6 aylık hamileyim. Hamilelikten önce de kansızlık problemim mevcuttu. Çok çabuk yoruluyorum ve çarpıntım oluyor. İlaç kullanmamda sakınca var mı? (B.S-Şereflikoçhisar) Anemi, hamatokritin % 30''un altında veya hemoglobin yoğunluğunun 10 gr/dl''den az olmasıdır. Bu durum tüm hamileliklerin % 15-25''inde istenmeyen olaylara neden olabilir. Demir eksikliği, hamilelik anemisinin en sık rastlananan sebebidir. Ve vakaların % 75''inden sorumludur.
Hamile olmayan ve demir seviyesi yeterli bayanlarda, alınan demirin yaklaşık % 10''u emilir. Normal diyette 10-15 mg. demir bulunduğunda, böyle bir kişi besindeki 1.0-1.5 mg. demiri absorbe edebilir. Hamilelikte artan demir ihtiyacını karşılamak için, demir emilimi artar ve besin kaynaklarından alınan demirin % 20''si emilir. Hamile bir bayanın günlük demir ihtiyacı 1000 mg''dır. Bu miktarın bir kısmı anne, bir kısmı da bebek için kullanılır. Günlük demir ihtiyacı, normal diyetle edinebileceğin biraz üstündedir. Gerçekte hamilelikte demir ihtiyacı sabit değildir. Eğer alınan besinler tüm demiri sağlayabilecek nitelikte değilse, diğer potansiyel kaynak, annenin demir depolarıdır. Bayanların üçte ikisinde demir depoları boştur. Bu oran şüphesiz hamilelik sayısı artan bayanlarda ve özellikle hamilelik arası kısa olanlarda daha yüksektir. Doğumdan sonra annenin demir depolarını besinlerden yararlanarak doldurabilmesi için iki yılı aşkın bir süreye ihtiyaç vardır.
Besinlerdeki demirin yetersiz olması ve annedeki demir depolarına güvenilmemesi nedeniyle hamile bayanların tümüne demir takviyesi gerekmektedir. Demir eksikliğinin en sık rastlanan belirtileri yorgunluk, halsizlik, çabuk yorulma, çarpıntı, uyku hali... Bunlara ek olarak bazı hastalar da demir eksikliğine buz-kil-nişastaya aşerme şeklinde belirti verebilir. Hastanın ihtiyacına uygun demir tedavisine hap, solusyon veya enjektabl formlar ile başlanır.
Adet öncesi şikayetler 32 yaşında ve 3 çocuk annesiyim. Adet öncesi dönemde çok sinirli ve çevremdekilere kırıcı oluyorum. Bu konuda yardımcı olur musunuz? (K.H-Bolu) Adet öncesi dönemde görülen başağrısı, göğüslerde gerginlik, karın şişkinliği, çabuk öfkelenme, ağlama nöbetleri ve abur-cubur yeme gibi belirtilerden oluşan kompleks premenstruel sendrom adıyla tanımlanır. Yaşamın otuzlu-kırklı yıllarında daha yaygın olarak görülür. Belirtiler sıkluş ortasında veya adet öncesi dönemde belirir ve şiddeti giderek artar. Bayanlar, bu dönemde diğer zamanlarda önemsemeyecekleri durumlara karşı daha duyarlı ve asabi olurlar. Premenstruel sendromda görülen belirtilerin sebebi kesin olarak bilinmemektedir. Nedeni bilinmeyen birçok hastalıkta olduğu gibi, bunda da bazı tedavi yöntemleri ileri sürülmüştür. Yine de her kişinin özel olarak değerlendirilip, ona göre tedavisinin ayarlanması gerekir.

