-Afrodit Hanım... Size Afrodit Hanım diyebilir miyim?... "-Hah haa... Benim cılkım çıktı siz aldınız mı?... Parmak ucunda yürümeyi sever misiniz?... Issız bir adaya düşseniz yanınıza 3 tane ne alırsınız?... Hadi bakalım..." -İbrahim Bey... Size İbo Bey diyebilir miyim?... "-Hah haa... Dünyanın en güzel kokareççisine saygılarımı sunuyorum. Urfa''da Bey vardı da biz mi olmadık?... Ben Derya Hanım ile barıştım, siz duydunuz mu?... Hem o kadar yeğen bende ne gezer?... Hadi bakalım..." -Hakan Bey... Size Şaban Bey diyebilir miyim?... "-Hah haa... İnternet''teki siteme yeni fıkralar koydum siz güldünüz mü?... Benim yeni lakabım İnterli Abuzer, duydunuz mu?... Hem İtalya Ligi''nde gol atmak o kadar kolay mı?... Hadi bakalım..." -Reha Bey... Size Reyting Bey diyebilir miyim?... "-Ha haa... Akşam televizyonda çıktım siz gördünüz mü?... Gece de Ateş Hattı''nda birini kurtardım... Praym Taym''da başka yer mi kaldı?... Hepsini doldurdum... Var mı?... Hadi bakalım..." -Hülya Hanım... Size ne diyebilirim?...
"-Ha haa... Ayol bütün ünvanlar benim... Sanatçı, sporcu, televizyoncu, avukat, doktor, baş hemşire, overlokçu... Başka kaldı mı?... Var mı?... Hadi bakalım..." -Nuri Bey... Size Nuriş diyebilir miyim?... "-Oyarım..."
İbibik -Uçan memelilere karşı merakın bir işe YARASA bari... -Sana bir ricada bulunacağım, bana bir ricada bulunma... -Ressamlıkla karın doyar mı?... DALİ misin nesin?... -Bu sokak çocuklarının dramı ne zaman TİNER?... -Karnım tok, çünkü hayatın sillesini yedim...
(İbrahim Ormancı)
Tarihten bir yaprak... -Aydınlık için 1 dakika karanlık... (1996) -Aydınlık için sürekli karanlık... (2000)
HAFTANIN HATIRLATMASI "Hafif acılar konuşabilir... Ama derin acılar dilsizdir..." (Seneca)
Dadaş''ın cigarasi... İstanbul''dan Erzurum''un bir köyüne misafirliğe giden adama ev sahibi ikramda bulunuyormuş. Yemekten sonra misafirin önüne bir kalbur yer elması konmuş. Mahçup olan misafir: -Ağa ne zehmet ettin?... "-Ne zahmeti efendi?... Farzet ki mısırlığa tökmüşem öküzler yiyir..." ... İstanbul''dan memleketine dönen Erzurumlu, karısına İstanbullu hanımların, akşam eve dönen kocalarını, kapıda nasıl karşıladıklarını anlatıyor; "-Hoşgeldin kocacığım... Üşümüşsün, yorulmuşsun gibi kibar, nazik laflar ediyorlar..." Akşam eve gelmiş. Kar, tipi, soğuk. Karısı kapıyı açmış: "-Uy kocacığım... İt gibi titriyisen..." ... İstanbul''a gelen Erzurumlu, Caddebostan''dan Kadıköy''e gitmek üzere dolmuşa binmiş. Altıyol''daki boğanın orada inecekmiş. Altıyol''a vardıklarında şoföre rica etmiş; "Kardeş... Öküzün orda ineceeedim..." ... İstanbullu, bir iş gezisi için Erzurum''a gitmiş. Sigara almak için büfeye girmiş; -Rica etsem bir kısa Camel verebilir misiniz?... "-Ne yalvarisen ki gardaş?... Ver de, verak !..."
TEMEL''İN YERİ Temel''i uçakta cep telefonu ile konuşurken gören hostes koşmuş; -Beyefendi ne yapıyorsunuz?... "-Kızım ne telaş yapıyorsun?... Biz bilmiyor muyuz tehlikeli olduğunu..." -Niye konuşuyorsunuz o zaman?... "-Ben dışarıyı aramıyorum. Bak 6 numarada cam kenarındaki arkadaşımla konuşuyoruz..."
BİZİMKİLER Engin Abi, Celaliye''deki evinde Picasso''nun birkaç tablosunu bulmuş... Müzeye götürüp köşeyi dönmeyi düşünürken, oğlu "Baba resim defterim nerede" diye sormuş... Hasan Hocam olimpiyatlardan döndü ama gittiği ilk gün sandalla gönderdiği filmler henüz gelmedi... Gelince Eminönü''nden alacakmış.... Engin Abi, sokak çocuklarına koyulan çalışma yasağını değerlendirdi, "Bu yasak benim zamanımda olsaydı, bu mevkiye gelemezdim"... Yeni elemanımız Tuncer, hızlı başladı. Kendisine sigara uzattık, "Sağolun... Ben Kızılay''cıyım" diye reddetti... Gelecek vâdediyor... Özcan Abi kafasını sağa-sola sallayarak diyor ki; "Cık"...
Benim ilgilendiklerim... Geçinmek için ne yaptığın beni ilgilendirmiyor... Neyi özlediğini, kalbinin arzuladığı şeye kavuşmanın hayalini kurmaya cesaret edip edemediğini bilmek istiyorum... Kaç yaşında olduğun beni ilgilendirmiyor... Aşk için, hayaller için bir aptal gibi görünme riskini göze alıp almayacağını bilmek istiyorum... Bana anlattığın hikayelerin doğru olup olmaması beni ilgilendirmiyor... Kendi kendine dürüst olmak için bir başkasını hayal kırıklığına uğratıp uğratmayacağını bilmek istiyorum... Benim ve kendi hatalarınla yaşayıp yaşayamayacağını; bir gölün kenarında durup gümüş ay''a "evet" diye bağırıp bağırmayacağını bilmek istiyorum. Nerede yaşadığın, ya da ne kadar paran olduğu beni ilgilendirmiyor... Keder ve umutsuzlukla geçen bir gecenin ardından, yorgun, bitap da olsan, çocuklar için yapılması gerekenleri yapıp yapmayacağını bilmek istiyorum. Kim olduğun, buraya nasıl geldiğin beni ilgilendirmiyor... Çekinmeden benimle ateşin ortasında durup durmayacağını bilmek istiyorum... Hiçbir şey beni ilgilendirmiyor. Diğer herşey bittiğinde seni ayakta tutan şeyin ne olduğunu bilmek istiyorum... (Orian Mountain Dreamer)
Günün bedduası... "-Millet Sakıp Ağa''nın, Kadir Abi''nin filminde rol alırken, sen Atilla Taş''ın dizisinde oynayasın..."

