Merhaba! Gazetecilikte en tehlikeli şey, günlük gelişmelerin rüzgarına kapılmaktır. Elbette gündemi iyi takip ederek; kalburun üstünde kalanları okuyucuya aktaracaksınız. Ama, zamanı gelince, millî ve manevi açıdan anlam ifade eden olayları da hatırlatmanız gerekir. İşte bunu yapabilirseniz "köklü ve derinlik kazanmış" bir gazete olduğunuz anlaşılır.
İŞTE BİRKAÇ ÖRNEK Azınlık hakları, soykırıma tepki, son zamanların "yükselen değerler"i... Hatta bu yüzden bütün dünya birleşip, Sırplar''ın tepesine çullandı ve öyle olmalıydı. Bütün gazeteler -biz de dahil- aylardan beri bunları yazıp çiziyoruz. Pekiii... Kerkük''teki soydaşlarımızın akıtılan kanları niçin unutuldu?
14 Temmuz, Kerkük''teki Türkmen kardeşlerimizin hunharca katledilmelerinin 40. yılıydı... Adına ağıtlar yakılan bu katliam, münferit bir olay değil, sistemli yıldırma plânının bir parçasıydı... Gel gör ki, Kerkük Katliamı''nın Yıldönümü''nde Türk basınından çıt çıkmadı... Medyamız bu olayı "unuttu".
YA KIBRIS? 15 Temmuz ise Kıbrıs''taki Türkler''e son darbeyi vurmak için Ada''da Rum-Yunan terörünün başlangıç tarihi... Aradan geçen 25 yıl, basınımızın bu trajedileri unutmasına yetti. ABD ve Avrupa''nın, Kıbrıs''ta "şöyle veya böyle" bir çözüm aradığı hassas günler yaşıyoruz. Nitekim, 25 Temmuz Perşembe günü TBMM Genel Kurulu, Kıbrıs için "Özel Gündem"le toplandı. Sayın Denktaş, Meclis kürsüsünden "olayın ehemmiyetini hatırlattı". Basınımızın, konuya duyarlı davranması ve Barış Harekâtı''nın haklı sebeplerini vurgulaması şimdi çok daha önemliydi. Ama Türkiye "maalesef" bu hususta da "yalnız kaldı". *** İşte "gazetecilikte derinlik"ten kastımız budur.
TEBRİKLER SELVER Ankara Haber Merkezimiz''den Selver Gürel arkadaşımız, terör örgütünün yaşadığı büyük çelişkiye dikkat çekti. Öcalan''ın, İmralı''daki duruşmada "Silahla hiç bir yere varılmayacağını anladık. Barış istiyoruz" gibi sözlerinin, sadece canını kurtarmaya yönelik aldatmacalar olduğu anlaşıldı. Mahkemenin "İdam" kararından sonra tırmanışa geçen terör, Gerekçeli Karar''da belirtilen "Barış isteğinde samimiyet yok" ifadesini tam doğruluyordu. Ya da Öcalan ne derse desin PKK bildiğini okuyordu. Öyleyse -samimi olsa bile- Öcalan''ın sözlerinin ne önemi vardı... *** Evet... Türkiye radarları, görünen gündemin arkasındaki detayları yakalamaya devam edecek.
ŞEHİR VE İNSAN "Delikanlı" muhabirimiz Sadık Kahraman, yıllardır ilçe belediyelerinin faaliyetlerini izliyor.... Bu altyapının da avantajını kullanarak, İstanbul halkının bilmesi gereken her şeyi bir sayfada topluyor. "Şehir ve İnsan" adını verdiğimiz bu sayfanın ilgi odağı olacağını tahmin ediyoruz.
BİZDEN HABERLER * Müessese Müdürümüz Muammer Gürbüz''ün; ağabeyinin vefatı ile başlayan "sabır imtihanı" devam ediyor. Zira, son birkaç ay içinde dayısı ve teyzesini kaybeden Gürbüz, şimdi de kayın pederini son yolculuğuna uğurladı. Isparta''da defnedilen M. Yaşar Kahraman''a rahmet, yakınlarına baş sağlığı dileriz. * Gazetemizin ilk sayısı ile birlikte başlattığı maratonu kesintisiz sürdüren "çınarlarımızdan" Mahmut Genç ağabey, dizinden bir operasyon geçirdi. Birkaç gün sonra, daha "Genç" olarak hizmete devam edecek olan ağabeyimize "geçmiş olsun" diyoruz. * Ve bir "mutlu haber..." Baskı Koordinatörümüz Mustafa Kum''un torunlarının sayısı, yarım düzineye ulaştı ... Minik Emrullah''a "Hoş geldin" der, Şimşek ailesini kutlarız. * Muhasebe Müdürümüz Basri Tekin''in kayın validesi ciddi bir ameliyat geçirdi, şifalar dileriz.
Mutlu bir hafta dileğiyle...

