Kaydet
a- | +A

Bir şeyler oluyor ama, benim gibi saf vatandaşların anlayacağı cinsten işler değil.. Bazen aklım duruyor..

IMF''nin bir daha bu ülkeye adım atması kanaatimce (kanımca değil) pek kolay olmayacaktır.. Çünkü ikinci bir intihar vakası IMF''nin de intiharı olur..

Nedendir bilinmez bu IMF''nin her gelişi bir hadise ile noktalanıyor.. Son olarak bir intihar vakasına sebep oldular ki adamlar feleklerini şaşırdılar..

Sanırım işin bu dereceye varmasından sonra adamlar Washington''daki o koca binalarının ikinci katında bulunan Türkiye bölümüne bir süre kilit vurmaya kalkacaklardır.. Yazık!

IMF ne istiyor.. Karşılarındaki insan neden intihar ediyor, bunları bizim anlamamız mümkün değil.. Bizler böyle hadiseler karşısında "tesadüf" der geçeriz.. Kafamız basmadığı gibi öküzün altında buzağı aramaya da kalkmayız.. Daha doğrusu bizim gibi vatandaşlar etliye sütlüye pek karışmayız..

Borsamız inmiş çıkmış..

Borsa bu.. İner de çıkar da.. Bize mi kaldı bunun inip çıkmasını takip etmek (izlemek değil)..

Zaten bizim bildiğimiz, anlatılanlara bakılırsa bu borsa dedikleri nesne inmek ve çıkmak için kurulmuş.. Tabii bileği kuvetli olanlar bu nesneyi daha kolay indirip kaldırabiliyor..

Sanırım IMF''nin apar topar bizden kaçmasının bir sebebi intihar vakaları ise, bir sebebi de bu bilekli insanların varlığıdır.. Şahane bilek ustaları var aramızda.. Bunlara nedense bazıları "hortumcu" diyor.. Doğrusu yakışıksız bir benzetme.. Adamlar hortumluyormuş, hortumlar, size ne, bize ne.. Belki sizin bizim anlayamayacağımız bir bildikleri vardır..

Görmüyor musunuz olup bitenleri.. Kimi şiirli istifalar veriyor, kimi şâirâne nutuklar çekiyor.. Bizim gibi şiirseverler belki bir şey anlarız diye kulak kesiliyoruz.. Ne var ki bunlar "Üçüncü Yeni Ekolü" pek çıkaramıyoruz..

Bazıları da bu olup bitenleri magazinleştiriyorlar.. Önemli bir ihtisas alanı olsa gerek..

Bizim anlamadığımız bu kadar değil.. Bazı kimseler ekonomimizin rayına oturacağını, yükseleceğini ileri sürüyorlar.. Bu da anlaşılır gibi değil.. Çünkü raylar üzerinde kayan bir nesne nasıl oluyor da bir anda havaya yükseliyor.. Halbuki vaktiyle bizi hem çekim kanunları hem de ekonomimizin bir ağırlığı olduğuna inandırmışlardı.. Acayip..

Neyse.. Biz bu gibi şeylerden pek anlamıyoruz dedik ama bu her şeyden anlamıyoruz anlamına gelmemeli..

Meselâ demokratik bir ülkede yaşadığımıza kesinkes inanıyoruz.. Şuradan inanıyoruz ki, bazıları bugün yazdığının ertesi gün tersini yazabiliyor.. Serbestlik gırla..

Hükûmetle dalga geçenler mi ararsın, bakanlarla alay edenler mi, sövme ve hakaret etme serbestliğiyle coşanlar mı ararsın hepsi bizde var.. Ama yağ çekenler daha çok..

Serbestliğe diyecek yok..

Herkes serbest.. Serbestlik o kadar ileri safhada ki, istediğin zaman tok, istediğin zaman aç gezebiliyorsun.. İstediğin zaman bankaya para yatırabiliyorsun, istediğin zaman aynı bankayı soyabiliyorsun.. Kimse karışamaz. Zaten kimsenin karıştığı da pek görülmez.. Bizimki sessiz demokrasidir.. Fısıltılarla yürütülür..

İntihar bile serbesttir bizim demokrasimizde.

Tabii memur ve işçilerimiz gibi kıt kanaat yaşamak da..

Binnaz.. Binnaz.. Binnaz...