Kaydet
a- | +A

Üzerinize afiyet fena halde hastayım. Tipik bir şarkıcı rahatsızlığına maruz kaldım anlamsızca. Ses tellerim iltihaplanmış. Doktorumun tavsiyesi mümkün olduğunca konuşmamam ve sesimi dinlendirmem. Evdekilere bayram sizin anlayacağınız. Zaten aldığım ilaçlar o kadar çok uyku veriyor ki, ayakta kalıp konuşmak ancak hayal! Konuşamadıkça düşünüyorum. Düşünmek bazen acı veriyor, bazen gülümsetiyor. Gözünüzün önüne serilen sonuçlara bakıp bakıp ah çekiyorsunuz. Nefret ettiğim "keşke"ler yakama yapışmış vaziyette. Geçen on yıla bakıyorum şöyle bir. Ne çok insan, ne çok iş. Dolu dolu yaşanmış ve istifade edilmiş. Tecrübe deniyor müstehzi gülümseyişlere. Bazen çaresiz kalıveriyor insanoğlu. Bir de bakıyor ki güvendiği dağlara karlar yağmış. Kimi çok sevdiyse önce o terk etmiş.

Kişi sevdiğiyle beraberdir diyor İmam-ı Rabbani Hazretleri. Tehlikeli. Kimi sevdiğimize dikkat etmek gerek. Sonsuza dek kiminle beraber olabileceğimize doğru karar vermek lazım. Diyorum ya düşünmek konuşmaktan daha zor. Konuşurken dudaklardan dökülüveren ses kümeleri sonsuzlukta bir yerlerde asılı kalıyor. Her dakika gözünüzün önünde durmuyor. Ama düşündükleriniz aklınızda yer ediyor. Bir iç sesi olarak aralıksız beyninizin içinde yankılanıyor. Kimler geldi kimler geçti on yılda. Tanışmaktan onur duyduğum bir insan var anılarımın arasında mesela. Rahmetli Ayhan Songar. Ne kadar zeki, ne kadar donanımlı bir insandı. Eşiyle birbirlerine duydukları aşk görülmeye değerdi. Uzun yıllar boyunca adli tıp kurumunun başında bulunabilmek herkesin harcı değildir.

Kanser olduğunu fark ettiği gece hep beraberdik. Kimseye bir şey söylemedi. Mükemmel bir ev sahibi olarak bizleri ağırladı. Çok kısa bir süre sonra onu kaybettik. Nedense bugünlerde sık sık onu düşünüyorum. O yaşarken her şey daha mı güzeldi ne? Sonra Ahmet Kabaklı hocayı kaybettik. Onunla özel bir samimiyetim yoktu ama her karşılaşmamızda bir şeyler öğrenirdim. Bir ustaydı. Bir büyük... Bu isimlerin yaptığı bazı konuşmaları ve daha fazlasını çok saydığım bir dostum derleyip kitap haline getirdi. Cami kürsüsünden yapılan akademik sohbetleri derlerken amacı daha çok insana ulaşabilmek, hizmet etmekti. Ahmet Yüter hocanın Aydınlar Geçidi isimli kitabında pek çok önemli kişinin fikirleri yer alıyor. Size okumanızı ve o tecrübelerden faydalanmanızı tavsiye ediyorum. Hatta şu günlerde ikinci kitap da okuruyla buluştu. Bunları kafamda evirip çevirirken yine gücüm tükendi. İnsanın neresi ağrırsa canı orada gibi olurmuş. Ne tuhaf ki benim canım sesimde bugünlerde.