"Pes" dedirtecek kadar kötü bir fikir, kötü bir anlatım, kötü bir kitap. Etik açıdan kabul edilebilir hiçbir tarafı yok. Olsa olsa bir hekimin kendisini nasıl bu duruma soktuğunu merak ettirebilecek bir sözde çalışma. Dr. Ergon Mengi'' nin hayatının özetiymiş yazılı metin. Bunu ben söylemiyorum. Kitabın kendi iddiası bu. Bir anlatıcı var. Kim olduğunu hâlâ çözebilmiş değilim. Ya doktor böyle bir anlatıcıyı var gibi göstererek vicdanını biraz olsun rahatlatmaya çalıştı ya da anlatıcı her kimse imzasını böyle bir "ilk"e atmak istemedi. Dr. Ergon Mengi Türkiye''nin en çok tanınan psikiyatrlarından birisi. İlerlemiş yaşı sebebiyle artık hasta bakmıyor. Bodrum''da köşesine çekilmiş halde yaşamını sürdürüyor.
Ama belli ki yaşadığı hareketli hayatı özlüyor bir yandan. Bodrum istediği kadar güzel olsun, mandalina koksun yetmiyor. Yıllarını Amerikan Hastanesinde geçirmiş bir hekim için emeklilik dönemi zor olsa gerek.
Badem Ağacı isimli kitabı gazetelerde yer alan haberlerden öğrendim. Birçok eleştiri yazısı yayınlandı. En çok sıkıntı oluşturan tarafı bazı hastaların isimlerinin belirtilmesiydi. Merak ettim ve kendim okumak istedim. Sonuçta hiçbir esere karşı önyargım yoktur. Altın Kitaplar''dan piyasaya çıkan metin asla ilgi çekici değil. Doktorun uzun yıllarını alan meslek hayatını konu almış. Bu hayat elbette belli bir kesim için enteresan. Zaten yazılırken tahminen bu insanlar hedef kitle olarak belirlenmiş. Yani büyük şehirlerin varoşlarında yaşayan ve ünlülerin hayatlarını takip ederek sahip olamadıklarının hayalini kuranlar... Bir psikiyatr olarak gayet sıradan bir çizgide dolaşan doktor belli ki mezun olduğu yıllarda dalının bu ülkede yeni tanınıyor olmasından faydalanmış. Sosyetik bir yapıyı hassasiyetle korumuş. Çünkü bir çok insana lüzumsuz ve pahalı görünen bir uzmanlığa sahip. Dolayısı ile zenginlerle arasının iyi olması şartmış. Bunları zaten kendisi de itiraf ediyor. Benim anlayamadığım tarafı, nasıl olup da kendisini bu kadar çok beğendiği. Sürekli olarak yakışıklılığından, çekiciliğinden ve kadınların ona nasıl da hayran olduklarından söz ediyor. Doktora bakarsanız, onunla tanışıp da aşık olmayan tek bir dişi bile yok dünyada. Hekim gözüyle bu durumu normal buluyor mu orasını açıklamamış. Mükemmele yakın bir evliliği olduğu halde karısını nasıl ve kimlerle aldattığını açıkça yazmaktan -ya da yazdırmaktan- çekinmemiş. Bu satırları okuyan karısının kendisini nasıl hissedeceği doktoru pek ilgilendirmemiş anlaşılan. Kitapta adı geçen ünlülere gelince... Çok basit bir yola başvurulmuş. Her birinden bir iki satır söz edilip geçiştirilmiş. Belli ki satışı arttıracak bir malzeme olarak zorla araya sıkıştırılmış. Yazık. Söyleyecek başka söz bulamıyorum. Doktorun en önemli mirası buysa çapkın oğlu İlker Mengi''ye kızmamak gerekir.

