Kaydet
a- | +A

Zaman; acıma, affetme, yumuşak davranma ve gönül alma zamanıdır. Kusur sayma, gönül yıkma ve öfkeyi büyütme zamanı hiç değildir.

İnsanları yargılamak kolay, anlamaya çalışmak zordur. Çünkü hüküm vermek için bir an yeter; fakat bir gönlün niçin kırıldığını, bir insanın hangi sıkıntılarla mücadele ettiğini anlayabilmek için sabır ve merhamet gerekir. Nice kimse dışarıdan güçlü görünürken içinde sessizce yorulur. Nice sert sözün arkasında çaresizlik, nice yanlış davranışın gerisinde cehalet, aile sıkıntısı veya ağır bir imtihan bulunabilir. Böyle bir kimseye hemen öfkelenmek, onu düzeltmekten çok daha fazla yaralayabilir. Peygamber Efendimiz, “Merhamet etmeyen merhamet bulamaz” buyurdu. [Buhârî]

Eshab-ı kiramdan, Ebüdderdâ hazretleri, günah işlemiş bir kimseye insanların kızdıklarını görünce onlara, “Onun bir kuyuya düştüğünü görseydiniz çıkarmaz mıydınız? Üstüne taş mı atardınız” diye sordu. “Elbette çıkarırdık” cevabını alınca, kardeşinize kötü söz söylemeyiniz, ona acıyınız dedi. Sen ona kızmayacak mısın diye sorduklarında ise, onun şahsına değil yaptığı kötü işe buğzettiğini, o kötülüğü terk edince yine kardeşleri olduğunu söyledi. Demek ki günaha kızmak başka, günah işleyeni ümitsizlik kuyusunda bırakmak başkadır. Vazifemiz üzerine taş atmak değil, çıkması için el uzatmaktır.

Peygamber Efendimiz nasihat isteyen bir kimseye birkaç defa, “Gadab etme!” yani “Kızma!” buyurdu. [Buhârî]

Gadabı, kızmayı, yiğitlik, cesaret, güçlülük zannetmenin yanlış olduğu; doğruyu söylerken dahi yumuşak ve tatlı davranmanın esas olduğu unutulmamalıdır. Öfkesine sebep olan kimseye yumuşak davranamayan kişinin, daha büyük bir kırgınlığa yol açmamak için ondan uzaklaşması tavsiye edilir.

Peygamber Efendimiz, “Allahü teâlâ refiktir, her işte rıfkı sever” buyurdu. [Buhârî] (Rıfk; yumuşaklık, incelik, tatlılık ve bir işi sertliğe başvurmadan güzel bir şekilde yapmaktır.)

Kızmak kolaydır. Bağırmak, kusuru yüzüne vurmak, insanı tek hatasıyla mahkûm etmek de kolaydır. Zor olan, öfke yükseldiğinde diline sahip olmak; haklıyken bile incitmemek ve hata yapanı hatasından ibaret görmemektir. Asıl güzel ahlâk, sabrımız sınandığı zaman belli olur.

Merhamet, kötülüğe razı olmak değildir. Düşeni kaldırmak, şaşırana yol göstermek, kusuru yaymamak, dertliyi dinlemek ve affedilebilecek yerde affetmektir. Bazen bir tatlı söz, uzun nasihatlerden daha tesirli olur. Bazen bir insanı değiştiren şey, herkes ona kızarken bir kişinin merhametle yaklaşmasıdır. Kızmayı gülmenin arasına sarmasıdır.

Öyleyse zaman birbirimizi tüketme zamanı değildir. Kusur sayma, gönül yıkma ve öfkeyi büyütme zamanı hiç değildir. Zaman; acıma, affetme, yumuşak davranma ve gönül alma zamanıdır. Mümin, yük olan değil yük alan; yara açan değil yara saran kimse olmalıdır. Kuyudakine taş atmak kolaydır; marifet, el uzatıp onu kuyudan çıkarmaktır.

Salim Köklü'nün önceki yazıları...

Soru 0 / 6
Türkiye Gazetesi dijital abonelik ve arşiv kampanyamızı ilk nereden duydunuz?

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.