Maç anlatan genç spikerlerimizin sık sık kullandığı “inanılmaz” tanımlamaları bazen aşırı kaçmıyor mu?
Bu yazıyı yazıp yazmayı uzun zamanlar beri düşünüyordum, “belki yazmama gerek kalmaz” diyerek…
Ama “değişmediği için” yazıyorum; zira “artık, sporu, futbolu TV canlı yayınlarında seyreden yüz binlerce, belki milyonlarca insanın ilgilenebileceğini” düşündüm.
Naklen canlı yayınları anlatan genç arkadaş, “durup dinlenmeden” hemen hemen birkaç dakika içinde “inanılmaz” sözcüğünü kullanıyor.
“İnanılmaz”; Türkçe Sözlük kitaplarında karşılığı şöyledir; “İnanılması güç ve imkânsız olan” anlamına gelir. İnanması imkânsız bir şey için ‘inanılmaz’ denir ama bu ‘hayatta inanmam’ ya da ‘hayatta olmaz’ manasına bir imkânsızlık değildir.”
Şimdi okuyucularıma soracağım bir soru var; “Ben “hemen her gün” hem de “futbol sahalarında ‘ceza alanının dışından, mesela 20 metreden atılan bir şut golü’ için tekrar tekrar “harika gol” desem ne düşünürsünüz?..
Sizin kentinizde ve kasabanızdaki yerel maçlarda bile, “artık” hem de bol bol “kaleye 20 metre uzaklıktan atılan şut gollerini” seyrediyorsanız, TRT’nin “canlı futbol yayınlarında, durup dinlenmeden ‘inanılmaz’ sözcüğünün kullanılması için” ne düşünürsünüz?..
O inanılmaz, bu inanılmaz, öteki inanılmaz, beriki inanılmaz, peki ama “sadece kalede 2-3 metreden atılan şutlarla atılan” gollere mi “işte inanılacak gol” diyeceğiz?..
Aslında “anlatışını, ses tonunu, yorumlarını, Türkçeyi kullanışını beğeniyorum; çok meslektaşının yaptığı hataları, yanlışları yapmıyor.
Halit Kıvançları, Orhan Ayhanları, Ümit Aktanları, Ercan Tanerleri, Bülent Karpatları, İlker Yasinleri aramıyorum.
Sadece “ses tonunu yükselterek hep aynı ‘sıfat ve zamir sözcüklerini’ çok sık kullanmasını” işaret ediyorum.
“Bir maç içinde defalarca tekrarlanan “şut görüntüleri için” böylesine bir sözcüğün “sıradanlaştırılmasına” taraftar değilim, o kadar!..
“Adını yazmadığım” genç kardeşimiz bu yazıyı okur da hak verip, düzeltir mi bilmiyorum. Şefleri “dikkatini” çeker mi; onu da bilmiyorum.

