Kaydet
a- | +A

Geçen hafta yine gençlerle dört saat beraber olduk. Dilimiz döndüğünce onlara vizyonunu belirlemenin öneminden, vizyonu gerçekleştirmek için; zihni kalıpların (paradigmaların) tesirinden kendini kurtarmanın, öğrenmeyi öğrenmenin, liderliğin, takım çalışmasının öneminden dem vurduk. Vurduk vurmasına da, özgüven sahibi olmanın önemini tam vurgulayamadım. Zira "Bu memleket adam olmaz abi!" paradigmasının bizim neslin iliklerine kadar işlediğini bilenlerimiz bilirler." Neyse ki bu hafta sayfamıza konuk ettiğimiz Emile Ratelband bu konuda biraz imdadımıza yetişti. Sevgili Mehmet Emin''in de katıldığı ateşte yürüme kervanını seyretmek imkanı bulamadım, ama seminerin özeti bile takımımızı bayağı etkiledi.

Sonra gerçekten severek ve etkilenerek Thomas A. Stewart''ın, MESS tarafından dilimize kazandırılan "Entellektüel Sermaye" kitabında da insanların kendilerine güvenmeleri konusunu bir atasözü kalitesinde ortaya koyan bir bölümü sizlerle aynen paylaşmayı kendi laf ebeliğimden daha faydalı buldum. Buyrun:

Bundan bir buçuk yüzyıl önce, "Örgüt Anlamı" anlayışına yönelik dört dörtlük ve geleceği öngören bir eleştiri olan ''Özgüven'' başlıklı eserinde, Ralph Waldo Emerson şunları yazmıştı: "İlk girişimleri boşa çıktığında, genç adamlarımız bütün cesaretlerini yitirirler. Genç tüccar başarısızlığa uğradığında, onun iflas ettiği söylenir. Eğer en parlak dehamız en iyi yüksek okullarımızın birinde öğrenimini tamamlar ve izleyen bir yıl içinde bir ofise kapağı atmazsa..hevesinin kırılması ve hayatının geri kalan süresi boyunca yakınıp durması arkadaşlarına ve kendisine yerinde bir şeymiş gibi görünür". Emerson''un daha iyi bir yolun bulunduğunu ilan eden sözleri ise şöyleydi:

"Sırasıyla her mesleği deneyen, at arabası süren, toprağı ekip biçen, seyyar satıcılık yapan, bir okulda hademe olarak çalışan, vaaz veren, bir gazete çıkaran, Kongre''ye giden, bir meclis üyeliği satın alan, sonraki yıllarda da birçok işe girip çıkan ve her zaman bir kedi gibi dört ayak üstüne düşenÖazimli bir delikanlı bu hanım evlatlarının yüz tanesine bedeldir. Onun bir şansı değil yüz şansı vardır." Toplumumuzda bazı gençlerin seyyar satıcılık, hademelik ve benzer işleri yapmaları çıplak ateşle köz ateş üzerinde yürümek kadar zor olsa da, başarının artık aslanın ağzında olduğunu anlamamız gerekiyor.

Yoksa rekabet aslanı sadece şirketleri değil kişileri de ham yapıyor. Özgüveniniz tam olsun.