MHK'da bir maça hakem tayin ederken özen, ilke, prensip, bunların hiçbiri yok!
Riva'da bunun hesabını soran bir yönetici de yok!
Hiç değilse çok güncel olan şunlar sorulmaz mı?
1) Atilla Karaoğlan, 10 gün önce Samsunspor Teknik Direktörünü ihraç etmiş, üç maç ceza almış. Antrenörün cezası devam ederken aynı hakemi aynı takımın kupada iç sahadaki çeyrek final maçına neden verirsin?
2) Halil Umut Meler, Yunanistan derbisini yönetiyor. Gazeteler duyuruyor, TV'ler altyazı geçiyor. MHK, iki gün sonra bu bilgiyi paylaşıyor. Oynanmış maçı 48 saat sonra duyurmak kimin fikri?
3) Aylarca maç vermediğiniz hakem, yardımcı hakem, gözlemci bir anda bakıyorsunuz, aralıksız maçtan maça gidiyor. Bunun sebebi ne olabilir?
4) Bazı hakemler, neden bazı takımların hep iç saha ya da aşırı sıklıkla aynı takımların maçlarına çıkarlar?
Bu ve benzeri soruları soramıyorsanız, "işlerine karışıyorsunuz" demektir!
Memleketin dört bir yanından hakemle ekip!
Sahadaki hakemin başarısında; ekibin iş birliğinin önemi büyüktür! Birbirini tanıyan, anlayan, tamamlayan bir ekip tercih edilir. Üst seviye müsabakalarda bu gözetilir.
Kupadaki Konya-F.Bahçe maçındaki hakem ekibi dikkat çekiciydi. Yurdun dört bir tarafından gelip Konya'da toplanmışlar.
HAKEM: Ozan Ergün (İstanbul)
1. YARDIMCI HAKEM: Murat Altan (Şanlıurfa)
2. YARDIMCI HAKEM: Mustafa Savranlar (Kayseri)
4. HAKEM: Yiğit Arslan (İzmir)
Yasin Kol dışındaki hakemlerin bir ekip olabilme imkânları yok.
Bu arada Ozan Ergün, Bandırma-Amed Sportif maçındaki performansından 48 saat sonra kupada olmamalıydı. O kırmızıyı kimseye anlatamazsınız!
"Coğrafi konum" başlarına iş açtı!
Şeffaflık, kulağa her zaman hoş gelen, sempatik bir kavramdır!
Hakem terminolojisinde; şeklen ya da fiziken ofsayt yerine coğrafi konumu ofsayt tabiri de kullanılıyor.
Ligdeki G.Birliği-G.Saray maçında çekilen çizgi ikna edici değildi. "Teknolojiye inanmak mecburiyetindeyiz" diyenler dahi şaşkındı!
VAR kayıtları açıklandı; "coğrafi ofsayt" köpürdü, Amerika-İran savaşı, Gülistan Doku konusu gerilerde kaldı!
Şeffaflık bazen böyle başınıza iş de açabiliyor.
Kural kitabı sayfa 103'te; "ofsayt pozisyonunda bulunmak bir ihlal değildir." diye yazar. Eğitimciler, bunu izah ederken, "coğrafi konum" kavramını sıklıkla kullanırlar.
MHK bildiğini okuyacak, kulüpler; VAR odasında yatsalar ne değişecek?
Bazı kulüpler, VAR odasında olanı biteni görmek istiyor!
TFF, "buyurun, gizli saklımız yok" diyor! Biliyorlar bir şey olmayacağını...
Geçen hafta G.Birliği-G.Saray maçında birer temsilci Riva'ya gitmişler.
Maçı evden seyretmeleri ile orada olmaları arasında hiçbir fark yok!
VAR odasında, o ortadaki özel camlı bölmede değiller! Kulaklık yok, VAR odasını kamera ile izleme imkânları da yok.
Üstelik VAR'ı, işleyişi, protokolü bilmezseniz; velev ki odanın içinde olsanız, ne değişecek? Müdahale mi edeceksiniz?
Haa, sarı karta, taca, kornere, öksüren VAR'ları tespit ederseniz, aralarındaki şifreli iletişimi çözerseniz o başka... Bunu eski bir VAR hakemi, o da kulaklık olursa ancak çözebilir.
Ödüllendirmeyi kafalarına koymuş bir kere!
1) Kayserispor-F.Bahçe maçında hakem Ali Yılmaz'ın performansı ciddi eleştiri konusu olmuştu!
2) Ali Yılmaz, ertesi hafta ödül olarak Kocaelispor-Göztepe maçına çıktı. Burada da skora direkt tesir eden, evlere şenlik bir penaltı verdi.
3) Üstelik ligin ilk yarısındaki Göztepe-Kocaelispor maçını da Ali Yılmaz yönetmişti. Çıkardığı iki kırmızı kart, VAR müdahaleleriyle cebine geri girmişti.
Kocaelispor-Göztepe çıkabilecek elde en az 10 hakem var! Ama MHK; hakemini ödüllendirmek istemişti bir kere...

