Kaydet
a- | +A

10''uncu Cumhurbaşkanı''nın portresi

artık tamamlandı sayılır. 17 mayısta münasip bir çerçeveye yerleştirilerek gereken yerlere konulacak. Benim gönlüm Süleyman Demirel''in yeni bir "ilk"e daha imzasını atarak yedi yıldır sürdürdüğü görevini halefine bir törenle devir ve teslim etmesinden yanadır. Batı ülkelerinin hemen hepsinde yerleşmiş olan bu geleneğin bizde de başlaması ne kadar güzel olurdu. Evren-Özal örneği kendi özelliği içinde kaldı. Başka bir örnek bulamıyorsak bu daha ziyade konjonktür ve şartlar yüzündendir. Şimdi artık durum değişti. Hem Sayın Demirel daha geçen gün bir toplantıda kameralar önünde sayın halefini hazıruna alkışlatmadı mı?

* * *

Diplomaside, görevli bulunduğum yabancı ülkelerin çoğunda böyle törenlerde Devletimizi temsilen hazır bulunmuş ve bu geleneğin bizde de yerleşmesinin özlemini içtenlikle duymuşumdur. Oralarda süresi sona eren Başkanın yerine gelecek olan için daha aylarca öncesinden seçim yapılır ve yenisi "seçilmiş başkan" sıfatı ve hürriyeti ile gerekli hazırlıklarını, tabir caiz ise "ısınma hareketlerini" rahat rahat yapmak imkanını bulurdu. Bu törenlere özellikle Latin Amerika ülkelerinde hâlâ çok büyük önem verilir. Komşu ve dost ülkeler mutlaka davet edilir ve bu davetlere bazen bizzat Devlet Başkanları''nın bile katıldığı olurdu. Arjantin''de Büyükelçi bulunduğum sıralarda Başkan Guido''nun yerine Turco lakabı ile tanınan Doktor Arthuro İllia adında bir hekim seçilmişti. Adam seçimden hemen sonra yaşamakta olduğu Cordoba eyaletinden kalkmış Buenos Ayres''e gelerek yeni görevinin havasına girivermişti. Büyükelçiler onu bu sırada tanımak fırsatını bulmuştuk. Devir ve teslim töreni de çok parlak olmuş, Dışişleri Bakanımız rahmetli Feridun Cemal Erkin, Cumhurbaşkanımızın bir yaveri ile birlikte gelmiş, törene birlikte katılmıştık.

Bazen bu merasimler süresi dolan ve yeniden seçilen Başkanlar için de yapılırdı. Örneğin, akredite olduğum Paraguay Cumhurbaşkanı Alman asıllı General Stroesner''in üçüncü beş yıllık süresi için yapılan merasimde bazı Devlet Başkanları bile vardı. Buna ben de özel temsilci sıfatı ile katılmış, rahmetli Cemal Gürsel''in gönderdiği imzalı gümüş sigara kutusunu da takdim etmiştim. Bu ilgi ve dikkat pek makbule geçmişti.

Eskiden Osmanlı döneminde benzeri uygulamalar bizde de yapılırmış. Padişahların Cülus merasimlerine yabancı ülkeler hükümdarları da kalabalık heyetler, hediyeler ve behiyeler ile katılırlarmış. Şimdilerde Cumhurbaşkanlarının işe başladıkları resmi bir nota ile bildiriliyor.

* * *

Fransa''da Cumhurbaşkanları Elysee sarayında otururlar. Orasını bilmeyen yoktur. Ama yine de süresi dolan Başkan, yeni seçileni daha devir ve teslim işlemini yapmadan eşi ile birlikte sarayda kabul eder, sarayı, yeni kiracılarına gezdirir. Bizde de böyle olsa diye düşünsem pek mi acaip olur?!

* * *

Süleyman Demirel''in Çankaya sonrası yaşamını merak edenler çok oluyor. Ben etmiyorum. Çünkü yakıştırma türünden de olsa bir şeyler biliyor ve tahmin edebiliyorum. Demirel, 1960 Mayıs''ından 17 Mayıs 2000 tarihine kadar geçen kırk yıl içinde ismi etrafında hem Türkiye''de hem yabancı dünyada her bakımdan bir "Epope" oluşturabilmiş bir Devlet ve siyaset adamıdır. Keşke mümkün olabilse de bu Epope''nin hikâyesini kendi dilinden, kaleminden dinleyip okuyabilse idik. Bizde çok değerli genç yazarlar var. Ama yazık ki, bazı zenginlerin hayat hikayeleri hariç "Biyografi" türünde kalem kullanabilen olmuyor. Bu yapılabilse siyasi letaratürümüz ne kadar zenginleşir! diyorum..

Benim yarım asırdır tanıdığım Süleyman Bey, bu hali ile ne Güniz Sokağa ne de yazları komşu olduğumuz Tuzla''daki minik evine sığmaz. Zira onun Türkiye''yi çok aşan bir vizyonu, kendine biçtiği bir büyük misyonu var!. Adriyatik''ten, Balkanlar''dan, Avrasya''ya, İpek yollarından Çin Seddi''ne kadar uzanan güzergahta Türkiye adına ve Türkçe konuşa konuşa, yüklendiği işler ve görevler var!.. Hiç kimse, hiçbir şey onu bu vizyon ve misyon istikametinde yürümekten alıkoyamayacaktır.

Süleyman beye ve Nazmiye hanımefendiye "Çankaya sonrası" yaşamlarında sağlıklar, mutluluklar ve esenlikler diliyoruz!..