-Efendim aylık cüzi bir miktara evinizi, aracınızı, sizi sigortalayabiliriz.
“-Nasıl yani?..”
-Aracınız var mı?
“-Yok... 40 yıldır toplu taşıma kullanıyorum...”
-Anahtarı unutup, kapıda kalırsınız?
“-Komşum çilingir onu çağırırım...”
-Ya acil bir hastanelik durum olursa?...
“-Hastane evin yanında...”
-Evinizi su basarsa?..
“-Kayınbiraderim tesisatçı...”
- İş yeri onarım hizmetimiz de var?..
“-Onu bizim patronla konuşun...”
Adam aradığına pişman oluyor ve telefonu kapatıyor...
-Çünkü bir erkeğin iyi vakit geçirdiğini görmeye dayanamazlar...
“-Bir kadının yalan söylediğini nasıl anlarsınız?...”
-Dudakları hareket ediyordur.
“-Kasırgalara neden hep kadın isimleri verilir?..”
-Çünkü kadınlar da ilk geldiklerinde her işe sarılırlar ama giderken evinizi ve arabanızı götürürler...
“-Camdan bir duvara tırmanan kadın ne yapıyormuş?...”
-Öbür tarafta ne olduğunu görmek istiyor...
Önemsemezsin...
Küçücük çatlaktan sızan o suyu umursamazsın...
Ama zamanla çatlak büyür ve tüm bedenin sular altında kalır...
Oturdum Piedra Irmağı’nın kıyısına ağlıyorum şimdi...
Bu ırmak, içine düşen her şeyi taşa dönüştürmesiyle bilinir...
Keşke diyorum, keşke gözyaşlarımla birlikte şu kalbimi de bırakabilsem ırmağa ve bir taşa dönüşse...
Dönüşse de, şu sol yanımdaki ağrı bir son bulsa...
(...Paulo Coelho)
Yıldız Abla Günlüğü
-Hepimiz matematikten anlarız biraz. En azından birini hayatımızdan çıkaracak kadar.
-Diğer gezegenler de sanıyor ki Dünya’da hayat var
-Canım bile emanetken, kaybedecek neyim olabilir?
-Psikolojimiz bozuk, kanımız değil…
-İnsanlar da fotoğraf gibi; Ne kadar büyütürsen, o kadar düşüyor kalitesi.
-Bir öleni geri getiremezsiniz, bir de kaybolan güveni.
-Ne marka giyersen giy, kefen anonimdir.
Krampon...
F.BAHÇE yönetimi 3 gündür haber alamadığı Aykut Kocaman’ı bulması için Müge Anlı’ya başvurdu.
∆∆∆
SON DAKİKA! Fenerbahçe kulüp binasında hareketli saatler yaşanıyor, Malatya’da imara açılan araziler için acil koduyla yönetim toplandı.
∆∆∆
AYKUT Kocaman, otobüsüne binmeyerek sadece geri vites olan arabası ile stattan ayrıldı.
Temel’in yeri...
Temel’le Dursun gece bekçisiymiş...
Tam konservatuvarın önünden geçerken ölü bir adamın yerde yattığını görmüşler...
Temel telsizi açmış, durumu polise bildirecekken;
“-Dursun, konservatuvar nasıl hecelenir?..”
-İnan bilmiyorum...
“-O zaman bu ölüyü eczanenin önüne çekelim...”
Ana Kumanda...
(...ATV-Tatlı Sert)

