"-Gülümseme, karşımızdakine gösterebileceğimiz en geçerli kimlik kartıdır..."
(...Artık iyice profesyonelleştiğini gösteren Ali Taşdelen müthiş S.Ö.Z.leri)
bir film diyaloğu
(...ScarFace filminden)
"-Ben her zaman doğruyu söylerim... Yalan söylerken bile..."
hayata dair
-Kendini yalnız hisseden kimse için her yer çöldür.
...
-Ölüm korkunç bir şeydir ama insan eğer ölmeyi başaramayıp sonsuza kadar yaşasaydı bu daha korkunç olurdu.
...
-Eğer yalnızlıktan korkuyorsanız evlenmeyin.
...
-Bu ölümlü dünyada mutlak bir mutluluk yoktur. Her mutluluk kendi içinde bir zehir taşır, yahut, dışarıdan gelen bir zehirle zehirlenir.
...
-Aşılmasına imkân olmayan hiçbir duvar yoktur.
...
-İki mükemmel insan asla birlikte olamaz. Çünkü mükemmel kadın 1. seferde evet demez, Mükemmel erkekse 2. şansı vermez.
(...P.Cehov)
itiraf reyonu
(...isim: m.a.t. şehir: istanbul ...yaş: kırk üç)
Kızım anlattı;
Okulda öğretmenlerinden birisi yazılı yapmış. Hani, öğretmenler yaptıkları sınavı kontrol etmek için kendilerine bir cevap anahtarı hazırlarlar ya; o da hazırlamış kendine ondan bir tane, pilot kalem kullanarak...
Dalgınlığıyla ünlü olan bu öğretmen birkaç gün sonra sınav notlarını okumak için derse girdiğinde sınıfa dönüp önce güzel bir fırça atmış;
"-Biriniz hem pilot kalem kullanmış hem de adını yazmamış kâğıdına" diye...
Üstelik not vermiş bir de o kâğıda 70 olanından...
(omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...)
tuzaktan kumanda
(...TV 8 / Bay Tahmin)
MURAT ÖZARI: Elbistan'dan bir mesaj gelmiş.
FİKRET ENGİN: Yurt dışından mesaj alamıyoruz ki, nasıl gelmiş?...
MURAT ÖZARI: Elbistan Antep'te abi!... Ne yaptın sen?...
FİKRET ENGİN: Haa, Türkiye'deki Elbistan... Tamam o zaman...
MURAT ÖZARI: Maraş'taymış zaten...
temelin yeri
Temel'in tavuğu bir türlü yumurtlamıyormuş... Dursun akıl vermiş:
"-Biraz hamsi yedir, tesirini göreceksin..."
Bir hafta sonra tekrar karşılaşınca Dursun sormuş:
"-Nasıl... Hamsi tesir etti mi?..."
"Etti etti" demiş Temel;
"-Eskiden 'gıt gıt gıdak' diye ötüyordu, şimdi 'cit cit cidak' diye ötüyor..."
kadınlar & erkekler
(... "Bir kadının diğer bir kadına söylerken asla duyamayacağınız sözler" Yıldırım Tuna'dan)
-Hayatım bu elbise vücudunu çok iyi sarmış... Çok da gençsin harika yakışıyor...
...
-Ah bak!.. Şu kadın, üzerimdeki elbisenin aynısını giymiş... Gidip onunla hemen tanışmalıyım...
...
-Eski kocamın yeni çıktığı kız o kadar zarif ve güzel ki sana anlatamam... Birbirlerine ne kadar yakıştıklarını inan tarif etmek mümkün değil...
...
-Kocam benden çok kazanıyordu, onun için boşanmak zorundaydım..
...
-Beni ne avukatlar, ne doktorlar istemedi... Allah önüme altın kalpli daha az kazanan bir kamyon şoförü çıkardı, zaten ondan başkasıyla asla mutlu olamazdım..
...
-Oturma odamızı badana ettireceğiz, kocam renk seçiminde asla bana yardımcı olmuyor... Koltuk yüzlerini seçerken de öyle yaptı, sinir oluyorum...
...
- Şimdi fark ettim... Bu elbise basenlerimi büyük gösteriyor.. Benim basenlerim zaten büyük!..
bizimkiler
Raşit'le Sırrı, dünü birlikte geçirirken birçok bombaya da imza attılar... Biri şöyle;
Raşit iki turisti ilginç bulup fotoğrafını çekmek istiyor...
Epey uğraştıktan sonra derdini bir türlü anlatamıyor ve Sırrı'yı çağırıyor, "İletişimi sağlasın" diye...
Sırrı geliyor turistlerin yanına ve Türkçe olarak şöyle diyor;
"-Merhaba... İngilizce biliyor musunuz?..."

