İffetleri, şefkatleri ve maharetleriyle değerli evlatlar yetiştiren anneler, yeryüzünün kıymetli ziynetleridir.
Tarihin akışını değiştiren, adaletiyle dünyayı aydınlatan medeniyet mimarlarının arkasında, şefkati hiç tükenmeyen anneler vardır. Büyük âlimlerin, gönül sultanı evliya zatların, kahraman devlet adamlarının ve adaletle hükmeden sultanların başarılarında, gecesini gündüzüne katan fedakâr annelerin emeği ve göz nuru bulunur. Onlar, tarihin görünmez kahramanlarıdır.
Bir âlimin kandil ışığında saatlerce çalışmasını sağlayan azmin temelinde, annesinin küçük yaşta kazandırdığı çalışma alışkanlığı ve güçlükler karşısında yılmama iradesi vardır.
Bir gönül erinin insanlığa kucak açan, binlerce insanın irşadına vesile olan merhameti, annesinden gördüğü halis şefkatin meyvesidir.
Adaletle ve cesaretle fetihler yapan kumandanların sarsılmaz imanı ve metaneti, daha beşikteyken kulaklarına fısıldanan ninnilerle ve dualarla beslenmiştir.
Anneler; kıymetli babalar, dedeler ve ninelerle birlikte evlatlarını yetiştirmek için sabırla emek vermişlerdir. Ancak annenin emeği, bu emekler içinde bambaşka bir değer taşır. Kısıtlı imkânlar, yokluklar ve çetin imtihanlar içinde dahi evlatlarının üzerinden koruyucu kanatlarını çekmemişlerdir. Onların engin şefkati, çocuğun gönlüne güven verir; sabırları ve güzel ahlakları, hayatı boyunca ona yol gösterecek bir rehber olur.
Annelerin evlatlarına adadıkları hayatlarını, hayretten hayrete düşüren fedakârlıklarını okuyup duydukça insan gözyaşlarına engel olamaz. Bu kıymetli anneleri yetiştirenlerin de yine anneler olduğunu düşündükçe söylenecek söz biter.
Kendi ihtiyaçlarından kısıp evladı için harcayan, onun geleceği uğruna meşakkatlere göğüs geren, seher vakitlerinde gözyaşlarıyla Allahü teâlâya iltica eden anneler, değerli insanların ilk mürebbileridir. Onların gayretleri, yetiştirdikleri evlatların şahsında meyvesini vermiş; insanlığa, tarihe yön veren büyük şahsiyetler kazandırmıştır.
Cemiyetin, geleceği ihya edecek nesilleri yetiştirecek böyle kıymetli annelere her zaman çok büyük ihtiyacı vardır. Bir kadın için böyle hayırlı bir anne olabilmek, her fâniye nasip olmayacak ne büyük şeref, ne yüce bir payedir! Sevgili Peygamberimiz, “Cennet annelerin ayakları altındadır.” buyurdu. (Nesâî) İnsanlığa faydalı evlatlar yetiştiren anneler için bu fedakârlıklar, dünya ve ahiret saadetine vesiledir. Hayırlı bir evlat yetiştirmek, insana lütfedilen ne kıymetli bir fırsat, ne büyük bir mutluluktur!
Evlatlarına kazandırdıkları her hayırlı vasıf, vesile oldukları her hizmet, annelerin amel defterlerine birer iyilik olarak yazılmaya devam eder. Bu emekler, sadaka-i cariye olarak kesilmeyen sevaba vesiledir.
Bir sahabi, “Ey Allah’ın Resûlü! İnsanlar arasında kendisine en iyi davranmam gereken kimdir?” diye sordu. “Annen” buyurdu. “Sonra kim?” dedi. “Annen” buyurdu. Tekrar sorunca yine “Annen” buyurdu. Dördüncü defa sorduğunda, “Sonra baban” buyurdu. (Buhârî)
“Anne başa taç imiş, her derde ilaç imiş,
Bir evlat pîr olsa da anneye muhtaç imiş.”

