Kaydet
a- | +A

Tıpkı duygu dünyamızda hastalanabildiğimiz gibi zaman zaman da fiziksel olarak rahatsızlanıyoruz. İnsanoğlunun asıl hastalık olarak kabul ettiği durum da bu. Bana sorarsanız, ilki en az ikincisi kadar önemli ama toplumun çoğunluğu bu fikirde olmadığı için bir şey fark etmiyor.

Her neyse.

Fiziksel olarak hastalandığımızda doktora gidecek kadar paramız, zamanımız ve kültürümüz varsa, tıpkı bizim gibi ve bizim kadar insan olan doktor, muayene ediyor.

Aldığı eğitim, adına tecrübe dediğimiz o ana kadar yaptığı hatalar ve bunlardan çıkarttığı sonuçlar toplamına dayanarak teşhiste bulunuyor ve tedaviye başlamak için sarılıyor kağıt kaleme. Adına reçete dediğimiz kağıdın üzerine normal insanlar tarafından okunması imkansız bir yazıyla ilaç isimleri karalıyor ve sizi gönderiyor.

Siz, elinizde reçete kısmen umutlu ve mutlu tutuyorsunuz eczanenin yolunu. Eczacı, azıcık ta olsa aynı eğitimden geçtiği için yazı kod adlı şifreyi çözüyor ve elinize bir ya da birkaç kutu ilacı tutuşturuyor, siz de parasını ödeyip çıkıyorsunuz.

Artık iyileşmenize daha az süre kaldığı için daha umutlu ve mutlusunuz. Bir an önce bir bardak su edinip ilaçları yutmak için can atıyorsunuz. Bu senaryo hepimizin başına gelmiştir ya da gelecektir.

Benim başıma daha üç dört gün önce geldi. Diş problemim yüzünden başvurduğum doktorun hakikaten ilaç yazmaktan başka çaresi yoktu ve yazdı. Ben de aldım. Aldıktan sonra kutunun içindeki prospektüsü bir okuyayım dedim. Keşke okumasaydım. Bakın neler ayzıyor.

Yan etkiler; Sindirim sistemi ile ilgili yan etkiler; anoreksi, karın ağrısı, bulantı, kusma ve diyare. Merkezi sinir sistemi ile ilgili yan etkiler; baş ağrısı, baş dönmesi, uyku bozukluğu, halüsünasyon, rüya görmede aşırı artış, kâbus, huzursuzluk, şaşkınlık, ajitasyon, anksiyete, psikoz, ataksi ve tremor, periferal parestezi, renk görme bozuklukları, dielopi, tat ve koku alma bozuklukları.

Bu liste, deri ve alerji ile ilgili yan etkiler, hematopoetik sistem ile ilgili yan etkiler ve seyrek görülen bazı yan etkiler olarak uzuyor. Bir düşünür doktor, antibiyotik almayı şu şekilde yorumlamış. "Kolunuza sinek konsa, tabanca ile ateş mi edersiniz? Antibiyotik işte o sıkılan kurşundur."

Dün bahsettiğim umursamamak büyüsü burada yine kendini hatırlatıyor. O ilacı içmeseniz iyileşmeyeceksiniz, içseniz başka tarafınızdan hastalanacaksınız.

İşte dünya bu.

İyisi mi, ilacı için ve boşverin.

Ya da bildiğiniz başka bir çözüm varsa bana da bildirin.