Kaydet
a- | +A

Sevgili Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) İblîs'e, hayâtî ehemmiyeti hâiz 2 suâl sordular. Birincisi: "Sevmediğin ve düşmân olduğun kimseleri bana söyle."

Allahü teâlâ, İblîs'e, Resûlullaha giderek, soracağı bütün suâllere doğru cevap vermesini emir buyurdu. İblîs, Resûlullah Efendimize gelince, Peygamberimiz ona buyurdu ki:

"Sen kimsin?" O da: "Ben İblîs'im" dedi. Ona tekrâren sordu: "(Peki) Niçin geldin?" O da şöyle cevap verdi: "Beni Sana, Allahü teâlâ gönderdi ve soracaklarına doğru cevap vermemi de emretti."

Bunun üzerine Sevgili Peygamberimiz, İblîs'e, hayâtî ehemmiyeti hâiz 2 suâl sordular: Birincisi: "O hâlde, sevmediğin ve düşmân olduğun kimseleri bana söyle."

İblîs, bu 1. suâle şöyle cevap verdi: "Dünyada en sevmediğim kimseler, âdil sultânlar, tevâzu sâhibi zenginler, hâlinden şikâyetçi olmayan fakîrler, doğru sözlü tüccâr (tâcirler), ihlâs sâhibi ve ilmi ile amel eden âlimler, dîn-i İslâmı yaymaya çalışan mücâhidler, emr-i ma'rûf ve nehy-i münker yapanlar, insanlara karşı merhametli olanlar, tövbe-i nasûh ile tövbe edenler, harâmdan kaçınanlar, dâimâ abdestli bulunanlar, dâimâ hayır ve hasenâtta bulunan cömertler, hayâ ve edep sâhibi olan Müslümânlar, Kur'ân-ı kerîmi tecvîde uygun olarak okuyan hâfızlar, namazı vaktinde kılanlar ve herkes uyurken namaz kılan kimselerdir."

Bundan sonra Peygamber Efendimiz, ona şu 2. suâli sordular: "(Şimdi de) Dünyada sevdiğin, dost olduğun kimseleri söyle."

Buna ise İblîs şöyle cevap verdi: "Zâlim idâreciler, kibirli zenginler, hâin tüccâr, içki içenler, kötü yerlerde tegannî eden, fuhuş yapanlar, yetîm malı yiyenler, cimriler, namaza önem vermeyen ve geç kılanlar, tûl-i emele sâhip olanlar, hemen öfkelenip öfkesini yenemeyen kimseler benim dostum, sevdiğim kimselerdir."

İmâm-ı Gazâlî'nin (rahmetullahi aleyh) naklettiğine göre de, bir hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: İblîs yeryüzüne indiği zaman, Allahü teâlâya şöyle bir suâl arz etti: "Yâ Rab, beni Cennet'ten kovdun ve yere indirdin. Benim evim yok."

Cenâb-ı Hak, "Senin meskenin hamâmlardır" buyurdu. Sonra İblîs ile Allahü teâlâ arasında şu muhâvere vukû buldu:

- Benim toplantı yerlerim nerelerdir?

- Sokak, çarşı ve pazarlardır.

- Yiyeceklerim nelerdir?

- Besmelesiz yenilenlerdir.

- İçeceklerim nelerdir?

- Alkollü içkilerdir.

- Tellâllarım kimlerdir?

- Her çalgı senin tellâlındır.

- Neler okuyacağım?

- Uygunsuz şiirler.

- Kitâbım nedir?

- Dağlamak.

- Benim hadîslerim nelerdir?

- Yalan, senin hadîslerindir.

- Av âleti ve tuzaklarım nelerdir?

- Kötü kadınlardır. (İhyâu Ulûmi'd-Dîn)