"Sigaranın, kadınlarda daha çok tahribata yol açtığı söyleniyor. Bu doğru mudur?" (S. Y.-İzmir)
Sigara içimi kadınlarda en önemli önlenebilir ölüm ve hastalık nedenidir. Sigara içiminin zararları hakkındaki tıbbi delillerin gittikçe artmasına rağmen Amerika''da 22 milyondan fazla kadın sigara içmektedir.
Türkiye''de henüz sağlıklı bir istatistik sayı olmamasına rağmen gün geçtikçe artan sayıda Türk kadını sigara içmektedir. Lise öğrencileri arasında sigara içme yüzdesi 1991 yılında % 27 iken, 1995 yılında % 35''e yükselmiştir. 1995 yılında yapılan; Gençlerde Riskli Davranışlar Araştırması''nda liseli kızların % 34.3''ünün son 30 gün içinde sigara içtiklerini belirtmişlerdir. Genç kızlık dönemi kadınların çoğunun sigaraya başladığı kritik bir dönemdir. Erişkin sigara içicilerin % 90''ı ilk sigaralarını 20 yaşından önce içmiş ve % 77''si 20 yaşından önce her gün düzenli sigara içer olmuşlardır. Kadınların pek azı 20 yaşından sonra sigaraya başlamaktadır. Yoksulluk içinde yaşayan ve liseden daha az eğitim görmüş kadınlarda sigara içimi daha fazladır. Gebe kadınların % 20-30''u sigara içmeye devam ederek kendilerini ve bebeklerini birtakım kötü olayların riskine atmaktadırlar. İş yerinde ve toplu bulunulan yerlerde sigara içimini yasaklayan politikalar, 1992 ile 1993 yılları arasında her gün sigara içen kadınların önemli bir kısmının zaman zaman sigara içer hale gelmesine yardımcı olmuştur, ancak sigara içen kadın sayısında bir değişiklik olmamıştır. Sigara içen kadınların % 70''i sigarayı bırakmak istediklerini belirtmişlerdir. Her yıl %34''ü bırakmayı denemekte sadece % 2.5 kadarı bırakmayı başarabilmektedir. Sigara dumanında 2500''den fazla kimyasal madde mevcuttur. Bunların çoğunun sağlık üzerine etkileri bilinmez. 300 adet kanserojen madde içerdiği belirtilmiştir. Sigara içimini kötü etkilerinden sorumlu olduğu düşünülen iki ana madde nikotin ve karbon monoksittir. Hem aktif hem de pasif içicilerde duman, solunum yolu ile alındıktan sonra akciğer damarlarıyla kana emilir. Sigara tüm kanserlerin yaklaşık % 29''undan sorumludur. Kadınlarda kanser ölümlerinde ilk sırayı 1987''den beri akciğer kanseri almaktadır. Sigara içen kadınların akciğer kanserinden ölme riski içmeyenlerden 12 kat fazladır. 10 yıl süreyle sigara içmemek akciğer kanseri riskini sigara içmeyenlerin seviyesine indirir. Sigara içimi yemek borusu, soluk borusu, böbrek, mesane, pankreas ve rahim ağzı kanseri riskini artırır. Sigara 65 yaşından küçük kadınların kalp damar hastalık nedenli ölümlerin % 55''inden sorumludur. Bu grup hastalık riski sigara içenlerde içmeyenlere oranla 4 kat fazladır. Sigarayı bıraktıktan 2 yıl sonra koroner arter hastalığı riski hiç sigara içmemişlerin seviyesine iner. 35 yaş üzerinde olup doğum kontrol hapları kullanırken sigara içen kadınlarda derin damarlarda pıhtılaşma, kalp krizi ve beyin damar problemleri riski yüksektir. Bu nedenle 35 yaşın üzerinde sigara içenlere doğum kontrol hapı genellikle tavsiye edilmez. Sigara içen kadınlarda erken menopoz, erken kemik erimesi, düşük yapma riski, düşük doğum ağırlıklı bebek doğurma riski sigara içmeyenlere göre daha fazladır.

