes Bosna''da barışın sarhoşluğunu yaşarken biz "Dikkat, sıra Kosova''da" dedik. Çünkü, bir sonraki durak İstanbul''dur. Son altı-yedi yıllık yayınımız tarandığında bu hassasiyetimiz, bariz şekilde görülecektir.

Balkanlar''daki gelişmeleri bütün çıplaklığıyla kamuoyuna aktarırken, zaman zaman yayınladığımız dizi yazılarla da belli konuları "derinlemesine" tahlil etmeye çalıştık.

"ZİRVE BENİM NEYİME" Mİ? Saraybosna''da bir zirve gerçekleşti. Dünyanın önde gelen bütün ülkelerinin temsil edildiği bu toplantının konusu Balkanlar''ın (yani Türkiye''nin) geleceği... Zirveyi, başlamadan önce "sürmanşetten" duyurarak önemini vurguladık. Ve Türkiye olarak en üst düzeyde takip ettik. Genel Yayın Müdürümüz Kenan Akın, bu zahmetli görevi bizzat üstlenerek, bütün gelişmeleri anında bize ulaştırdı, biz de aynı heyecanla okuyucularımıza yansıtmaya çalıştık.

"ÖNEM"İN ÖLÇÜSÜ Türkiye için bu kadar önemli olan bir konu

gazetelerimizin 1. sayfasında, "magazin"

tarafının dışında yer bulamadı. Balkanlar''ın geleceği; filan adamın, falan bardan, feşmekan kadınla beraber çıkmasından daha önemsiz midir ki, bu ''haber''e (!) yarım sayfa ayrılırken zirveye dört parmaklık yer kâfi görüldü... *** Medyamız, "haber" seçiminde nasıl bir kıstas uyguluyor bilmiyorum... Eskiden, diğer gazetelerle aynı haberi büyütmüşsek "gündemi yakalamışız" diye sevinirdik... Ama şimdi, aksi halde sevinir olduk. Refiklerimizin "önem" anlayışı buysa biz orada yokuz.

YİNE KOSOVA İşte yine Balkanlar''dan bir detay... Kosova''daki "Osmanlı yadigârı" Türk kardeşlerimiz âdeta unutulmuştu. Askerlerimiz Prizren''den geçerken, "Biz buradayız" diye "parmaklarını gözümüze sokunca" onları farkedebildik. Yıllardır oradaki diğer "mağdur"lara gösterdiğimiz ilgiyi, soydaşlarımızdan esirgedik. Bu hafta, büyütecimizin altına Kosovalı hemşehrilerimizi alıyoruz. İçlerinden biri olan Altay Suroy, yaşananları bizim için kaleme aldı. Bugünden itibaren 4. sayfada yayınlamaya başladığımız "Kosova''da unutulan Türkler" dizimizle, medyamızda layık olduğu ilgiyi bulamayan bir konuyu daha gündeme getiriyoruz.

Bizden haberler... - Erkan Avcılar, Yazıişleri''nin "beyin takımı"ndan... Redaktesini yaptığı; "Evlilik ömrü uzatıyor" haberinin etkisinde kalarak "sultanlığa" son verdi. İnşaallah öyle olur... Biz de Gülpınar ve Erkan kardeşlerimize mutlu ve uzun bir beraberlik temenni ederiz. - Genç ve dinamik elemanımız Barbaros İlhan telefondaki heyecanlı sesiyle, "baba" olduğunun haberini verdi. Tebrik eder, Allah''tan, "hayırlı bir damat" nasip etmesini dileriz. - Fotoğraf Laboratuvarı''ndan Muzaffer Gökmen''in kızı Beyza''ya "hoş geldin" der, uzun ömürler niyaz ederiz.