Türkiye Gazetesi E-Gazete
Arama
Kaydet
a- | +A

Hadis-i şerifte buyuruldu ki: "Allah korkusundan ağlayan, Cehenneme girmez."

Sual: Yapılan ibadetleri, başkası görsün beni takdir etsinler diye yapmak, imanı tehlikeye sokabilir mi?

Cevap: İbadet, Allahü teâlânın rızasına kavuşmak için yapılır. Başkasının muhabbetine, sevgisine, ihsanına kavuşmak için yapılan ibadet, o kimseye tapınmak olur. Allahü teâlâya ihlas ile ibadet etmemiz emrolundu. Hadis-i şerifte;

(Allahü teâlânın birliğine iman edenden, namazı ve zekatı ihlas ile yapandan Allahü teâlâ razı olur) buyuruldu.

Resûlullah Efendimiz Mu'âz bin Cebel hazretlerini, Yemen'e vali olarak gönderirken;

(İbadetlerini ihlas ile yap. İhlas ile yapılan az amel kıyamet günü sana yetişir) ve

(İbadetlerini ihlas ile yapanlara müjdeler olsun. Bunlar hidayet yıldızlarıdır. Fitnelerin karanlıklarını yok ederler) ve

(Dünyada haram edilmiş olan şeyler melundur. Ancak Allah için yapılan şeyler kıymetlidir) buyuruldu.

Dünya nimetleri geçicidir. Ömürleri pek kısadır. Bunları ele geçirmek için dinini vermek ahmaklıktır. İnsanların hepsi acizdir. Allahü teâlâ dilemedikçe, kimse kimseye fayda ve zarar yapamaz. İnsana Allahü teâlâ kâfîdir.

Allahü teâlâdan korkmalı, Onun rahmetinden ümidi kesmemelidir. Ümit, reca, korkudan çok olmalıdır. Böyle olanın ibadetleri zevkli olur. Gençlerde korkunun daha fazla olması, ihtiyarlarda recanın, ümidin daha fazla olması lazımdır denildi. Hastalarda reca, ümit fazla olmalıdır. Korkusuz reca, ümit ve recasız, ümitsiz korku caiz değildir. Birincisi emin olmak, ikincisi ümitsiz olmaktır. Hadis-i kudside;

(Kulumu, beni zannettiği gibi karşılarım) buyuruldu. Zümer suresinin elliüçüncü âyet-i kerimesinde meâlen;

(Allah bütün günahları affeder. O gafurdur, rahimdir) buyuruldu. Bunlardan, recanın yani ümidin fazla olması lazım geldiği anlaşılmaktadır.

(Allah korkusundan ağlayan, Cehenneme girmez) ve

(Benim bildiğimi bilseydiniz, az güler çok ağlardınız) hadis-i şerifleri de, havfın, korkunun fazla olması lazım geldiğini göstermekdetir.

Sual: Din kitaplarında geçen küfür, halk arasında bilinen küfür müdür?

Cevap: Küfür; Allahü teâlâya inanmamak, inkâr etmek, ateist olmaktır. Muhammed aleyhisselama inanmamak, küfür ve Allahü teâlâya düşmanlık olur. Meleklerin, insanların ve cinnin, Allahü teâlaya iman etmeleri, inanmaları emrolunmuştur.

Osman Ünlü'nün önceki yazıları...

ÖNE ÇIKANLAR