Kaldı ki, F.Bahçe böyle ahım şahım transferlerle şampiyonluk kovalayacak bir ekip görüntüsünde de değil. Oyuncular, taksit taksit oynuyor. Adeta sahneye sırayla giren aktörler gibi.
Baliç''ten çok şeyler ümit ediliyor ama 1.5 sene gol atmamış bir adam futbolu önce beyninde kaybetmiş. Golcü Andersson, tipik bir emekli namzeti. Kafasına indirilen topları, yavaş şutlarla kaleci Süleyman''a atıyor. Revivo, sözüm ona kaleye çakıyor, top bırakın çerçeveyi, taç çizgisinden dışarı çıkıyor. Lazetiç pır pır.. Bir görünüyor, bir yok oluyor. Yusuf oyuna çok iyi bir giriş yapıyor, 3-5 ataktan sonra onun da pili bitiyor. Abdullah, 10 dakikada bir görüntüye geliyor. Bir-iki dakika hareket ve dokuz dakika istirahat.
F.Bahçe''nin hem orta alanda hem de ileride seyircinin baskısı ile birşeyler yapmaya çalıştığı ilk yarıda inanın sadece 3 gollük pozisyon vardı. 39.dakikada Andersson''un Süleyman''da kalan sert kafa vuruşu; 42.dakikada Erdoğan-Ozan verkaçında Rüştü''nün önlediği gol ve 44.dakikada Ogün''ün köşeye giden fakat Süleyman için çıkarılması güç olmayan frikiği... Rizespor''un defansta Omar liderliğindeki kurgusu, ortada Kâzım, Devran ve Mutlu''nun güzel hareketleriyle devam ediyor. İlerde ise Erdoğan ve Tetteh biraz yalnız kaldıkları için randıman veremiyor. İkinci yarıda iki önemli faktör, F.Bahçe''ye galibiyeti getirdi: 1.Mustafa Denizli''nin oyunu iyi okuması. 2.Hakem Oğuz Sarvan''ın eyyamcılığı. Denizli, Revivo ve Andersson''u oyundan almış, Rapaiç''le, Mert Meriç''e görev vermişti. İkinci yarı başlar başlamaz Oğuz Sarvan, en ufak bir faulde bir de sarı kartla cezalandırdığı Rizeliler''e 52.dakikada indirici darbeyi vurdu. Omar, cezayayının biraz dışında Baliç''in ayağındaki topa hafifçe dokunup ayağını geri çekmişti. İşte bu yılların kurdu Oğuz Sarvan için kâfi bir gerekçeydi. Önce faul, sonra sarı kartı bastırdı, ardından da Rapaiç''in gerçekten nefis frikiği F.Bahçe''ye rahat nefes aldırdı. Denizli daha sonra doğru bir kararla Yusuf''u da oyundan alıp içeriye Ali Güneş''i soktu. Bütün bu çabalar, tecrübeli bir teknik direktörün yapması gerekenlerdi. Ancak, eldeki malzeme, azimli, F.Bahçe''yi tanıyan ve ortaya varını yoğunu koyan bir ürün değildi. Maç kazanıldı, o kadar. Bilmiyorum, tiribünleri doyurmadan kazanılan maçlar bir takımı şampiyonluğa ne kadar taşıyabilir.

