Merhaba! Güvenilir bir gazete olmanız için, yayın hayatınız boyunca tutarlı bir haber politikası izlemek zorundasınız. Bu da, haberi yönlendirmeden sunmakla, başka bir deyişle, ''emanete hıyanet etmemekle'' mümkündür. Olayları, arzu ettiğiniz yöne doğru çekerek ''zorlama'' haberler yayınlarsanız, siz etmeseniz bile gelişmeler sizi tekzip eder.
''Basında güven'' zor iştir... Benzer örneklere basında sıkça rastlıyoruz. İdeolojik zorlamalarla (ki, haberde ideoloji olmaz) yayınlanan manşetlerin yanlış olduğu ortaya çıkınca ya küçücük açıklamalarla geçiştiriliyor veya sessiz kalınıyor. Son örnek Ege Ordusu konusunda yaşandı. Bazı yayın organları, Ege Ordusu''nun kaldırılması yönündeki ''düşüncelerini'' Genelkurmay''ın kararı gibi yayınlayarak ''Ağa sırtından dost gönülledi''. Olay ''vukuundan beter'' bir noktaya gelince Genelkurmay Başkanlığı "Gündemimizde böyle bir konu yok, yazılanlar, yazanların düşünceleridir" şeklinde açıklama yaptı. Bu haber ise, ''düşüncelerin'' manşet haber olarak yayınlandığı sayfalarda ''el kadar'' yer bulabildi. ''Ordusuz Ege'' üzerinde bilgiç değerlendirmeler yapan ''büyük'' yazarlar ise o gün ''havadan-sudan veya spordan'' bahsetmeyi uygun gördü. Biz, bunun için "Sansasyon değil, doğru habercilik" diyoruz. Bu titizliğimiz sayesinde de bir gazete için en büyük hazine olan "Türkiye yazıyorsa doğrudur" güvenine mazhar oluyoruz.
''Buruk'' bir başarı... 17 Ağustos depreminden hemen sonra bölgeye intikal eden arkadaşlarımız, ıstırap ve mahrumiyetlerin her çeşidini, felâketzedelerle birlikte bizzat yaşayarak bizlere aktarmışlardı. Çekilen her fotoğraf ve yazılan her haber, bölgede yükselen feryatların yankılarıydı. Gazeteciler Cemiyeti düzenlediği bir yarışma ile ''en güzel'' deprem fotoğrafını seçti. Burada ''buruk'' bir başarıdan bahsedeceğiz. Keşke böyle bir acıyı yaşamasaydık, bu başarıdan da söz etmeseydik. Ne var ki, görevimizi en iyi şekilde yapmış olmak adına gururla ifade edelim ki, İstihbarat Servisimiz''den tam altı arkadaşımızın fotoğrafı dereceye girdi. Seçilen fotoğrafların sergisi için düzenlenen davetiyede ise arkadaşımız Osman Sağırlı''nın fotoğrafı kullanıldı. Bize ''farkı'' yaşatan arkadaşlarımız Dündar Batık, Harun Yerebakan, Mehmet Dikbayır, Mustafa Sezer, Osman Sağırlı ve Selahattin Tercan''a teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.
Bu hafta iki dizi yazı Hatırlayan herkesin içini sızlatan bir tarih var: 27 Mayıs... Tarihin tozlu sayfalarında yerini almaktan başka hiç bir emaresi kalmayan bu zorlama ihtilalin üzerinden 40 yıl geçti. Akkan Suver''in kaleminden ''Tarih olan ihtilal''in değerlendirmesini de Cumartesi gününden itibaren yayınlamaya başladık. Ayrıca, ilgiyle izlediğiniz haftalık dizilerimiz de devam ediyor. Bu hafta ise sizleri Azerbaycan''a götürüyoruz. Azeri kardeşlerimizle daha yakından tanışacak, onların sıkıntılarıyla dertlenecek, neşeleriyle sevineceksiniz. Mehmet Aydemir''in akıcı üslubu ve orijinal fotoğrafları ile buyurun Azerbaycan''a...
Güçlendik Bir süredir İHA Haber Koordinatörlüğü görevini yürüten Necmettin Batırel ağabey ''yuvaya'' döndü. ''Tanıdıklara'' tekrar kavuşmanın mutluluğunu yaşayan ve engin tecrübesi ile Yazıişleri kadromuzu güçlendiren Necmettin ağabeye ''Hoş geldin'' diyoruz. *** Mutlu bir hafta dileğiyle...

