Kaydet
a- | +A

Kalp yarasının tamiri kolay değildir. Konuşurken dikkatli olmalı, bize söylendiğinde rahatsız olacağımız sözleri başkasına söylememeliyiz...

Resûlullah Efendimiz “Dil, kalbin tercümanıdır” buyurmuştur. İnsanın iç dünyasında ne varsa çoğu zaman diline de o yansır. Kalbi temiz, merhametli ve güzel niyetli olan kimsenin sözü de yumuşak ve gönül alıcı olur. Kalbi kin, öfke, haset ve kibirle dolu olanın dili ise kırıcı olur. Bu sebeple insan sadece sözünü değil, kalbini de düzeltmelidir.

Bugün insanların en çok sıkıntı yaşadığı konulardan biri, dillerine hâkim olmamalarıdır. Nice aileler kırıcı sözler yüzünden huzursuz oluyor, nice dostluklar birkaç yanlış cümle sebebiyle bozuluyor. İnsan bazen bir anlık öfkeyle öyle sözler söylüyor ki sonradan pişman olsa bile o sözün açtığı yara kolay kapanmıyor. Kılıç yarası düzelir fakat dil yarası kolay kolay düzelmez. Çünkü bazı yaralar bedenlerde değil, kalplerde meydana gelir. Kalp yarasının tamiri kolay değildir. Onun için konuşurken dikkatli olmalı, bize söylendiğinde rahatsız olacağımız sözleri başkasına söylememeliyiz.

Müslümanın dili; hakaret, alay, iftira, dedikodu ve kötü sözle kirlenmemelidir. Hâlbuki mümin; kaba, sert ve kırıcı değil; yumuşak huylu, anlayışlı ve merhametli olmalıdır.

Peygamber Efendimiz (aleyhisselâm) güzel ahlâkı, tatlı dili ve güler yüzlü olmayı övmüştür. Çünkü güzel ahlâk ve güzel söz, insanların kalbine tesir eder. Bir tebessüm, gönül alıcı bir ifade ve samimi bir muamele bazen büyük yardımlardan daha tesirli olmaktadır. İnsan çevresine huzur veren, hasreti çekilen biri olmaya çalışmalıdır. Sertlik insanları uzaklaştırır; yumuşaklık ise kalpleri birbirine yaklaştırır.

Dil âfetlerinin en tehlikelilerinden biri de dedikodudur. İnsan, bazen sohbet ettiğini zanneder. Hâlbuki gıybet etmekte, başkalarının kusurlarını konuşmaktadır. Başkasının arkasından hoşlanmayacağı şeyleri söylemek günahtır. İnsan, başkalarının hatalarıyla uğraşmayı bırakıp kendi kusurlarını görmeye çalışmalıdır.

Bir diğer büyük tehlike de öfkeli iken konuşmaktır. Öfke ânında söylenen sözler, çoğu zaman pişmanlığa sebep olur. Onun için insan sinirlendiği zaman hemen cevap vermemeli, susmaya ve sakinleşmeye çalışmalıdır. Bazen susmak en güzel cevap olur. Hikmet, ne zaman konuşacağını ve ne zaman susacağını bilmektir.

İnsan dilini koruduğu kadar kalbini de korumuş olur. Çünkü kötü söz yalnız karşı tarafı değil, söyleyen kişiyi de sıkıntıya sokar. Güzel söz ise hem söyleyenin kalbine huzur verir hem de karşısındaki insanın gönlünü ferahlatır. Bu yüzden mümin; dilini dua etmeye, iyiliği tavsiye etmeye ve insanlara faydalı, hayırlı sözler söylemeye alıştırmalıdır.

İnsan, bazen küçük gördüğü bir söz sebebiyle büyük sevap kazanabilir. Bir gönlü teselli etmek, üzüntülü bir kimseyi rahatlatmak veya anne babaya güzel konuşmak Allahü teâlâ katında çok kıymetlidir.

İnsan, diline sahip oldukça hem dünyada hem de âhirette huzurlu olur. Çünkü güzel söz; kalpleri birleştiren, sevgiyi artıran ve insanı Rabbine yaklaştıran büyük bir nimettir.

Salim Köklü'nün önceki yazıları...