Kaydet
a- | +A

Kurulunun üzüntüsüne mi ortak olmaya çalışsam bilemiyorum... Scala, yerli kumaştan İngiliz takım elbise yapmaya çalışan bir terzi gibi. Bir provada sevinçli, diğerinde ise üzgün. Çünkü elbiseyi sahibinin üstüne bir türlü oturtamayan terzi gibi. Aslında gerçekler daha acı. Biz Türk futbolu olarak, bir haftada iki veya üç maçı henüz çıkaramıyoruz. Avrupa Şampiyonu Galatasaray, verdiği büyük savaştan sonra ancak iki maç çıkarabildi. Rakiplerimizin İtalyan olması ise bizim için bambaşka bir dezavantaj teşkil ediyor. Milan''ın kadrosunu dolara vurun, bir de bizim takımın fiyatını hesaplayın. Aradaki İtalyanlar adına büyük farkı hemen göreceksiniz. Ayrıca İtalyanlar bu işi kuralına göre oynuyor! Guiseppe Meazza''da Polonyalı hakemin maçı Milan''a bir tepsi içinde nasıl sunduğunu gözlerimle gördüm. Dün gece de değişen birşey yoktu. İsimsiz Alman hakem, Mehmet''e yapılan bariz faulü vermedi. Yasin''in topa girişine faul düdüğü çaldı. Serbest atıştan gelen top ise Milan''ın hakem tarafından uydurduğu ilk goldü. Daha sonra kornerden gelen topu Shorunmu''nun seyretmesi ile ikinci golü de kalemizde görüverdik. Shevchenko, İtalya''da olduğu gibi her türlü aktörlüğü yaparken Alman hakeme Ukraynalı''yı sadece seyretmek düşüyordu. Bizim arkadaşlarımız, son sıralarda hakemleri eleştirmemeyi bir üstünlük ve tarafsızlık olarak görmeye başladı. Yapılan rezaletler kimsenin umurunda olmamaya başladı. Bunlar, hepsi Türk düşmanı olarak sahaya bilinçli çıkan adamlar.

Beşiktaş, tabii ki, dün gece başarısızlığını sadece hakemin hatalarına yüklememeli. Milan, oyun başlar başlamaz Beşiktaş''a öyle bir pres koymaya başladı ki, siyah-beyazlı takımın gol olabilecek ilk atağı 29.dakikada meydana geldi. Ahmet-Yasin duvar pasında Ahmet topu yan filelere vurunca golden olduk. İlk yarı biterken bu pozisyonun tekrarını Mehmet yaptı ve çok güzel bir pozisyonda topu kaleye gönderemedi. Beşiktaş''ta Khlestov''un sağ taraftan gollük orta yapması gereken iki pozisyonda topu kazık gibi yan filelerin üzerinden auta atmasını pek yadırgadım. Defansta hiç birşey yapamayan bu oyuncu Ali Eren''i de zor durumlara düşürdü. Tayfur ve Karhan, ilk yarıda defansa biraz daha yardımcı olsalardı, o kafa gollerini yemeyebilirdik. Yalnız Beşiktaş''ta aksayan çok önemli bir yer kaleci Shorunmu''nun file bekçiliği. Herkesin bayıldığı o yaşlı kaleci, genç bir kalecinin yapması gereken ani supleksleri ve çıkışları yapamıyor. İtalya''daki Milan maçından sonra "Fevzi yavaş yavaş ısınmalı" diyerek teknik yönetimin dikkatini çekmiştim. Kimse oralı bile olmadı. Shorunmu bol bol golleri yemeye devam etti. 6 tane Leeds''ten, 4 tane Antep''ten, bir kafa Galatasaray''dan, 2 kafa da Milan''dan... Yok mu buna dur diyecek? Scala gibi tecrübeli bir teknik direktör, Fevzi''yi hâlâ çözemediyse hayret... Maçın ikinci yarısında Beşiktaş tribünleri, siyah-beyazlı takımın baskısını görerek takımlarını büyük bir destekle motive etmeye çalıştılar. Bu da bizim yanlış yorumlarımız arasındaydı. 2-0''dan sonra adamlar oynamadılar, sakatlıktan yeni çıkmış yıldızlarına şans vermeyi denediler. Beşiktaş ise boksör Nouma''nın yokluğunu acı şekilde hissetti.