Bilgili ve Beşiktaş camiası bu tip fikstür güçlüklerine ve uluslararası takvimlere artık alışmalı. Avrupa''da Şampiyonlar Ligi''nde oynamak nasıl büyük bir hava veriyorsa, tabii ki; güçlükleri de olacak.
Beşiktaş''ın kadrosu bu büyük savaşlar için yeterli mi?
Bence yeterli değil. Sezon başından beri orta saha ve forvete bir adam gerek diye yazıyoruz. İtalyan teknik direktör Scala adeta bizden biri gibi, "Benim oyuncuya ihtiyacım yok" diyor. Yöneticilerimiz, bu tip yabancıları doğrusu pek severler!
Yazının başlığında Beşiktaş''ın arka bahçesi diye bir ibare var. Arka bahçede neler oluyor? Şimdi hep birlikte göz atalım.
Fevzi: Shorunmu gibi klas bir kalecinin yedeğinde bekliyor. Büyük bir kabiliyet. Kalecilik uzun maraton, öğreneceği çok şeyler var. Bu kendisi için bir şans.
Murat Alaçayır: Kendisine Beşiktaş''ta çok şans tanındı. Bir türlü isteneni veremiyor. Yeterli değil. Beklediğimiz gibi olsaydı, Scala, Nihat''la bir taş gibi daha rahat oynayacaktı.
Rahim: Şifo''dan sonra takımın en tecrübeli futbolcusu, tipik bir defans futbolcusu. Benim çok beğendiğim bir adam. Son maçlarında onu biraz ağır buldum. Bu durgunluk eminim ki Rahim''in olgun yaşından ileri gelmiyor. Daha sıkı ve istekli çalışırsa eski bıçak gibi Rahim yeniden doğar. Defansın ona çok ihtiyacı var.
Bayram: Giderek güç topluyor. Zaten klas bir Avrupalı. Kendisinden çok şey bekleniyor. Münch''ün alternatifi. Ali Eren: Sadece Beşiktaş''ın değil, Milli Takım''ın da gözbebeği olabilir. Çok önemli bir stoper. Yeter ki; eski gücüne kavuşabilsin ve orada durabilsin. Kulağımıza özel hayatı ile ilgili bir futbolcu için tehlike sayılacak bilgiler geliyor. Kondisyonu 90 dakikaya çıkarsa, Beşiktaş''ın stoper problemi ortadan kalkar. Ayhan: Nerede G.Antep''teki Ayhan? Beşiktaş''a büyük ümitler ve paralarla geldi. Fakat, önce zihnen yeni kulübüne adapte olamadı. Ardından, dağınık bir özel hayat ve sakatlıklar, formsuzluklar geldi. Adana''da tribünde beraberdik. Yedek bile soyundurulmamıştı. Sebebini sorduğumda, "Dün gece bağırsaklarım bozuldu" cevabını verdi. Hakan Şükür diye bir adam var. Bırakın bağırsak bozulması, zehirlendi. Buna rağmen, çıkıp İsveç maçında elinden gelen bütün gayreti gösterdi. Ayhan, herşeyden önce bu örneği görmeli. Beşiktaş orta sahasında acilen forma giymeli. Bu bir yerde iş ahlâkı yönünden de çok önemli.
Şifo: Kaptan Türkiye''nin yetiştirdiği en büyük oyunculardan. Bu sene ilk 11''de oynayıp, önümüzdeki sezon futbolu bırakmayı düşünüyordu. Fakat Scala ondan önce davrandı, Şifo''yu yedeğe aldı. Yaşlı bir oyuncu olduğu için, oynatılmadığından, Şifo da süratle düştü. Bundan sonra Şifo''dan faydalanmak istiyorsanız, hem kondisyon, hem de psikolojik olarak çok özel bir muameleye tabi tutacaksınız. Yıldızlar kolay yetişmiyor. Başrol oyuncusuna sık sık üvertür oyuncu görevleri verirseniz, onu bir daha zor bulursunuz.
Fazlı: Antalya''daki performansından eser yok. Orada kontratak oyunu ile göz dolduruyordu. Burada şanssız sakatlıklar, Fazlı''yı çapından düşürdü. Sonra da bir türlü toparlanamadı. Biraz dağınık, pres yemekten hoşlanmıyor.
Yukarıda Fazlı''dan bahsederken; Beşiktaş''la ilgili önemli bir probleme de değinmek istiyorum. Kartal, rakiplerinden devamlı pres yiyor. Bu ise oyuncuların bir bölümünü bozuyor. Beşiktaş''ın kondisyon problemleri olduğu muhakkak. Başka türlü Kartal''a pres yapmaya kim cesaret edebilir?
Beşiktaş''ın arka bahçesinde bir başka önemli sıkıntı da, yöneticilerin futbolculara fazlaca sahip çıkmasından kaynaklanıyor.
Leeds''ten 6 gol yeniyor. Yöneticiler, futbolculara "üzülmeyin" diyor. G.Antep''ten sonlara doğru üst üste 3 gol birden yeniyor. Yöneticiler gene takımın yanında yer alıyor. Sadece Ahmet Hamoğlu''nu bu cümlenin dışında tutmak istiyorum. Olgun yaşı ve tecrübesi, ona diğerlerinden farklı bir özellik veriyor. Hamoğlu, normal olarak, başarıyı ödüllendirmek, başarısızlığı ise cezalandırmaktan yana. Doğrusu da bu...
Yazımı bir Nasreddin Hoca fıkrası ile bitirmek istiyorum. Hoca''nın evine hırsız girer. Her kafadan bir ses çıkmaya başlar.
"Hoca kapını kapattın mı?" "Hoca pencereler açık olmasın." "Canım o kadar para evde masa üstünde bırakılır mı?" "İnsan hırsıza karşı dikkatli olur." Hoca bütün bunları dinledikten sonra, dayanamaz ve patlar: "Yahu herşey tamam da, bu işte hırsızın hiç mi suçu yok?"

