Kaydet
a- | +A

Kimse beni kınamasın.. Ne zaman aklıma gelse ben Gürbüz Azak''ı kıskanırım.. Geçmişte de, günümüzde de onun kadar Türkçemizi güzel kullanan, çoğaltan, zenginleştiren, nakış nakış işleyen, renklendiren bir ikinci isim tanımıyorum.. Evet, kimse kınamasın! Ben onu hep kıskanırım.. Onun Türkçesinde Sinan''ı görürüm, Levnî''yi görürüm, Karahisarî''yi görürüm; dilimizin mimarı odur derim.. Levnî''nin dili varsa, dilin Levnî''si de odur.. Onun yazılarını, denemelerini, şiirlerini okurken, Türkçesinin ihtişamı bir yana, düşüncelerindeki metafizik duyarlılığa, ölümü ölümsüzleştiren ruhluluğa kapılırım.. Ancak büyük filozoflar, dehâ çapındaki şâirler zaman zaman bu yoğunlukta ifade gücüne sahip olurlar..

Şiirin tepesindeki insan İnsanın her an ölecek yaşta oluşunu ne güzel anlatmış "Dünyayı ölüler yönetir" kitabında.. "Akıllıca yaşama inadımız, gönüllüce bir ömür sürmeyi unutturdu" diyor.. Bütün yazıları ve eserleriyle şiirin tepesinde duran insandır Gürbüz Azak.. "Bir gelin kiraz yıkarken ölmeliyim. Bir dost bir dostunu ararken. Ben birileri adres sorarken ölmeliyim. ......... Bir de unuttuğum mısraları var: Ben helva yiyen bir yetime bakarken ölmeliyim.. "Ben vakit varken ölmeliyim" diyor.. Ölümü bir son olarak değil, hayatı bir ölüm yoğunluğuyla yaşamanın şenliği olarak kabullenmek..

Dil ve şiir ustası Uzun soluklu insandır arkadaşım Gürbüz.. Sezâî Karakoç''un: "Biz yarış bittikten sonra da koşan atlarız" Demesinden de öte: "Biz koşa koşa, sonunda kendisini yakalayan insanlarız" diyen, bir dil ve şiir ustasıdır, Azak.. ..................... Zamanın önünde koşan insan olarak tanıyorum onu.. O, konuştukça eşyayı da konuşturur, eşyasızlığı da.. Hele duvarları bir konuşturması var ki, siz mi duvarları, duvarlar mı sizi ağlatıyor pek farkına varamazsınız.. O gün bugündür ben bir duvar dostuyum.. Eşyaları bir başka gözle deliyorum.. Mizah, yalnız zekâda kendini ele verir.. En ciddî yazılarını bile mizahla besler Gürbüz Azak.. En girift felsefî düşünceleri iki kelimeyle anlatır; hem de içinizden güldürerek..En ciddî sözleri bile kafamı gıdıklar; "insan yarındır" derken bile.. Hele matematikle bir hesaplaşması var ki anlatamam.. "Sizi Biri Arıyor" kitabını mutlaka okumanız gerek..Yetmez, "Dünyayı Ölüler Yönetir", "Kaybolan Kuyruk" adlı kitaplarını da okumalısınız.. Gürbüz Azak, filozoflar sırasına girecek kadar bir filozof, şairler listesinin tepelerine oturacak kadar da bir şairdir.. Bu konuda mübalağa ettiğimi düşünenler çıkabilir.. Ama kendi payıma konuşuyorum; onun her cümlesinde nükteyle karışık bir şiiriyet bulurum.. Değme şairlerimizin şiirlerinde bulamadığım bir şiiriyet.. "Bir gelin kiraz yıkarken" şiirini okuyun; bana hak vereceksiniz.. Zaten her kalem oynatışında bir şiir havası var; somuttan zihnî soyutlamalara götürür sizi ister istemez..Yani düz yazıdan, şiire, şiirden mizaha ve oradan da metafizik düşüncelere.. Kıskanmamak elde değil Aynı zamanda bir ressamdır o.. Estetiği hayatına, günlük yaşantısına, hal ve tavrına mal eden pek az insan vardır.. Estetik disiplin tanımaz, ama, o estetikle disiplini şaheser bir tabloda hayata geçiren ve oradan mâverâya seslenen insandır.. Günümüzü sorguladığı kadar, geleceğimizi de sorgular.. Ya o, Yunus''taki derviş hali! Nasıl kıskanmayayım ki.. Başka biri olsa, beni her gördüğü yerde tahtaları tıklatır..