Kaydet
a- | +A

Banka operasyonları ''derinlerinde'' çok önemli bazı mesajları barındırıyor. ''Benim de olsun, bende de bulunsun'' diyenlerin halini 10 bankanın başına gelenler, ''biz bildiğimiz uzmanı olduğumuz işi yaparız, o alanlara girmeyeceğiz'' diyenleri haklı çıkardı. En kolay şekilde banka sahibi olacakken bu işe laf olsun diye girilmeyeceğini özellikle söyleyen 3 farklı grubun patronlarını size hatırlatalım istedik. Bunlar Bülent Eczacıbaşı, İbrahim Bodur ve Üzeyir Garih-İshak Alaton''dur. Bu isimleri ve şirketlerini şöyle bir düşünürseniz, aklınıza ''sadece kendi işlerini yapan ve bu şekilde çok istikrarlı başarı sağlayabilen gruplar gelecek. Tabii ki bir de bankacılık asıl işi olanlar var ki onlar zaten bankacılıkta da çok eskiler ve bu işte de uzmanlaşmışlar. O gruplardan da ilk akla gelenler, İş Bankası, Sabancı Holding, Koç Holding, Doğuş Holding, Çukurova

Holding..

Rahmi Bey bu motora çok önem veriyor! Ford Otosan''ın İnönü fabrikasında hummalı bir çalışma var. Buradaki mühendisler yüzde yüz Türk malı kamyon motoru üretmeye hazırlanıyor. Bu motor Avrasya kavramı içinde geniş bir coğrafyada ''sanayicilik'' yapmak isteyen Koç Grubu''nun bu iddiası için de çok önemli. Çünkü, bu alanda dışardaki rekabeti kazanmanın da en önemli adımı olacak. Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Rahmi Koç''un da bu motor konusunda büyük heyecan duyduğunu öğrendik. Çünkü Rahmi Bey bu güne kadar Türkiye''de birçok alanda ''ilk yerli''yi üretmenin ne kadar tatlı bir duygu olduğunu iyi biliyor. Üstelik bu defa yüzde yüz yerli bir üretim sadece Türkiye için de yapılmıyor. Bu yerlinin iddiası sınırları aşıyor.. Kim ne derse desin ''üretim-sanayi'' önemini ve karlılığını hiç kaybetmeyecek. Hatta yeni ekonominin sağladığı pazarlama ve finans kolaylıkları yüzünden belki de çok gerilerde kaldığı sanılan ''kitlesel üretim-fordizm'' yeniden hortlayacak. 2000 yılının ilk 9 ayındaki tüketim patlaması; birçok sanayi şirketinde kar rekorları getirmedi mi? Örneğin Fordotosan 9 aylık karını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12 bin 374 gibi inanılmaz bir oranda artırmadı mı? Arçelik, Erdemir gibi sanayi devleri karlarının ''reel'' olarak yüksek oranlarda artırmadılar mı? Peki bunların yanında ''yeni ekonominin borsadaki yıldızı'' Turkcell''in kârı ne alemde?

Citibank çok sağlamcı çıktı Yakında Citibank TEB''i aldı açıklaması yapılırsa hiç şaşmayın. Çünkü Türkiye''de kredi kartı ağırlıklı çalışan ve uzun zamandan beri en az orta büyüklükte bir bankayı satın alacağı konuşulan Citibank çok sağlamcı. Bazıları Citibank''ın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu''ndaki bankalardan birisini alabileceğini konuşuyordu. Ancak, Citibank''ın kurumsal politikasında ''çürük''lere pek yer yok. TEB ise belki büyük bir banka değil ama kurumsal yapısı ile aslında yerli Citibank gibi.. Ee davul bile dengi dengine..

Yaman Bey''den ''yaman'' yazılar Türkiye''nin en yaman ekonomi bürokratlarından Yaman Törüner, anılarını ve Akşam Gazetesi''nde yayınlanan yazıları kitaplaştırdı. Kitap Türkiye''nin yakın ekonomi tarihini çarpıcı bir şekilde anlatan kaynak niteliği kazanmış. Üstelik bu yakın tarih Türkiye ekonomi politikaları açısından farklı eğilimlerin yaşandığı bir zaman dilimini içeriyor. Özal''dan önceki yapı ve sonrası ne anlama geliyor? sorusunun cevabını bulmak, yakın zamana kadar birer karabasan gibi algılanan bazı kronik problemleri de bu eseri okuyarak daha iyi anlamak mümkün.. Yaman Törüner''in kitabını İnkılap yayınladı.

Cim Bom''un konjonktür sorunu Borsa için halka arz yapan şirketlerin birtane konjonktür sorunu vardır. Eğer borsada işler ters gidiyorsa yeni halka arzlar en azından ''performans'' bazında başarısız olabilir. Bu yüzden de öyle dönemlerde halka arz yapılmaz. Ancak sözkonusu olan bir futbol takımı ise işler biraz daha karışık. Galatasaray hisse satıp borsaya girmeye hazır. Yakında bu konuda sıkı bir maça çıkacak. Ancak borsadaki konjonktür uygun olsa da eğer takım şampiyonlar liginden elenirse hisseleri ''futbol konjonktürü'' yüzünden sıkıntı çekebilir. Takımını tutan hissesini tutar mantığı da ''cepler yanana kadar'' geçerli olabilir. O yüzden Galatasaray''ın bayarılı bir halka arz yapması borsadaki maça değil Avrupa''daki maçlarına çok bağımlı. Tek yol iki konjonktürü de uygun yakalamak..