Kaydet
a- | +A

Ömrü boyunca o dostluklarına toz kondurmamış, ülkesine ve milletine hizmet etmekten başka bir düşüncesi olmamış sevgili ve aziz kardeşimiz Barlas artık aramızda değil.

Aramızda değil ama, sevgisiyle, arkadaş canlısı dostluğuyla, vefakâr hasleti, insancıl tavrı ve inceler incesi esprileriyle o yine aramızda yaşayacak... Yaşadığımız müddetçe unutamayacağımız hatıraları kalbimizde yerini muhafaza edecek.

Gerek parlamento hayatında, gerekse bakanlığında dürüstlüğüyle, çalışkanlığıyla, yapıcılığıyla ve herşeyden önce akılcı tutumuyla milletinin güvenini kazanmış bir arkadaşımızdı Barlas.

1965''te birlikte milletvekili seçilmiştik. Hepimiz gençtik ama aramızda en gencimiz oydu. Ancak sanki en yaşlımız oymuş gibi arkadaşlarımızı toparlar, meclis çalışmalarımıza yön verirdi.

On kişiyi geçmeyen bir arkadaşlık grubumuz vardı. "Oğuzlar" adını takmıştı bize.. "Oğuzlar" yakıştırması bizim politikadan pek anlamadığımızı, politika gereği söylenmeyecek sözleri hemen söylememizi, oylarımızı kullanırken, konuşmalarımızı yaparken hep haklı tarafa tavır koymamızı ve nihayet müzakereler sırasında gerçeği politikaya feda eden meclis grubundaki üyelere başkaldırışımızı simgeleyen bir tabirdi... Saflığımızı anlatan tabirdi...

Oğuzların en genci oydu.. Aramızdan en genç ayrılan da o oldu...

Onu çok arayacağız...

Beni her görüşünde "aramızda oğuzluğu" en çok sürdüren sensin" demişti bir sohbetimizde... "Çünkü bakanlığımda beni ziyaret etmeyen tek insansın.. Yahu insan tebrik için olsa bir defa uğrar diyordu...

O kadar çok hatıramız var ki, hangisini anlatsam... Grup müzakerelerinin birisinde bazı taktikler vermişti bize.. Sen şöyle konuşacak, o böyle konuşacak diye bir plan kurmuştu... Tabii hepimiz verilen taktikleri yüzümüze gözümüze bulaştırmıştık.. Grup toplantısından çıkarken.. Yahu ben bazı tavsiyelerde bulundum, taktikler verdim ama bir şeyi unutmuşum: "Oğuzluğumuzu"...

aramızda en espritüel, anlatımı en renkli arkadaşımız oydu. Zaten o filozof tarafıyla hayatı da bir espri olarak kabul etmişti. Bir günden bir güne ağzından bir şikayet duymadım.. Birisinin aleyhinde konuşulsa suratını asardı...

Bilmem daha nasıl anlatayım onu.. Sevgili Besim Tibuk ile arkadaşlığını dostluğunu kıskanmadım dersem yalan söylemiş olurum. Vedat Zeydanlı ve Can Pulak da yakın dostlarındandı... Son birkaç aydır onların sohbetlerinden mahrum kaldım.. Ama ne yapayım ki sağlığım pek elvermiyordu...

En son sevgili Saadettin Bilgiç''in Kadıköy''deki Eski Parlamentolular Birliğinde verdiği davette bir araya gelmiştik.. Bunun son görüşme olacağını nereden bilebilirdik...

Biz oğuzlar onu fatihalarımızdan eksik etmeyeceğiz... Cenab-ı Hakk''ın mağfireti onun üzerine olsun...

Eşi İnci Hanıma, oğlu Burak''a sabr-ı cemiller ve baş sağlığı diliyorum... Onun hatırasını yaşatacak olan ailesine, Besim Tibuk ve Vedat Zeydanlı''ya da uzun ömürler niyaz ediyorum...

Barlas bu dünyada bir hoş seda idi...

Allahü teâlâ öteki dünyada da onu aziz kılsın.