Kaydet
a- | +A

Şimdi olduğu gibi, çocukluğumda da vasat biriydim. Hiçbir oyunu çok süper oynamışlığım yoktur. Orta derecede masa tenisi, orta derecede futbol, zayıf basketbol (çünkü bunda taktik uygulama önemli) oynardım.

Zaten dükkân mesaisi bunlara pek imkân vermezdi. Ancak oyuna girdim mi mızıkçılık yapmaz, beceremezsem de bırakıp kenara çekilmezdim. Bu özelliğim 50 yaşımdan sonra işe yaradı. Arzedeyim... 1 Haziran''da gün boyu 500 kişiye yakın coşkulu ve arzulu bir grupla, muhteşem bir organizasyon çerçevesinde dünyanın en ünlü yönetim gurularından Tom Peters''ı dinledik. Konferansla ilgili daha detaylı bilgileri sayfamızda geniş olarak sizlere sunuyoruz.

Bay Peters, iş dünyasını gelecekte nelerin beklediğini hiç kimsenin tahmin edemediğini, hatta bu konuda abartılı görüşleriyle tanınan futuristlerin (gelecek bilimcilerinin) bile geride kaldıklarını söylüyor. Kuralsız bir kavga içindeyiz, ancak bir tek kural var o da bu kavgadan veya oyundan kaçamayız, çıkamayız! (çocukluktaki oyun anlayışım işte burada işime yaradı. İlerleyen yaşıma rağmen olup biteni anlamaya çalışıyorum)

Elektronik haberleşme ve onun sebep olduğu elektronik ticaret (e-trade)''in (yani e-kavganın) korkunç boyutlarda büyüdüğünü söylüyor. İşinizi yeniden kurun diyor. Yaptığınız iş, ürettiğiniz mal ve hizmet iyiyse, kaliteliyse bütün dünya için de iyi ve kalitelidir diyor. Böylece biraz su serpiyor gönüllere Tom Peters. Yoksa kapkara okyanus dalgalarında sörf yapmaktan daha korkunç olan ve üstelik çekilip kenara otururum diyemeyeceğiniz bu oyun insanı gerçekten ürkütüyor.

Sonra bir şey daha söylüyor ferahlatan. Çalışanlarına tutkuyu ve samimi duyguları yükleyebilen şirketlerin, bu yeni düzende de eski günlerdeki gibi başarılı olacaklarını söylüyor. Yani başarı yine "insan unsuruna" bağlanıyor. O zaman ne yapmalı? Mesela; şirketinize bilgisayar, internet, web gibi, yaşlı çalışanların nefret ettikleri alet ve kavramları, hayat tarzı olarak kabul etmiş, yani bunlarla kafayı yemiş (gençler de anlasın) 16 yaşın altında bir miktar genç danışman almalı. Ne dersiniz? Bu gençlere güvenmek cesaret ister değil mi? Tabii cesaret ister. Ben de onun için yazının başlığını böyle attım ya. e-courage@www.com, dünya çapında web ticaretinde elektronik cesaret. Yanlış anlamadığınıza emin olmak için gençlere sorun lütfen. Hadi kolay gelsin!