* Mahkemedeki "İyi halim" gözetilsin... İple olacaksa sicim olmasın, giyotinle olacaksa paslı olmasın, elektrikle olacaksa demir sandalye olmasın... Coca-cola içme modelini tercih ederim...
***
* Ölmeden önce Türkiye''ye bir hizmetim dokunursa sevinirim... Yasemin''in Penceresi''ne çıkıp, dağdakileri stüdyoya toplayabilirim... Ama Yasemin Hanım hatıra olarak kafamı kesmeyeceğine söz versin...
***
* Benimle birlikte iki kişi daha (Sakık kardeşler olabilir) bulunup Taksim Meydanı''nda asılmayı talep ediyorum... Böylece, "Sallandıracaksın 3-5 tanesini Taksim Meydanı''nda bak bir daha yapıyorlar mı" sözü üzerine diğerleri eylemi bırakacaktır... * Askerliğimin geri kalan kısmını tamamlamak istiyorum. Türk bayrağının dalgalandığı her yer benim vatanım ama Batı''ya bir yere düşersem iyi olur...
***
* G.Saray artık "Alpay ve Halilagiç" arasındaki seçimi yapsın... Defans probleminin çözüldüğünü görmek istiyorum... Yoksa gözüm açık giderim...
***
* Eğer biraz daha fırsat verilirse Cem Özer''i maddi sıkıntıdan kurtarabilir, Banu Alkan''ın gerçek ölçülerini tesbit eder, Löw''ün FİFA''ya gitmesine engel olabilirim...
***
* Benim "topladığım" kan, Oktar Babuna''ya verilenden daha fazla ... Demek ki Türk halkı beni daha çok seviyor...
TEMEL''İN YERİ İki boyacı olan Temel (kısa boylu) ile Dursun (uzun boylu), bir bayrak direği boyama işini almışlar. Bu iş için ne kadar boya alacaklarını hesaplamak için direği ölçmeye çalışmışlar. Enini ölçmek kolay olmuş ama yüksekliğini ölçerken biraz zorlanmışlar... Temel, Dursun''un omuzlarına çıkmış ama direğin tam tepesine ulaşamamış. Dursun; "Ben senden uzun boyluyum. Bir de ben deneyim" deyip Temel''in omuzlarına çıkmış ama gene aynı sonuç... Oturup ne yapacaklarını düşünürken yanlarına iri-yarı bir adam yaklaşıp ne yaptıklarını sormuş. Temel''le Dursun sorunu anlattıktan sonra, adam direği söküp yere yatırmış. Boyunu ölçüp tekrar yerine diktikten sonra yoluna devam etmiş. Gittikten sonra Dursun''la Temel bakışıp gülüşmüşler: "Aptal herife bak... Biz ona yüksekliğini sorduk o bize uzunluğunu verdi..."
Birkaç haber * Dün Taksim Meydanı''nda toplanan MİLYAR-DER üyesi futbolcular transfer fiyatlarının azlığını protesto ettiler. Dernek Başkanı Alpay Özalan''ın açılış konuşmasını yaptığı mitingde, futbolcular halay çekti ve sessizce dağıldı... * Gordon Milne, yardımcısı Wilson''la birlikte Trabzonspor tesislerinin önüne çadır kurdu, "Sezonun açılmasını bekliyoruz. Takımımın başındayım" dedi. * Türkiye''nin ilk erkek hemşireleri Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu''ndan mezun oldu... Hastanedeki "sus" işareti yapan bayan hemşire tabloları indirilerek yerlerine, "Sus çakarım iki tane" işareti yapan erkek hemşire panoları asılacak.... * Sporda herşeyimiz marka oldu... Telsim Türkiye 1.Lig''nden sonra kurumlarımızın yeni isimleri; -TATLISES LAHMACUNLARI TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU... -ÖZ URFA SEYAHAT TÜRKİYE MİLLİ OLİMPİYAT KOMİTESİ... -ŞEN KASAP GENÇLİK SPOR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ...
BİZİMKİLER * Bilgehan dağıtıma geldi... Askerlik hatıralarından bir demet; "Önce kapatın camları kuşlar kaçmasın dediler", "Zaten dayak yemedim diyen kesin yalan söylüyordur", "Allah''tan yetenekliyim de az sıkıntı çektim"... * Ömer Çetin Abi, cola şişesine benzin koyup kendini yakan kızı seyrederken merak etti, "Yahu bu colada yanıcı madde mi varmış?..." * Mehmet Uluç''un televole serileri başladı... "Cin Ali mavi mürekkebe düşerse ne olur" diye soruyor?... Cevabı "Blue Jean"miş...
Türk parası ! Ünye''de bir kahvehanede üç kişi hararetli hararetli konuşuyorlar... İçlerinde biri bu ayki maaşına patronunun 20 milyon zam yaptığını, bu yüzden çok mutlu olduğunu evine uzun süredir 500 gram kıyma götürebileceğini söylerken; diğeri Beşiktaşlı Alpay''ın 600 milyarı beğenmeyip 1.2 trilyon istediğini hayıflana hayıflana anlatıyordu... Muhabbeti duyan yan masadaki iki yaşlı da kendi aralarında konuşmaya başladı; -Yahu bu bir trilyon kaç para ediyor?... "-Yaklaşık 2.5 milyon dolar falan yapıyor..." (Teşekkürler komutanım)
Kader... Ronald Opus, on katlı bir binanın tepesinden intihar etmek için aşağı atladı... Sekizinci katta cam silicileri korumak için kurulmuş ağa takıldı. Ancak Opus, dokuzuncu katın önünden geçerken pencereden gelen kurşunla ölmüştü... Kurşun olmasaydı intihar girişimi başarılı olmayacaktı... ... Silahın patladığı dokuzuncu katta yaşlı bir adam ve karısı yaşıyordu. Tartışıyorlardı ve adam kadını silahla tehdit ediyordu. Öyle sinirlenmişti ki; tetiği çekti mermi kadını ıskalayarak dışarıya yöneldi ve Opus''un kafasına isabet etti... ... Cinayetle suçlandıklarında; hem adam, hem de kadın silahın dolu olmadığı konusunda kesinlikle emindiler... Yaşlı adam uzun bir süreden beri boş silahla karısını korkutmayı alışkanlık haline getirdiğini söyledi. Öldürme kastı yoktu, yani silah kazara doldurulmuştu... ... Yaşlı kadın oğlundan mali desteğini çekmişti. Ve babasının onu silahla korkutma huyunu bilen oğul, onun annesini vuracağını umarak silahı doldurmuştu. Annesini öldürmeyi bir türlü başaramaması oğulun umutsuzluğunu arttırmıştı... Bu durum onu on katlı binanın tepesinden atlayarak intihar etmeye itmişti... (Bu yaşanmış olay; Amerikan Adli Tıp Derneği''nin ödül yemeğinde başkan Don Harper Mills tarafından anlatıldı)
Apo''nun yeni televizyon programı; ÖLECEK O KADAR...

