Bu ülkede garip şeyler oluyor: Ateist yazar Mine Urgan''a cenâze namazı kılındıktan sonra Enternasyonal Marşı çalınıyor..
Böylesi hiç görülmedi..
Bir Allah''ın kulu çıkıp, "yahu bu mevta sağlığında bana cenâze namazı kılınmasın diye vasiyet etmiş, vasiyetini yerine getirelim" diyemiyor..
Mevtânın hem cenâze namazı kılınıyor, hem de Enternasyonal Marş''la yolcu edilmesi merasimleştiriliyor..
Arkasından "rahmete kavuştu" diyenler de var, "toprağı bol olsun" diyenler de..
Alkışlar da cabası..
Demek ateistler mevtâlarını böyle yolcu ediyorlar..
Alın size garabetlerin garabeti bir başka haber:
Başlık şöyle:
"Belediyeye sınavla
20 eşek alınacak"
"Mardin Belediyesi, çöp toplama işinde kullanılan 40 eşekten 20''sini yaş haddinden emekli ediyor. Görevden ayrılacak eşeklerin yerine sınavla 20 genç eşek alınacak. Sınav tarihi yerel gazetelere verilecek ilanla duyurulacak. Belediye Başkanı hızlı koşabilen, fazla yük taşıyabilen, inatçı olmayan eşekleri kadroya alacak. Başkan Abdülkadir Tutaşı, "yeni eşeklerin de tüm sosyal haklarını sağlayacağım" diyor..
Bu durum Avrupa Eşek Hakları yolunda atılmış önemli bir adımdır.. Demek ki, yavaş yavaş kendimizi Avrupa kriterlerine uyduruyoruz (!) Aslında Enternasyonal Marş ile gömülmekten sonra bu da atılmış önemli bir adımdır (!)
Şimdi bir başka habere geçiyorum, ama bu, ciddî bir haber olmayacak..
Haber aynen şöyle..
"1.5 milyon yarıştı
295 bini kazanacak"
Üniversite adaylarının kaderini belirleyecek Öğrenci Seçme Sınavı''nda dün yaklaşık 1.5 milyon aday ter döktü.. Bu adaylardan yalnızca 295 bini üniversitelere yerleştirilebilecek.. Öğrenci Seçme Sınavı''nda en azından açıköğretimi kazanabilmek için özel, sayısal ya da eşit ağırlıklı puanlardan birinin 105 ve daha üzerinde olması gerekiyor.. Sınav tüm yurtta genel olarak olaysız geçti."
Haber burada sona eriyor..
Yani bu yıl 1 milyon 200 bin gencimiz sokaklarda dolaşacak, pek az kısmı belki iş bulacak ama en az 800 bin genç işsiz güçsüz kalacak.. Analar babalar üzülecek. 800 bin gencimizin istikbali kararacak..
Bunlar bizim memleketimizden manzaralar..
Dış dünyaya gelince, bakınız ne konuşmalar oluyor:
Time Dergisi tarafından yüzyılın en önemli kişisinden biri seçilen, Alternatif tıbbın en büyük sözcüsü ve günümüzün en büyük filozofu Dr. Deepak Chopra, yurdumuza geliyor ve Kemer Country''de verdiği bir konferansta alışık olmadığımız bazı şeyler söylüyor:
"Zihnin beyinde değil, bütün vücutta olduğu, beynin bir teyp makinası gibi olayları not eden, bir enerjiyi başka bir enerji formuna çeviren bir âletten başka bir şey olmadığı..
İstek mutluluk, mutsuzluk, hırs, kararlılık, acı, zevk gibi bütün insanî duygular ve özellikler ''ruh''tan kaynaklanıyor."
Chopra devam ediyor:
"Gerçekte zaman yoktur. Zaman bilincin hareketidir. Gerçekte var olan sadece bilinçtir. Ve gerçekte sadece sizde dolaşan bilgi kadar yaşlısınızdır."
Chopra, konuşmasının sonunda, insanın kendi içindeki sesi dinlemesinin, iç diyaloğun her şeyden daha önemli olduğunu ve Yüce Allah''ın ruhlara yansıdığını, inançla bu metafizik duygulara erişebilineceğini anlatıyor. Aslında adam düpedüz İslâmı anlatıyor.
Yaa. İşte böyle efendim.."Men çe gûyem, Tanburem çe gûyed"...

