Kışın bastırıp griple buluşmasından sonra evine kapanmak mecburiyetinde kalanlar çareyi televizyon camına ya da kitaplara yapışmakta buldular. Ben televizyon seyretmenin insanın sinir sistemini alt üst eden bir alışkanlık olduğu kanaatimi sürdürdüğümden ikinci yolu tercih ediyorum. Kitapçı rafları, kitapseverleri mutlu etmeye yetecek kadar dolu ve renkli. Bu sektöre girmekle müthiş akıllılık dolu ve renkli. Bu sektöre girmekle müthiş akıllılık eden D&R zinciri ise ayrı bir alışkanlık haline geldi. Her işte olduğu gibi bu işte de belli bir çizgiyi tutturmanın kalite sayesinde olacağının bilincindeki D&R yetkilileri, okuru ve müzik severi mutlu etmeyi biliyor. Son zamanlarda kitap almak konusundaki isteğimi hiç dizginleyemez oldum. Sırada okumam gereken pekçok kitap olduğu halde yine de almayı sürdürüyorum. Sanki almazsam kaçıracakmışım gibi bir duygu bu. Elbette doyumsuzluk işareti ama okumak gibi bir konuda olduğu için tedavi ettirmeyi düşünmüyorum. Sizin nasıl tercihler yaptığınızı bilemem. Ama benim tercihlerimi merak ediyorsanız, elimdeki öncelikli kitaplara şöyle bir bakabiliriz. Okumakta olduğum kitabın ismi "Birazcık Evli". Tipik bir Amerikan romanı, bir best seller. Gail Parent tarafından yazılmış. Uzun zamandır Mısır tarihi ve Osmanlı tarihi dışında pek bir şey okumadığımdan benim için hoş bir değişiklik oldu. Bu arada, edebiyat dünyasındaki "Mısır" merakının altında, Mısır hükümetinin terör kabusunun turizmi baltalaması sonucu aldıkları bir politik tedbir olduğunu öğrenmem, bu konuya duyduğum ilgiyi gölgeledi. Zaten piyasada bununla ilgili okumadığım kitap da kalmadı. Bilinmeyene karşı ilgi beslemek, tipik bir insani özellik. Asırlardır ününü koruyan Nostradamus ise bunun en büyük yıldızı herhalde. Ortaçağın korku dolu atmosferinde oturup geleceğe ait kehanetlerini şifreleyerek yazması ve bazı durumlarda haklı çıkmış olması, onu bugün hâlâ meşhur kılıyor. Kitapçılarda "Nostradamus, 1999''un kehanetleri" isimli kitabı bulmak mümkün. Kehanet işiyle ilgilendiğimi söyleyemem. Ama bir dönemi anlamak ve adı sık sık duyulan tarihi bir kişilikle ilgili bilgi edinmek isteyenler için hoş bir çalışma olduğunu söyleyebilirim. Baskı kalitesi çok yüksek, fotoğraflar çok başarılı. Yılmaz Erdoğan''ın kaleme aldığı "Haybeden Gerçeküstü Konuşmalar" beşinci baskısını yapmış. Kalemini kullanmaktaki başdöndürücü yeteneği ile beni etkileyen Erdoğan, sanırım bu kitabında da başarılıdır. Ama itiraf ediyorum, henüz okumadım. "Tek Kişilik Tango". Benim gibi otobiyografi okumayı sevenler için ideal bir kitap. Anthony Quinn''in hayatını kaleme aldığı müthiş bir çalışma. Yazımın da romancı ve biyografi yazarı Daniel Paisner''in de katkısı var. Okumanızı tavsiye ederim. Ve "Fûreya". Ve Ayşe Kulin. Bugüne kadar nerelerdeydi ve neden yazmayı bu kadar erteledi bilmiyorum ama Ayşe Kulin, hepimiz için bir kazanç. Akıcı ve yormayan üslubuyla Kulin, gerçek bir usta. Fûreya ismini, ilk olarak Şirin Devrim''in başarılı çalışması "Şakir Paşa Ailesi" sayesinde duymuştuk. Tabii genel anlamda. Çünkü Fûreya son derecede başarılı bir sanatçı idi ve onu kendi alanında tanıyanların sayısı hiç te az değildi. Tabii Şirin Devrim, bütün bir ailenin tarihini yazmıştı. Bu esnada Fûreya hak ettiği kadar anılmamıştı. Şimdi bu açığı Ayşe Kulin kapatıyor. Elimdeki kitap, yalnızca Fûreya''yı anlatıyor. Dedim ya, ben tam bir aç gözlüyüm. Sırada hâlâ kitaplar var. Orhan Pamuk''un "Öteki Renkler", John Irving''in "Bir Yıllık Dul"u, İrvin Yalom''un "Aşkın Celladı"... Bunların hepsi okunacak ve gündem de bir yandan takip edilecek. "Canım Sıkılıyor" diyenleri anlayamıyorum doğrusu.
SÖZÜN ÖZÜ Belirli bir yaştan sonra insanın tek bir söylevi vardır.
LEVHA İdeal yaşlı bir çocuktur; ideal çocuk yaşı kırktır, ideal kadın bir erkektir ve kadınlar bu sırrı içlerinde gizlerler.

