Kayıtlar, cinayet kurbanlarının % 57''sinin katil ile akrabalık ilişkisi bulunduğunu veya onu tanıdığını göstermektedir. Saldırganların ırzına geçilenlerce tanınıyor olması, ırzına geçilenin saldırıda suçlu taraf olduğu kanısına temel oluşturmamalıdır. Federal Araştırma Dairesi''nin Birleştirilmiş Suç Raporu, saldırıya uğrayan kişilerin, tahrikinin söz konusu olduğu cinsel saldırı olaylarının % 4''ten daha az bir oranda bulunduğunu belgelemektedir.
Cinsel saldırıya uğramış olan 65 yaşın üzerindeki kimselerin yüzde oranı, 65 yaşına ulaşan genel nüfusun yüzde oranından daha hızlı bir şekilde artış göstermektedir. Bu yaşlı grupta ırza geçme olaylarının sıklığı, son 15 yıl içinde % 800''den daha fazla bir artış göstermiştir. Irza geçen kimseler çoğu kez savunmasız görünen (mesela yakın çevrede yaşayan, küçük yapılı, yaşlı, yalnız) şahısları seçerler. Bazı ırza geçen kimseler açısından, ırzına geçilecek kişinin bir hedef haline gelmesi için sadece kadın olması yeterlidir. Irza geçen kimselerin yaklaşık olarak % 45''i 25 yaşın altındadır. % 30''u 18-24 yaş arasındadır. Bunların çoğu suçu birden fazla işlemiş olan kimselerdir. Yapılan araştırmalar suçluların ruhsal bozukluklarının yanısıra topluma uyumsuzluk durumunun bulunduğunu ortaya çıkartmıştır. Saldırıya yöneltici dürtünün cinsel açıdan ziyade, saldırıya uğrayanı küçük düşürme, korkutma ve aşağılama şeklinde olduğu görülmektedir.
Irza geçme olaylarının 3 temel çeşidi vardır. Birincisi güç kanıtlamaya yönelik ırza geçmedir ve en sık olarak görülenidir. Tüm olguların % 50''sinden biraz fazlasını oluşturur. Irza geçen saldırgan, genellikle gelişim bozukluğu ve çoğunlukla 18 yaşın altındadır. Saldırı önceden tasarlanır. Bu tür saldırganlar yetersizlik ve güçsüzlük hislerini düzeltmek amacıyla suçu çok kere tekrar işlerler. İkinci tür öfke ve intikam amacına dayalı ırza geçmedir ve olayların % 40''ını oluşturur. Diğer gruba nazaran saldırganlar kurbanlarına daha ağır derecede bedensel kötü muamelede bulunurlar. Psikolojik olarak amaç saldırıya uğrayan kimsenin yıkıma uğratılmasıdır. Önceden planlanmaz, haksızlığa uğradıkları şeklinde bir hisse kapıldıkları zaman harekete geçerler. Üçüncü grup sadistçe ırza geçme başlığındadır ve tüm saldırıların % 5''ini oluşturur. Genellikle kurban ölür ve kayıtlara cinayet kurbanları olarak geçerler. Bu nedenle belki bu grup oranı çok daha fazladır.
Sadistçe saldırıda bulunan kimselerin hikayesinde sıklıkla eşine ve çocuğuna yönelik kötü muamele olayları bulunmaktadır. Bu tür saldırganlar genellikle psikoz tanısı konan kişilerdir.

