Dün, 2000''li yılların ilk günü idi! Her gün yeni bir başlangıçtır derler, doğrudur.. Ama niteliği bakımından, dünkü biraz daha özel ve görkemli idi sanırım. Aslında günler, haftalar, aylar, hatta yıllar nihayet belli bir takvimin bilinen bireyleri olmaktan öteye bir anlam taşımazlar.. Özel bir neden olmadıkça birlikte ve topluca hatırlanması veya kutlanması akla bile gelmez! Ama dünkü günün bir özelliği, ayrıcalığı olduğunu da kabul etmek gerekir. Bunun kutlanacak bir tarafı olmasa da hayalleri zorlayan düşündürücü bir yanı olduğu da bir gerçektir. Zira dün sadece yeni bir yıla ayak basmakla kalmadık, bundan böyle XXI. asır diye anacağımız, tanımlayacağımız yeni bir yüzyıla da hayırlısı ile başlamış olduk. Bunun hepimize, büyük Türk milletine, yurt dışında çalışan, okuyan, yaşayan insanlarımıza, bütün İslam alemine, Avrasya Türkleri''ne ve nihayet ırk, din, kültür farkı gözetmeksizin bütün insanlık alemine hayırlı olmasını candan diliyorum!
Genelde insan ömrünü aşan süreler içinde olup bitenleri bizden sonrakiler, dolaylı olarak veya tarihten izleyebileceklerdir.. Bizler ise ancak gördüklerimiz, yaptıklarımız ve yaşadıklarımız ile sınırlı olarak tarihe mal, malzeme olmak durumundayız!.. Tarihi milletler yapar, tarihçiler yazar! Peki doğru mu yazarlar? Başka çareleri yoktur.. mutlaka doğrusunu yazacaklardır! Tarih için kimileri bir bilim dalı, kimi başkaları ise bir sanat ve hüner olduğunu söylerler.. Tarih içindeki olaylar, yanlışlar, doğrular, az doğrular, hakikatler, hurafeler, hayaller karma karışık bir arada bulunurlar.. bunları inceden inceye ayıklamak, doğruyu yanlıştan hayali, hurafeden, hatta "az doğru"dan ayırarak bulmak, ortaya çıkarmak politikacıların değil ilim, bilim namusu olan tarihçilerin işidir! Bunda başarılı olabilmek hiç de kolay değildir. Eskiden bizde "Vak''a nüvis"ler vardı olan biteni yazar anlatırlardı. Bunlar ileride yazılacak tarihe kaynak oluştururlardı. Sanırım şimdi artık bu usul kalktı. Yerine yazılı resmi belgeler, zabıtlar ve şimdilerde de bilgisayarların kayıtları geçti. Tarih yazabilmek aslında çok zor bir iştir. Bu iş, bilim kadar biraz muhayyele ve biraz da çevrenin etkilerinden arınabilecek bağımsız bir karakter gücüne, fikir namusuna ve yorum kabiliyetine ihtiyaç gösterir.. Tarihçi Ernest Renan''a göre tarihçinin sanatı, marifeti "yarım-doğru" olanlardan hareketle tam doğruya ulaşabilmekte yatar!..
Tarihçiliği asıl sahiplerine ve bizden daha meraklı olanlara bırakıp biz asıl konumuza geri dönelim. Bugün hayırlısı ile başladığımız yeni yılın kendine özgü bir özelliğini -tarihçi olmasak da- görmezlikten gelmek mümkün değildir. Zira bu aynı zamanda yeni bir yüzyılın da başlangıcıdır. İleride bugünlerden başlayarak bütün bir dönemi teferruatı ile okuyacak ve öğrenecek olanlar, XXI. asırdaki bu zaman kesitini gereği gibi değerlendirebilmek imkânına da sahip olacaklardır. Bugünleri yaşayanlar ise gördüklerinin, yaptıklarının, yazdıklarının altına rahatlıkla imza atabilecekler, imzalarının yanına da 2000 diye başlayan bir tarih koyacaklardır.
Dünya ve insanlık alemi, XXI. yüzyılda çok büyük kapsamlı ve köklü olaylara ve gelişmelere aday görünüyor! Aslında bunu tahmin edebilmek ve anlayabilmek için uzun boylu bir uzmanlığa gerek bile yoktur! İçinde yaşadığımız coğrafyanın yumuşak karnı hiç bu kadar gergin olmamıştı!.. Bu, çıplak gözle bile görülebilmektedir!..
Yeni bir yüzyıla girdiğimiz şu günlerde yapmamız gereken ilk iş, bence geçen yüzyılın yani XX. asrın özellikle Türkiye açısından hatası ile sevabı ile gerçek ve sağlıklı bir envanterini çıkarıp bir analizini yapabilmektir. Bu yapıldıktan sonra gelecek için hedeflerimizi tayin etmek ve gerçekleştirmek çok daha kolay olacaktır. Mehmet Akif''in dediği gibi "Tarih bir tekerrürden ibarettir diyorlar. İbret alınsa idi eğer tarih hiç tekerrür mü ederdi?!"
Yeni yüzyıla henüz bir yılını doldurmamış yeni bir Parlamento ve bu yüce Meclis''ten çıkan üçlü, fakat güçlü ve uyumlu bir hükümetle giriyoruz. Başında yaşlı ama çok deneyimli bir Başbakan var. Her türlü maceradan uzak çok güçlü ve disiplinli bir ordumuz var! Çankaya''da Türkiye siyasi tarihinin gelmiş geçmiş en deneyimli bir devlet adamı oturuyor. Mayıs''ta seçimler olacak. Çankaya''daki görevi ve ikameti devam etse de etmese de varlığı Türkiye ve hepimiz için büyük güvencedir. Ekonomide cesaretle içmekte olduğumuz IMF ilacı olumlu etkilerini göstermeye başladı bile!.. Kırk yıllık sevdalımız AB''nin hanesine bir adımımızı attık sayılırız. Yeter ki aday olduk diye Kıbrıs''tan olmayalım. Tarih, hiçbirimizi affetmez!.. Bunun idraki içinde olmamız gerek! Deprem felaketinde halk olarak iyi, hükümet olarak kötü sınav verdiğimizi kabul edelim ve ıstırapları mümkün olduğu kadar çabuk dindirmeye çalışalım!
Bu düşüncelerle XXI. asırda "Büyük Türkiye" idealini mutlaka gerçekleştireceğine inandığımız Büyük Türk milletini kazadan beladan, hatadan, her türlü afetlerden korunmuş olarak ebediyete kadar başarılarının devamını en içten duygularla Allahü tealadan niyaz ediyorum.. Hepimize mutlu yıllar diliyorum!..

