Kaydet
a- | +A

Merhaba!

İki hafta önceki sohbetimizde, sayfa artışımızı müjdelemiş ve "Devamı gelecek" demiştik. İşte size yeni bir müjde!.. * * * Okuyucularımızdan uzun zamandır, "Hafta sonları sadece gazete bizi tatmin etmiyor, doyasıya okuyabileceğimiz ek bilgiler istiyoruz" şeklinde talepler alıyorduk. Bunları duymazdan gelmemiz düşünülemezdi. Çünkü, bir gazete için en büyük hazine okuyucunun arayıp isteklerde, tavsiyelerde bulunması yani gazetesine sahip çıkmasıdır.

İKİNCİ BİR Türkiye Bu sağduyulu istekleri değerlendirdik, projelendirdik ve şimdi de gerçekleştiriyoruz. Kısa bir süre sonra her hafta, gazetenizin yanında ikinci bir gazete; "Türkiye 2000" sizlerle olacak. Seviyeli magazin haberler, haftalık TV programları, bulmacalar, spor magazin, bölgelere göre ayrı ayrı düzenlenmiş şehir ve insan haberleri... Ayrıca, daha geniş bir kitleye hitap etmek için hazırladığımız fakat yer darlığı sebebiyle sizlere aktaramadığımız birçok projeyi de gerçekleştirme imkânına kavuşuyoruz. * * * Taşımakla şereflendiğimiz ve doğduğu günden beri hep yükselen Türkiye bayrağını daha büyük zirvelere götürmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Genel Yayın Müdürümüz Kenan Akın ve Avrupa Baskıları Koordinatörümüz Ali İbrahimoğlu ile birlikte gideceğimiz Frankfurt''ta da, dünyanın her yerinde ''her gün daha güzel bir Türkiye'' gayretlerimizi sürdüreceğiz.

TOPLUMUN AYNASIYIZ Yayın anlayışımıza göre gazete bir ''radar'' gibidir. Yerküreyi devamlı gözetleyerek olayları ve gelişmeleri yorumsuz olarak okuyucusuna aktarır. Bu çerçevede toplumun, gündemdeki konularla ilgili düşüncelerine tercüman olarak, yöneticilerin; yönetilenlerle örtüşen kararlar almasına katkıda bulunmak da ülkemize ve milletimize olan borcumuzdur. * * * 17 Ağustos''ta büyük bir felâket yaşadık. Yardımseverliğiyle tanınan Türk halkı, hemen o gün seferber oldu. Vatandaş, önüne çıkan"Mevzuat engeli"nin kaldırılmasını beklerken "Deprem vergisi" teklifiyle karşılaşınca şaşırdı. Biraz da "fırsatçılık" şeklinde yorumlanan bu düşünce kamuoyundan, "Yardıma evet, vergiye hayır" şeklinde cevap aldı. Aylarca tartışılan bu konu toplumun hiç bir kesiminden destek görmedi. Vatandaşın görüşü başlıklarımıza, "Ek vergi isyanı... Ek vergiye esnaf da karşı... Ek vergi kaygısı... Deprem vergisi yeni yıkım olur..." şeklinde yansıdı. Herkes, bu vergilerin piyasada zaten mevcut olan ''yangına, körükle gitmek''ten başka bir işe yaramayacağını düşünüyordu.

GÖREVİMİZİ YAPTIK Ne yazık ki, bunların hiç birine kulak asılmadı. Bir sabah uyandığında "Ek vergi darbesi" yediğini farkeden vatandaşlarımız neye uğradığını şaşırdı... Herkes şoka girdi, piyasalar allak-bullak oldu. Telefon ve fakslarımızdan kahır dolu tepkiler yağdı: "Bağcı dövmekte ısrar niye?.." Muhatabıyla bütünleşmeyen kararlardan olumlu sonuç almak mümkün değildir. Aksine, bazan "evdeki bulgurdan" da olunur. Zaten yanlış hesap da ''Bağdat''tan döneceğe benziyor. * * * Bizim görevimiz halka tercüman olmaktır ve bunu lâyıkıyla yaptığımıza inanıyoruz.