Kaydet
a- | +A

Merhaba! Hafta içinde, Almanya''nın kalbi Berlin''de, gazetemizin Berlin Haber Merkezi''ni açmanın mutluluğunu yaşadık. Bu şekilde, gurbeti vatan tutmuş siz vatandaşlarımızın her türlü problemini daha yakından takip etme ve yurtdışındaki insanlarımızın büyük çoğunluğunun yaşadığı Almanya''nın nabzını daha yakından tutma imkanına kavuştuk.

Vatandaşlık tartışılıyor Gurbeti vatan tutan siz vatandaşlarımızı birinci derecede ilgilendiren haber ve gelişmeleri daha yakından takip edebilmek ve en kısa zamanda size ulaştırabilmek için çalışmalarımız bütün hızıyla devam ediyor. Berlin''deki gelişmelerle birlikte Hamburg''da yaşadığınız sokaktaki olayları da anında sizlere ulaştıracağız. Almanya''da çifte vatandaşlık tartışmaları alevlenerek devam ediyor. 6 aylık uygulama, yeni vatandaşlık yasasının burada yaşayan insanımızın vatandaşlık problemine çözüm getirmekten çok uzak olduğunu gösterdi. Sanki Yasanın tek amacı, Türklerin çifte vatandaşlığını önlemek. Yeni yasa ve çifte vatandaşlık ile ilgili gelişmeleri yazarımız Ali Kılıçarslan''ın Tespit Köşesi''nde okuyabilirsiniz.

Haberleri Müdürümüz Zeki Şahin, Ozan Arif ile görüşerek, dedikodulara birinci ağızdan cevap verilmesini sağladı. Arkadaşımızı bu güzel röportajından dolayı tebrik ediyoruz.

Türkiye bildiğiniz gibi

Türkiye''ye gelince, pek değişiklik yok, bildiğiniz gibi. Bütün gazetelerin; haberiyle-yorumuyla ittifak ettiği konu çok azdır. Nadir örneklerden birini, geçen hafta yaşanan "Erbakan şoku"nda müşahade ettik. Kapatılan Refah Partisi''nin lideri Necmettin Erbakan''a, Diyarbakır DGM''nin verdiği bir yıl hapis cezasının Yargıtay''ca onaylanması karşısında basının takındığı tavırdan bahsediyoruz. Mahkeme kararlarının tartışılmaz olduğu malum. Ama bu kararın alınmasına dayanak olan kanunun, gelişmiş demokrasilere entegre olmaya çalışan bir Türkiye''ye hiç yakışmadığı da bir gerçek... Ülkeyi yönetmiş bir insanın, yıllar önce yaptığı söylenen bir konuşmadan dolayı ''2000 Türkiyesi''nde hapse girmesi izahı zor bir durumdur. Umarız, ''bin nasihat''ten sonra gelen bu ''musibet'' tesirli olur da, tekrar alevlenen "312 tartışması" ülke açısından olumlu bir mutabakatla sonuçlanır.

Yine hatırlattı... Geçen haftaki mektubumuzda, deprem hatıralarından oluşan "İkinci Hayat" dizimizin takdimini yaparken, "Depremi, değişik vesilelerle sık sık hatırlatıyoruz. Türkiye''deki insanımız, depremle birlikte yaşamasını öğrenmeli" demiştik... Nitekim, Cuma gecesi "İstanbul yine sallandı" ve "4.2''lik bir uyarı" daha aldık. Tabii, "Depreme hazır olalım"dan kastımız, geceleri dışarıda geçirmek veya balkon ve pencerelerden patır patır atlayarak kol-bacak kırmak değildi.

Nasıl ''hazır'' olacağız? Yayınlarımızda sürekli yer veriyoruz... Uzmanlar, mevcut binaların kontrolden geçirilerek gerekenlerin sağlamlaştırılmasını, yenilerinin de yönetmeliklere uygun yapılmasını tavsiye ediyorlar. Bir jeoloji uzmanının dediği gibi, tünele benzer sokaklardan oluşan İstanbul gibi bir şehirde, dışarının evinizden daha güvenli olduğunu kim iddia edebilir? Bütün bunlardan sonra da en akılcı yol, binaların depreme karşı sigorta ettirilmesidir.

Biz de hazırlıklıyız... Biz gazetecilerin de depreme her an hazır olması gerekiyor. Deprem gecenin geç saatlerinde de kapınızı çalsa, şahsi endişelerinizi bir kenara bırakarak; olayın bilgilerini sür''atle toparlayıp, birkaç saat sonra okuyucunuzun kapıdan alacağı gazeteye yetiştirmek zorundasınız. Nitekim, 17 Ağustos depreminde de olduğu gibi, 03.15''ten sonra hemen harekete geçen İstanbul''daki yöneticilerimiz, teyakkuz halinde bulunan ekibimizi yönlendirerek haberin, merkezdeki okuyucularımıza aynı gün ulaşmasını sağladılar. Katkıda bulunan herkese şükranlarımızı sunuyoruz.

Deryalara açıldık Bu hafta sizi uçsuz-bucaksız denizlere götürüyoruz. Sancağımızı dünyanın her tarafında gururla dolaştıran Türk Bahriyelisi''nin göğüs kabartan hikayesini, Denizkurdu''2000 tatbikatını izleyen arkadaşlarımız Nuri Yılmaz''ın kalemi ve Fahrettin Özyurt''un fotoğraflarından izleyeceksiniz.